Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/804
Karar No
K. 2022/804
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/804 Esas - 2023/817

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/804 Esas
KARAR NO: 2023/817
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/11/2022
KARAR TARİHİ: 06/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 08.12.2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kurumun yaptığı ihaleler sonucunda sağlık hizmetinin davalı firma tarafından yürütüldüğünü, ...'da 2012-2014 yıllarında Ambulans şoförü olarak çalışan ...'in davalı şirketin işçisi olarak çalıştığını, dava dışı işçiye .... Karar sayılı ilamı gereğince, .... Esas sayılı dosyasına 23/11/2018 tarihinde ve 05/09/2017 tarihinde ödeme yapıldığını, işçi alacaklarından davalı firmanın sorumlu olduğunu ileri sürüp şimdilik 7.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 7.728,74-TLya çıkarmıştır.

CEVAP

Davalının cevap dilekçesinden özetle; sözleşme ilişkisinin süresinden önce sonlandırıldığını, davacı kurumun alt işverene vermemesi gereken sağlık hizmeti ismi muvazaa bir şekilde alt işverene verdiğini, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu, dava dışı işçinin en başından davacı kurumun işçisi sayılmak ve işçilik alacaklarının tamamından asıl işveren davacının sorumlu olduğunu bildirip davanın reddine karar verilmesini istedi.

GEREKÇE

Dava, davacı idare ile davalı arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçiye davacı tarafından yapılan işçilik alacağı ödemelerinin davalıdan tahsili için açılan rücuen tazminat isteminden ibarettir . .... : sayılı dosyası ve ..

E. Sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilerek incelenmiş, dava dışı işçi ...'in ...'dan hizmet döküm cetveli getirtilmiştir.

Somut olayda; Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu ve bu sözleşmenin fesih edilmiş olduğu, hizmet nezdinde çalışan dava konusu işçinin ihbar tazminatından kaynaklı işçilik alacağının davacı tarafından ödendiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık : Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin geçerli olup olmadığı, sözleşme geçerli olmasa dahi verilen hizmet karşılığında davalı hizmet bedeli almış ise bu hizmet bedelinde çalışan işçinin ihbar tazminatından davalının sorumlu olup olmadığı, sözleşme ve şartname hükümlerine göre davalı sorumlu ise dava dışı işçinin davalının işçisi sayılıp sayılamayacağı, 4734 sayılı Kanun'un 4. Maddesine aykırı olarak ihalesi yapılan ve beş yıl gibi bir süre davalı tarafından hizmet verildikten sonra feshedilen sözleşme konusu işte çalışan işçinin ihbar tazminatından davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

Davalı ile imzalanan sözleşmenin eki mahiyetinde teknik şartname ve genel şartnamelerde “Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve meyvzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. .... kararında;... Ayrıca, kamu iktisadi teşebbüslerinin ihale yoluyla sağlık personeli ve yardımcı sağlık Personeli alabilmesine olanak sağlayan genel bir kanun yoktur ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Karamname'ye tabi kamu iktisadi teşebbüsü niteliğinde bulunan ...'nün 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesi uyarınca hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle görülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, ihaleyi kazanan yüklenicinin sağladığı sağlık personeli ile sağlık hizmetlerinin gördürülmesi,hizmetlerinin gördürülmesi, kamu iktisadi teşebbüslerinin tabi olduğu personel rejimine ve ihale mevzuatına uygun bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, uluslararası yurt içi ve yurt dışı trafiğine açık havalimanı ve havaalanlarında 24 saat esasına göre acil sağlık ekibi bulundurulması gerekmekte olduğu ve sağlık personeli temininde sıkıntı duyulduğu, ...'ndan - sağlık personeli ihtiyacının giderilmesi yönünde her yıl - talepte bulunulmasına rağmen yeterli sayıda kadro verilmediği, bu durumun sağlık hizmetlerinde aksamaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle 10.08.2009 tarihinde toplam 90 sağlık personelinin ve sağlık hizmetinin alımına yönelik ihalenin yapıldığı, ihaleye 4 istekli firmanın katıldığı, ihaleyi 13.043.956,00-TL bedel teklif eden ... Ltd, Şti.'nin kazandığı anlaşılmıştır.

Bu durüumda, 4734 sayılı Kanun'un 4. maddesinde tanımlanan "hizmet” kavramı içinde sayılanlar arasında yer almayan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de belirtilen istihdam şekilleri dışında sağlık personeli istihdam edilmesine yönelik olarak yapılan ihale işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ... 28/09/2009 gün ve .... .sayılı işlemin iptali istemine gelince; — Mahkememizce davaya konu ihale işleminin yukarıda açıklanan gerekçeyle iptal edilmiş olması nedeniyle ihtiyaç fazlası sağlık personeli oluşmayacağı ve bu personelin nakledilmesi gerekmeyeceğinden anılan işlemin, dayanaksız kalmak suretiyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemlerin iptaline, ... Karar verilmiştir. .... kararında ise; ''28/09/2009 gün ve .... sayılı işlemin iptali istemine gelince; — Mahkememizce davaya konu ihale işleminin yukarıda açıklanan gerekçeyle iptal edilmiş olması nedeniyle ihtiyaç fazlası sağlık personeli oluşmayacağı ve bu personelin nakledilmesi gerekmeyeceğinden anılan işlemin, dayanaksız kalmak suretiyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır'' gerekçesi ile karar bozulmuştur. Davalının kesin hükümsüzlük savunması bakımından inceleme: TBK Madde 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez.

Emredici hukuk kuralları, kamu düzeni, genel ahlak ve adap ve zayıfların korunması düşüncesi ile öngörülen kurallardır. Bir hukuk kuralının emredici olup olmadığı genellikle yazılış biçiminden anlaşılır. Örneğin “yapmakla yükümlüdür”, “mecburiyetindedir”, “zorundadır” gibi ifadeler herhangi bir hukuk kuralında bulunmakta ise bu kuralların emredici oldukları kabul edilir. Kesin hükümsüzlük halinde sözleşmeye binaen tarafların yaptıkları edimlerin iadesi ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılır. İdare Mahkemesi ve Danıştay karar gerekçesindeki ifadelerden idarenin yaptığı ihalenin mevzuata uygun olmadığı ancak bu aykırılığın kesin hükümsüzlük niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı vekili esas hakkındaki beyanında, Davacının geçirsiz sözleşme olduğunu bile bile müvekkili ile sözleşme imzaladığını, ayrıca müvekkiline bilgi ve ihbar öneli tanımadan iş akitlerini feshettiğini müvekkilinin ihbar tazminatı sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin teknik şartnameler ekine göre taraflar serbest iradeleri ve ''Yüklenicinin istihdam ettiği sağlık personelinin İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici, istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici, tarafından istihdam edilen personele ilişkin, herhangi bir sorumluluk ihale makamı olan ...'ye yüklenemez” denmek suretiyle işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında kurulan sözleşmede yapılan yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, davacı taraf, İş Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçiye ödemek zorunda kaldığı ihbar tazminatının davalı yükleniciden rücuen tahsilini istemekte haklıdır. Taraflar arasında kurulan sözleşme her iki taraf yönünden bağlayıcıdır (bkz. .... 'nin, 27/06/2013 tarihli, .... sayılı ilamı).

İşçilik alacaklarından anlayan Bilirkişi ...'Dan aldırılan 28.08.2023 tarihli raporundan özetle; "...’nın 07.09.2020 tarihli “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” gereğince tarafıma tevdi edilen görev dosya kapsamında ilgili kanun maddeleri, güncel tarihli Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmiş, bölüm-3.5.de açıklanan hesaplama kriterleri çerçevesinde hesaplamalar seçenekli olarak yapılarak tablolar haline getirilmiştir. Yine rehber ilkeler ‘’Bilirkişi, raporunda kesinlikle değerlendirmelerde bulunmamalı, somut olayı tüm açıklığı ile raporunda anlattıktan sonra olayın yorumunu ve takdirini hâkime bırakmalıdır.’’ İlkesi gereğince somut olay açıklanmış, davacı kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı yüklenici alt işverenlere rücu edilip edilemeyeceği, edilecek ise ne oranda olması gerektiği, hangi tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği hukuki yorum ve nihai kararı Sayın Hâkimliğinize ait olmak üzere;

1.Mahkemenizin davalı şirketi sorumluluğuna kanaat getirmesi halinde davacı kurumun davalı şirkettten 7.728,00-TL rücu edebileceği, davacının ödediği kısmın 7.500,00-TLsını istediği"i bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına istinaden; davacı dışı işçiye ödenen ihbar tazminatından sözleşme eki şartnamelere göre davalı işverenin sorumlu olduğu kabul edilerek açılan davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Davanın KABULÜNE, -7.728,74 TL'nin 05.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, -Kabul edilen 7.728,74 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 527,95 TL karar ve ilam harcından 128,09 TL peşin harç, 3,91 TL ıslah harcı toplamı 132,00 TL harcın düşümü ile eksik kalan 395,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 128,09 TL peşin harç, 23,00 TL vekalet harcı, 3,91 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 235,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacının karşıladığı 102,50 TL tebligat gideri, 1,500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.602,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 7.728,74 TL üzerinden takdir edilen 7.728,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar kesin olmak üzere karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 06/12/2023 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog