Esas No
E. 2024/6
Karar No
K. 2024/166
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/6 Esas

KARAR NO: 2024/166 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/363 Esas - 2023/652 Karar

TARİH: 12/12/2023

DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı/Karşı Davacının 05/07/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebi dilekçesi özetle:"... Davacı dava dilekçesinde özetle, müvekkil davalı ile aralarında akaryakıt bayilik ilişkisi olduğunu, bu bayilik ilişkisini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini, bu bayilik ilişkisi sebebiyle bir kısım teminat mektupları verdiğini ve fakat bu mektuplar hakkında Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/83 D.İş dosyası ile tazmin edilmeme konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı müvekkilin asgari alım taahhüdüne uymadığını, çekilen ihtara rağmen taahhüt borcunu ödemediğini, bütün bu sebeplerle şimdilik 1000 USD nin ödenmesini dava etmiştir. Dava ile birlikte talep edilen ihtiyati haciz de sayın mahkemece reddedilmiştir. Dava dilekçesinin 2.sayfasında bahsedildiği şekilde herhangi bir haklı gerekçe göstermeksizin bayilik sözleşmesini feshetmesi" hali söz konusu değildir. Zira sözleşme süresi 5 yıl olup süre sonunda sözleşme son bulmuştur. Bu husus aynı zamanda Rekabet Kurulu kararları ile de karar altına alınmış olup bir dağıtım şirketi olan davacı yanca da bilinebilir olduğundan, sadece mahkemeyi haksız bir fesihle karşı karşıya kaldık şeklinde yanıltma çabasıdır. Bu sebeple öncelikle bu çabadan ötürü davacı yanı kınıyoruz. İş bu sözleşme süresi dolmuş olmakla son bulmuştur.Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı müvekkilin bayilik, ürün alım, çerçeve protokol vs sözleşme yaptığı şirket davacı şirket olmayıp dava dışı ... A.Ş.dir.

Davacı tarafça sunulan belgelerden bu husus açıkça anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihi 01.03.2018 dir. Bu sebeple öncelikle sözleşmelerin 01.07.2012 tarihinden sonra yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu 20 ve devamı maddelerindeki Genel İşlem Koşullarına uygunluk denetimine tabi olması gerekir.(Yargıtay 11.HD 24.10.2018 T. E:2017/45-K:6660) (Ek-1)Tüm sözleşmelere bu açıdan baktığımızda, Müvekkil ilk sözleşmeyi Bir Dünya Markası olan ... ile yapmış olup, bu markanın müşteri nezdinde tanınırlığı tartışılmazdır.Dava dışı ... A.Ş. İle müvekkil şirket arasında düzenlenen ve diğer tüm bayilerle imzaladığı içeriği aynı olan 01.03.2018 tarihli Çerçeve Protokol'ün 14.maddesindeki Devir başlıklı bölüm,

TBK 20 ve 25 arasındaki genel işlem koşullarına aykırı olup, davalı ile dünya markası Lukoil ile sözleşme yaptıktan sonra tanınırlığı olmayan ... sözleşmeyi devretme yükümlülüğü getiren bu hükümler kabul edilemez. Nitekim yine 18.06.2018 tarihli DEVİR MUTABAKATIDIR başlıklı belge, tüm bayilere imzalattırılan, taraf yerleri açık, tüm sözleşmeleri devrettiğine dair sözleşme de Genel İşlem Koşullarına aykırı olup Lukoil markasından tanınırlığı olmayan bir şirklete devir yapan bu sözleşme TBK özellikle 24.maddesine aykırı olup, ... ile yapılan sözleşmelerin müvekkil aleyhine olan kısımları geçersiz olup bu ilişkide kullanılamaz.Nitekim dava dilekçesinde de görüleceği üzere müvekkilin ... olarak satış yaptığı ilk yıl ve ... bayisi olduğunu bilen çevresinin bu etkiyi devam ettirdiği 2.yılda satış taahhütlerinin yerine geldiği (5.maddede belirtildiği şekilde bu taahhüdü kabul etmemekle birlikte davacının iddiasına göre), ... markası ve pandeminin de etkisiyle 3.yıl yani pandeminin başladığı yıldan itibaren satış oranının düştüğü açıkça görülmektedir. Bu sebeple, iş bu davanın tarafları arasında imzalanan ve EPDK ya sunulan bayilik sözleşmesi dışında, ... müvekkil arasında imzalanıp da ... devredilen diğer tüm sözleşmelerdeki aleyhe olan tüm hükümler geçersiz ve yazılmamış sayılır. Böyle olmasaydı dahi, Genel İşlem Koşullarına dair TBK 20-25 arası maddelere aykırı devredildiği söylenen 01.03.2018 tarihli ÜRÜN ALIM TAAHHÜTNAMESİ başlıklı belge imzalanmışsa da, belgeye kalemle yapılan eklemelerden tarafların yer aldığı kısım ile (a) bölümünde yer alan 110 USD kısım müvekkilce paraf edilmişse de, yıllık asgari alım miktarları sonradan doldurulmuş ve taraflarca paraf edilmemiştir. Bu sebeple tarafımızca böyle bir taahhüt miktarı kabul edilmemektedir. HMK Md.207 gereği "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir." İmza aşamasından sonra ÜRÜN ALIM TAAHHÜTNAMESİ başlıklı belgede yer alan ve davacı tarafça tek taraflı olarak doldurulan asgari 925 ton ve sözleşme süresince 4625 ton beyaz ürün kısmını kabul etmemekteyiz. Bu sebeple ve yine süresinde de çekilmeyen (bir sonraki döneme ait yakıt ikmali yapılmadan önce bir önceki döneme ait) ihtarnamelere dayalı taleplerin de hukuken bir değeri bulunmamaktadır. Bir an için tüm bu sözleşmelerin geçerli olduğu, müvekkilin ürün alım taahhüdüne uymadığı kabul edilse dahi bu taahhüde karşılık gelen kısım müvekkilin ekonomik mahvına sebep olacak derecededir. Yargıtay'ın yerleşik tüm içtihatlarında da görüleceği üzere, cezai şart bayinin ekonomik mahvına sebep olacak bir miktarsa, hakim bu miktarı tamamen ya da kısmen kaldırabilecektir. Dava dilekçesindeki dava değeri ekonomik mahva sebep olabilecek miktarda değilse de cezai şartın tamamı, müvekkilin ekonomik mahvına sebep olabilecek miktardadır.Dava dilekçesine göre eksik kalan ürün miktarında ton başına 110 USD kar mahrumiyeti talebi, dağıtım şirketi açısından haksız bir kazanç, müvekkil bakımından ise ekonomik mahva sebep olacak bir rakamdır.Davacı yan tüm bayilerine de eşit davranma ilkesiyle hareket etmemiş bu miktarın yarısına tekabül edecek derecede (60 USD VE DAHA DÜŞÜK) olarak imzaladığı sözleşmeler de tarafımızdan dava dosyaları sebebiyle bilinmektedir.Davacı üzerine düşen yükümlülüklere, sözleşmelere uymamıştır. Davacı ...'e devredildiği beyan edilen 01.03.2018 tarihli Çerçeve Protokol'ün 8.maddesinde yer alan Yatırım Katılım Bedellerinden 2020 yılı Mart ayı içerisinde ödenmesi gereken 305.000,00 TL + KDV nin sözleşmeye göre 12 aylık TEFE+ÜFE endeksine göre güncellenen tutar olan 508.816.48 TL olarak 18.03.2020 tarihinde fatura edilmişse de (Ek-2) davacı tarafından 198.404,25 TL gönderilmiş (Ek-3), alacağımız olarak kalan 310.412,23 TL bugüne kadar ödenmemiştir. Bu sebeple davacının bir alacağı çıkması halinde bu miktarın alacağımızla takas/mahsup edilmesini talep ederiz. Bu miktar alacağımız için ayrıca arabuluculuk başvurusu yapılıp dava açılıp birleştirme de talep edilecektir.Taraflar arasında aynı ticari ilişkiden doğan ariyet alacağı sebebiyle açılan dava mahkemenizin 2023/351 E. dosyası ile görülmekte olup, iki ayrı dava olarak görülmesi hem usul ekonomisi hem de ayrı görülmesinde davacının hukuki bir menfaati bulunmadığından, davaların bu dosyada birleştirilmesini talep etmekteyiz. Öncelikle taraflar arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklanan alacak için mahkemenizin 2023/351 E. Dosyası ile açılan dava ile huzurdaki davamız dosyasının birleştirilmesine,Her iki davanın reddine,Masraf ve vekalet ücretinin her bir dava için ayrı ayrı olmak üzere davacı tarafa yükletilmesine,İhtiyati Haciz taleplerinin davanın her aşamasında reddine karar verilmesini Asıl davada da görüleceği üzere taraflar arasındaki akaryakıt bayilik ilişkisinden kaynaklanan bir sözleşme mevcut olup, dava dışı ... A.Ş. ile müvekkil şirket arasında 01.03.2018 tarihinde yapılmış olan bayilik sözleşmesi, daha sonra davalı şirketin kurulmasıyla sözleşme ilişkisi davalı şirkete devredilmiş ve müvekkil şirket EPDK kayıtlarında davacı/karşı davalı şirketin bayisi olarak yer almıştır. ... A.Ş. İle yapılan sözleşme ile bu şirkete verilen teminat mektupları, bayilik ilişkisine dağıtıcı şirket olan ...'le devam edildiğinden, aşağıda belirtilen teminat mektupları bu şirket lehine düzenlenerek teslim edilmiştir. Bunlar;... Bankası T.A.O Çaycuma Şubesinden verilen 30.10.2018 Tarihli ... kredi hesap numaralı 75.000,00 TL bedelli 24.07.2019 Tarihli ... kredi hesap numaralı 100.000,00 TL bedelli 24.07.2019 Tarihli ... kredi hesap numaralı 50.000,00 TL bedelli 05.03.2020 Tarihli ... kredi hesap numaralı 200.000,00 TL bedelli teminat mektuplarıdır. Müvekkilin davacı/karşı davalı ... şirketine bayilik ilişkisinden kaynaklanan hiç bir akaryakıt borcu olmayıp, 5 yıllık bayilik süresi sonunda yeni bir bayilik anlaşması yapılmak istenmesi talebinin tarafımızdan reddi ile mektupların tazmin edilmesi için muhatap bankaya sunulmak istenmiştir.Müvekkilin davacı/karşı davalı şirkete hiç bir borcu bulunmadığı için iş bu teminat mektupları davalı elinde haksız ve mesnetsiz bulunduğundan iptali ve iadesi gerekir. Bu sebeple müvekkil şirketçe Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/83 D.İş numaralı başvurusu yapılmak suretiyle bu mahkemenin 2023/18 Karar numarası ile Teminat Mektuplarının nakte çevrilmemesi ve ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş (Ek-4), teminat yatırılarak ihtiyati tedbir yürürlüğe girmiştir.... tarafından bu karara yapılan itiraz da reddedilmiştir.(Ek-5) Müvekkil şirket tarafından iş bu davaya esas olmak bakımından İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na 2023/30577 Arabuluculuk Numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, arabuluculuk görüşmeleri 03.05.2023 tarihli son tutanakla ANLAŞAMAMA ile neticelenmiştir.Müvekkil şirket ... İli, ... İlçesi, Satukova Beldesinde küçük bir istasyon işletmesi olup, taraflar arasındaki güç dengesinin korunması ve teminat mektuplarının nakde dönüşmesi halinde müvekkilin çalıştığı banka nezdinde zor durumda kalması, uluslararası bir firma olan Akpet'in ise mektupları tazmin edememekten dolayı mali yapısında zerre kadar değişiklik olmayacağı da dikkate alınmak suretiyle Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/83 D.İş numaralı ihtiyati tedbir kararındaki gerekçeler de esas alınmak suretiyle mahkemenizce de ihtiyati tedbir kararı verilmesini..." talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 14/07/2023 TARİH 2023/363 ESAS SAYILI ARA KARARI İLE;1-İhtiyati tedbir talebinin, teminat mektubu bedelleri toplamı 425.000,00-TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 85.000,00 TL'lik teminatın nakit olarak yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması halinde KABULÜ ile; Talep konusu:a) ... Bankası T.A.O Çaycuma Şubesi 30.10.2018 tarihli ... kredi hesap numaralı 75.000,00-TL bedelli teminat mektubu,b) ... Bankası T.A.O Çaycuma Şubesi 24.07.2019 tarihli ... kredi hesap numaralı 100.000,00-TL bedelli teminat mektubu,c) ... Bankası T.A.O Çaycuma Şubesi 24.07.2019 tarihli ... kredi hesap numaralı 50.000,00-TL bedelli teminat mektubu,d) ... Bankası T.A.O Çaycuma Şubesi 05.03.2020 tarihli ... kredi hesap numaralı 200.000,00-TL bedelli teminat mektubunun tedbiren paraya çevrilmemesine, karar verilmiştir.Verilen tedbir kararına davacı- karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.Yerel mahkeme dosyasının 14.07.2023 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararına yapılan itiraz 17.10.2023 tarihli murafaada ele alınmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 20/10/2023 tarih 2023/363 Esas sayılı ara kararı ile;"...Tarafların sözleşme ile yüklendikleri yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri ve birbirlerinden alacaklı-borçlu olup olmadıkları konularının huzurdaki yargılama kapsamında çözüme kavuşturulması gerekmekte olup mevcut haliyle HMK'nın 389. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların gerçekleştiği kanaatine varıldığından mahkememizce 14/07/2023 tarihli ara karar ile tedbirin kabulüne karar verilmiş olup, davacının tedbir talebinin kaldırılmasına yönelik talebinin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, İtirazın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesi ile, ... A.Ş. (Eski Unvan ... A.Ş.) ve ... A.Ş., ... ili, ...İlçesi, ... Mahallesi ... Mevkii adresinde bulunan, tapuda ....pafta, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunda davalı şirket ile 01.03.2018 tarihinde 5 yıl süreli Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmeleri imzalayarak akaryakıt ve otogaz bayilik ilişkisi kurduğunu, Söz konusu sözleşmelere ek olarak 01.03.2018 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi imzaladığını, buna göre bayi sözleşmenin yürürlüğü süresince yıllık asgari 925 (dokuzyüzyirmibeş), sözleşme süresince toplam 4.625 (dörtbinaltıyüzyirmibeş) ton ürün satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı-karşı davacının 675,03 ton eksik ürün alımı karşılığı ton başına 110,00.-USD ödeme yapması gerekirken bu tutarın ödenmediğini, Tedbir kararına konu edilen dört adet banka teminat mektubu ise işbu alacakların temini maksadıyla müvekkili şirkete verildiğini, taraflar arasındaki Çerçeve Protokol'ün 10. Maddesi aşağıdaki gibi olduğunu;"Madde 10: Teminat Bayi, işbu Protokol, Standart Bayilik Anlaşmaları ve sair taahhütleri çerçevesinde ürün alımlarına, iade yatırım bedellerine ilişkin her türlü borç ile cezai şart, kâr mahrumiyeti ve sair her türlü borç ve taahhüdün garantisini teşkil etmek üzere; Lukoil'in kabul edeceği tutarda, ... kabul edeceği bir veya birkaç bankaya ait ve ... kabul edeceği metne uygun olmak üzere kesin ve süresiz teminat mektubu vermeyi ... kabul ve taahhüt etmiştir...Bayi, bankalardan kaynaklanan ve sair nedenlerle, süresiz Banka Teminat Mektubu (BTM) yerine süreli nitelikte BTM ibraz etmek zorunda kaldığı takdirde, BTM'nin anlaşma süresince teminat teşkil etmesi için, ibraz ettiği BTM'nin sona erme tarihinden en az 15 gün önce miktarını ve içeriğini değiştirmeksizin uzatma ve/veya yenileme işlemlerini yerine getirmeyi, aksi takdirde ... mevcut BTM'yi nakde tahvil etmek ve karşılığını "nakit teminat" olarak uhdesinde tutabileceğini kabul ve taahhüt eder." taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri ise aşağıdaki gibi olduğunu ;"Madde 8 BAYİ, ... alacağı mal bedellerini ve/veya sair borçlarını, ... tarafından belirlenen ödeme şartlarına uygun olarak ödeyecektir. Ödememe, eksik veya geç ödeme hallerinde LUKOIL işbu sözleşmeyi feshedip etmemekte serbesttir. Her üç halde de ... alacakları için aylık vade farkı tahakkuk ettirmeye, herhangi bir ihtara veya ihbara gerek olmaksızın her türlü takipte bulunmaya ve verilmiş olan teminatları paraya çevirmeye yetkilidir.""Madde 10 BAYİ, ...n talebi üzerine cezai şartlar dahil ... dogmuş ve/veya doğacak borçlarının teminatı olarak metni ... kabul edilecek teminat mektuplarını derhal ... verecektir." taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi sona ermişse de işbu sözleşmeden doğan cezai şart, kâr mahrumiyeti dahil her türlü alacak hakkı talep konusu banka teminat mektupları ile temin edildiğini ve yukarıda bahsi geçen sözleşme maddeleri gereği müvekkili şirkete işbu mektupları nakde çevirme hakkı verildiğini, keza ilgili mektup metinlerinde de açıkça " ilk yazılı talep halinde ilgili bedelin ödeneceği" hükmü yer aldığını, Davalı-karşı davacının işbu sözleşme hükümlerini basiretli bir tacir olarak imzaladığını ve banka teminat mektuplarını müvekkili şirkete sunduğunu, Söz konusu taahhüde rağmen, bayi taahhütlerini sözleşme süresi boyunca ihlal ettiğini, davacı müvekkilinin söz konusu taahhüt içeriğine göre tek seferli değerlendirme yapması mümkün iken yine de ekte yer alan Beşiktaş .... Noterliği 02.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 01.03.2021-28.02.2022 dönemine ilişkin 233,11 ton tutarındaki eksik ürün alımından kaynaklı borcun bulunduğu karşı tarafa ihtar edildiğini, Sözleşme süresi sonunda Antalya .... Noterliği 15.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; bayinin müvekkili ... eksik ürün alımından kaynaklı olarak toplam 74.253,52 USD eksik tonaj cezai şart borcu bulunduğu ihtar edildiğini, buna rağmen karşı taraf iyi niyet kurallarına ve basiretli tacir olma ilkelerine aykırı şekilde, imzası bulunan taahhütnamenin içeriğinin boş olduğunu, dağıtım şirketine hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürmekte ve alacaklı müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek istendiğini, Davalı/karşı davacı, davaya konu teminat mektuplarını taraflar arasındaki ticari ilişki gereği verildiğini, müvekkili de mektup metinlerindeki " ilk yazılı talep halinde ilgili bedelin ödeneceğine" duyduğu güvenle ticari ilişkiyi kurduğunu ve sürdürdüğünü, banka teminat mektubunun içeriğini bilen bayinin ihtiyati tedbir isteği ve bu tedbir isteğini kabul eden yerel mahkeme kararı mektup içerikleri ile uyumlu olmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin bitmiş olması davalı/karşı davacının müvekkil şirkete borçlu olmadığı sonucunu doğurmayacağını, zira taraflar arasında beş yıl süren bir ticari ilişki süregelmiş, bu süre zarfında ve süre bitimde müvekkili şirketin hak ve alacakları doğmuş ve taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bitiminde herhangi bir ibraname de akdedilmediğini, Somut olayda olması gereken, müvekkilinin alacaklarına karşılık banka teminat mektubu karşılıklarını almak ve fakat davacı elindeki hakkı, haksız olarak kullanırsa karşı tarafın bunun müeyyidesine ulaşma yönünde kullanabileceği hukuksal enstrümanlar bulunduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesinin 3. fıkrası, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, “davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda” olduğunu hükme bağlandığını, somut olayda ise uygulanması gereken yaklaşık ispat, yüksek bir ispat seviyesi olduğunu, Keza İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2020/1355 Esas, 2020/1561 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacının yaklaşık ispat şartını yerine getirmediği durumda ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2020/1372E. 2020/960 K. Sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/916E. 2021/694 K. sayılı kararında kabul edildiği üzere burada aranacak yaklaşık ispatın yüksek bir ispat seviyesi olduğunun açık olduğunu, Emsal nitelikteki anılan kararlarda özetle, banka teminat mektuplarının lehtarın muhataba olan borçlarını yerine getirmemesi halinde bankanın bağımsız olarak üstlendiği bir borç olduğunu, bankanın üçüncü kişinin fiilini taahhüt ettiğini, lehtarın borcunu yerine getirmemesi ve hatta yerine getirilmediğinin muhatap tarafından beyan edilmesi halinde salt bu soyut beyan üzerine dahi mektup bedelini ödeme yükümlülüğü olduğunu, buna karşılık mahkeme tarafından verilecek ihtiyari tedbir kararlarında banka teminat mektubunun bu niteliği de göz önüne alınarak, yaklaşık ispat seviyesinin yükseltilmiş bir yaklaşık ispat seviyesi olması gerektiği açıkça belirtildiğini, somut uyuşmazlıkta da, lehine tedbir kararı verilen yan borçlu olmadığına dair hiçbir somut veri yahut ispata elverişli delil sunamadığını, talepte bulunan iyi niyetli olmadığını, zira taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve teminat mektuplarının iade edilmediğini 06.03.2023 tarihli dilekçesi ile Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 2023/83 D.İş ileri süren karşı taraf bayi, 01.03.2018 tarihli bayilik sözleşmesinin yenilenmeyeceğini ise ancak Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 2023/83 D.İş sayılı dosyadan aldığı tedbir kararı sonrasında Çaycuma ... Noterliği 07.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile dağıtım şirketi müvekkiline bildirdiğini, talepte bulunan tarafından ne anılan ihtarda, ne de Çaycuma .... Noterliği 08.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarında banka teminat mektuplarının iadesi yönünde bir talep de bulunmadığını, Ürün alım taahhütnamesi hükümleri dikkate alınarak, halihazırda davalı-karşı davacının teminat mektubu tutarından çok daha fazla borcu bulunmasına rağmen aksi yönde bir delil sunmamış olması göz önünde bulundurularak tedbir kararının kaldırılması gerekirken aksi yönde verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece, ihtiyati tedbir kararının mektup bedelinin sadece %20'si tutarında teminat karşılığı verilmiş olmasının da hatalı olduğunu, zira müvekkilinin alacağı teminat bedelinin de üzerinde olması, teminat mektuplarının geç tazmini sebebiyle oluşacak zararın belirlenen teminat ile karşılanmasının mümkün olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, tedbir için hükmedilecek teminat tutarının mektup bedelinden aşağıda olması müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasına neden olabileceğini, bu nedenle, tedbirin kaldırılması talebimizin kabul görmemesi halinde teminat miktarının dava konusu banka teminat mektupları tutarı olarak belirlenmesi gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, ... Bankası Çaycuma Şubesine ait, 30/10/2018 tarihli ... sayılı 75.000,00-TL bedelli teminat mektubu, ... Bankası Çaycuma Şubesine ait, 24/07/2019 tarihli ... sayılı 100.000,00-TL bedelli teminat mektubu, ... Bankası Çaycuma Şubesine ait, 24/07/2019 tarihli ... sayılı 50.000,00-TL bedelli teminat mektubu, ... Bankası Çaycuma Şubesine ait, 05/03/2020 tarihli ... sayılı 200.000,00-TL bedelli teminat mektubuna yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, karşı davada teminat mektuplarının ödenmesinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda, ... A.Ş.(Eski Unvan ... A.Ş. ) ve ... A.Ş. İle davalı-karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti. arasında, ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Mevkii adresinde bulunan, tapuda ... pafta, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunda 01.03.2018 tarihinde başlamak üzere 5 yıl süreli Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmeleri imzalanarak akaryakıt ve otogaz bayilik ilişkisi kurulmuştur. Sözleşmelerin teminatı olmak üzere Davalı-karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti tarafından davacı-karşı davalı ....(Eski Unvan ... A.Ş. ) lehine ... Bankası T.A.O Çaycuma Şubesine ait 30.10.2018 Tarihli ... kredi hesap numaralı 75.000,00 TL bedelli, 24.07.2019 Tarihli ... kredi hesap numaralı 100.000,00 TL bedelli,24.07.2019 Tarihli ... kredi hesap numaralı 50.000,00 TL bedelli, 05.03.2020 Tarihli ... kredi hesap numaralı 200.000,00 TL bedelli teminat mektupları verilmiştir. Uyuşmazlığa konu teminat mektubu ile ilgili olarak işbu dava açılmadan önce Davalı-karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti., Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/83 D. İş Esas -2023/18 D.İş Karar sayılı dosya ile, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğacak borçların teminatı olarak ... teslim edilen ... Bankası Çaycuma Şubesine ait, 30/10/2018 tarihli ... sayılı 75.000,00-TL bedelli, 24/07/2019 tarihli ... sayılı 100.000,00-TL bedelli, 24/07/2019 tarihli ... sayılı 50.000,00-TL bedelli ve 05/03/2020 tarihli ... sayılı 200.000,00-TL bedelli teminat mektupları hakkında, Teminat Mektuplarının nakte çevrilmemesi ve ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı aldığı ve teminat yatırılarak ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, anılan tedbir kararının tesis edilmesinin akabinde Davalı-karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından muhatap ... A.Ş.(Eski Unvan ...A.Ş. )'ye Çaycuma .... Noterliğinden gönderilen 07.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ... ile arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiği ihtar edilmiştir. Asıl davada davacı taraf, davalının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini haksız olarak feshettiği iddiasıyla beyaz ürün (benzin ve motorin türleri) satışından mahrum kaldığı karın sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.03.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Karşı davada ise; davalı-karşı davacı taraf ise, davacı elinde haksız ve mesnetsiz kalan teminat mektuplarının iptaline ve iadesine karar verilmesini ve teminat mektuplarının nakte çevrilmemesi ve ödeme yapılmaması yönünde de ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı-karşı davacı .... Ltd. Şti'nin karşı davadaki ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiş ve 14/07/2023 tarihli ara karar ile; İhtiyati tedbir talebinin, teminat mektubu bedelleri toplamı 425.000,00-TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 85.000,00 TL'lik teminatın nakit olarak yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması halinde kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı-karşı davalı ....'nin itiraz etmesi üzerine duruşma açılarak 17.10.2023 tarihli duruşmada itiraz değerlendirilmiş, İtirazın reddine yönelik karar verildiği ve davacı -karşı davalı tarafça itirazın reddi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu ara karar tarihinden sonra mahkemece verilen 2023/363 Esas - 2023/652 Karar sayılı 12/12/2023 tarihli karar ile; İş bu dava dosyasının İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/351 esas sırasında kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/351 esas sayılı dava dosyası üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiş bulunan geçici hukuki korumadır.

389.Maddeye göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusus hakkında ihtiati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 392. Maddesinde ihtiyati tedbir talep edenin teminat göstermek zorunda olduğu belirtilmiş olup gösterilecek teminat tutarı hakkında takdiri mahkemeye bırakmıştır. İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394. Maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. Fıkrasına göre ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edilebilecektir. Maddede ihtiyati tedbire itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bu sebepler dışında bır nedenle ihtiyati tedbire itiraz edilemeyecektir.Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbire itiraz eden davacı- karşı davalının, davalı- karşı davacıdan alacaklı olup olmadığı yapılacak yargılama sonucunda tespit edileceği gibi tedbire itiraz edenin karşı taraftan alacaklı olduğu yönündeki itirazının HMK'nın 394. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği belirlenerek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, karşılıklı menfaat dengesi gözetildiğinde tedbirin kaldırılması halinde karşı davacının muhtemel hakkının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, yargılamaya göre mektup lehdarının haksız ödeme talebinde bulunması halinde karşı davacı yönünden telafisi zor zararların doğabileceği, HMK'nın 392. Maddesinde ihtiyati tedbir talep edenin teminat göstermek zorunda olduğu belirtilmiş olup gösterilecek teminat tutarı hakkında takdiri mahkemeye bırakmıştır. İlk derece mahkemesince takdir edilen teminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca HMK 396/1 Maddesinde;'' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir,'' hükmü gereği değişen durum ve şartlara göre ilk derece mahkemesince talep halinde tedbirin kaldırılmasına, değiştirilmesine, teminatın artırılmasına karar verilebileceği göz önünde bulundurulduğunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre ilk Derece Mahkemesince itirazın reddine dair verilen ara karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince davacı-karşı davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog