Esas No
E. 2009/28970
Karar No
K. 2010/2679
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2009/28970 E.  ,  2010/2679 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ(LAR) : Görevli memura hakaret, görevliye direnme

HÜKÜM(LER) : Hükümlülük

TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: D.Onama

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın kendisinin psikopat olduğunu söylemesi ve tanıklar ... ve ...’ın soruşturma evresinde ilçede psikopat olarak bilindiğini belirtmeleri karşısında,işlediği suçların anlama ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği hususunda rapor alınmadan, hükümlülük kararları verilmesi,

2.Yakınanların sanığın yanında Kısmet Satılmış ve ismini bilmedikleri bir kişinin bulunduğunu ileri sürmeleri karşısında; adı bilinmeyen kişinin kimliğinin saptanarak tanık olarak dinlenmeleri ve sanığın görevli polislerin kendisine sövdüğü ve dövdüğü biçimindeki savunması da yöntemince tartışılarak sonucuna göre, sanık lehine görevliye hakaret suçu yönünden TCY.nın 129, görevi yaptırmamak için direnme suçu açısından anılan Yasanın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmemesi,

3.Kabule göre,

a)Sanığın tek eylemle birden çok görevliye direnme eyleminde TCY.nın 43/2. maddesinin uygulanacağının gözetilmemesi,

b)TCY.nın 3. maddesi hükmüne aykırı olarak sanığa işlenen fiil ile orantılı ceza verilmemesi,

c)Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulmadan; sanığın geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğiliminden bahsedilerek yetersiz gerekçeyle TCY.nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY; Görevi yaptırmamak için direnme suçlarını cezalandırmada gözetilen öncelikli yarar; idarenin işleyişinin, güvenliğinin ve saygınlığının korunmasıdır.

Devlete karşı işlenen suçlarda suç çokluğunu belirleyen unsur mağdurların sayısı değil, eylemin sayısıdır. Fail idare adına yerine getirilmesi istenilen bir görevi engellemek amacıyla eylemini icra ettiğinden (ve kastının buna yönelik olması nedeniyle) aynı eylemi oluşturan hareket sayısının fazla olması suçun birden fazla işlendiği anlamına gelmez. Yasa koyucu eğer bu suçun kamu görevlisinin kişiliğine yönelik bir suç oluşturduğu düşüncesinde olsaydı yaralama ve tehdit suçlarının nitelikli bir şekli olarak “Kişilere karşı işlenen suçlar” içerisinde düzenleme yoluna gidebilirdi. Bu suçlarda kamu görevlisi sadece görev icra eden bir süje olarak suçun konusunu oluşturmaktadır.

Maddede yazılı suçun Türk Ceza Kanununda düzenlendiği 4.kısım, 1.bölüm başlığında yer verilen ifadeler de bu suçun asıl mağdurunun kamu görevlilerinden ziyade kamu idaresi ve dolayısı ile devlet olduğunu göstermektedir.

265.Maddenin 2, 3 ve 4.fıkralarında çeşitli ağırlaştırıcı sebeplere yer verdiği ve 3.fıkrada direnmenin birden fazla kişi tarafından işlenmesini ağırlaştırıcı hal saydığı halde, mağdur sayısının çokluğunu ağırlaştırıcı bir unsur olarak düzenlememiştir. Bu suçlarda zincirleme suç (Md-43) hükümlerinin uygulanabileceğinin kabulü 5237 Sayılı TCK.nun 7/1.maddesindeki “kanun’un suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” ve gene 2/3.maddesindeki “suç ve ceza içeren hükümler kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumlanamaz” yolundaki buyurucu hükümlerine de aykırılık oluşturacaktır. 5237 Sayılı yeni TCK- 265/1 maddesinde direnme suçlarıyla ilgili olarak hürriyeti bağlayıcı ceza 765 Sayılı TCK- 258/1 maddesinde yazılı cezadan üst haddi itibarıyla daha fazladır. (6 ay-2 yıl; 6 ay-3 yıl) Buna rağmen eğer kamu görevlilerinin çokluğu halinde verilen cezanın yetersiz kaldığı gibi bir düşünceden hareketle 43. maddenin uygulanması gerektiği düşüncesi hakim ise, bunun temel cezanın belirlenmesinde TCK-61 maddesi hükmü dikkate alınarak rahatlıkla doldurulabilmesi olanaklı ve hakkaniyete daha uygun olacaktır.Son olarak; gerek 765 Sayılı Yasanın yürürlük dönemi boyunca ve gerekse 5237 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 1.6.2005 tarihinden bugüne kadar Dairemizin yerleşik uygulamalarının hep bu yönde bulunması nedeniyle TCY.43. Maddesinin uygulanması gerektiği yolundaki nolu bozma görüşüne katılmıyorum.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog