Esas No
E. 2013/14125
Karar No
K. 2013/24192
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2013/14125 E.  ,  2013/24192 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/318-2013/141

Davacı, İsviçre yaşlılık ve ölüm sigortasına ilk tabi olunan 01.10.1978 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitini,3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde değerlendirilmesini ve 01.07.2012 tarihinden itibaren de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.

Mahkeme, Türkiye-İsviçre arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 15.madde hükmü uyarınca, 01.10.1978 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulüyle aksi kurum işleminin iptaline karar verirken; yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmadığı için 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında yapılan borçlanma işlemi yerinde olmakla, aynı yasanın 4/1-a’ya yönelik davacı isteminin reddine; keza, borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında değerlendirilmesi, borçlanmaya konu miktar ile davalı kuruma verilmiş bir tahsis başvuru dilekçesinin bulunmayışı da gözetilerek, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin davacı isteminin de reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.İsviçre yaşlılık ve ölüm sigortasına ilk defa tabi olunan 01.10.1978 tarihinin, Türkiye’de 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere sigorta başlangıcı olduğunun tespitine dair mahkeme kabulü; Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Federal Konseyi arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 15’inci madde hükmü, keza yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde olacağını ve uygulama önceliği bulunduğunu düzenleyen T.C Anayasa’nın 90.madde hükmü. keza anılan Uluslararası sözleşmede, Türk mevzuatına tabi olmadan önce İsviçre yaşlılık-ölüm sigortasına tabi olunması halinde, İsviçre sigortasına tabi olunan ilk tarihin Türk Sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği yönünde açık hüküm bulunurken, yurtdışında geçirilen çalışma sürelerinin, akit ülke mevzuatına göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi aşamasında, hangi sigortalılık niteliğine göre borçlanılabileceği konusunda açık ve özel bir düzenlemenin yer almamış olması ve giderek, İsviçre’de geçen 01.10.1978-30.04.1994 tarihleri arası 5.400 günlük sürenin 15.10.2010 günlü borçlanma istemi ve ödemeyle 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılmış olması ve anılan Uluslararası sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Federal Konseyi arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında, Türkiye’de sigorta başlangıcına esas olan giriş tarihinin, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması ile mümkün hale gelmesi karşısında, yerindedir.

2.Yine, yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmaması nedeniyle, İsviçre’de geçen 01.10.1978-30.04.1994 tarihleri arası sürenin 15.10.2010 tarihli borçlanma istemi ve ödemeyle 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde borçlandırılmasına ilişkin kurum işlemi yerinde olmakla, borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında değerlendirilmesine dair davacı isteminin reddine ilişkin mahkeme kabulü de yerindedir.

3.Mahkemece, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında değerlendirilmesi, borçlanmaya konu yapılan miktar ile davalı kuruma verilmiş bir tahsis başvuru dilekçesinin bulunmayışı da gözetilerek yaşlılık aylığına ilişkin davacı isteminin reddine karar vermiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Davacı 18.09.2012 günlü dava dilekçesinde,11.06.2012 günlü bir tahsis başvurusundan bahsetmesi karşısında, anılan dilekçenin varlığı da araştırılarak, bulunamaması halinde dava tarihi itibarıyla 1479 sayılı Yasanın tahsis koşullarını düzenleyen geçici 10.madde hükmü kapsamında ve denetime elverişli şekilde tahsis koşullarının varlığı irdelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma, inceleme ve irdeleme yapılmaksızın doğrudan istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K5510 md.90 K1479 md.10
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog