Esas No
E. 2021/1515
Karar No
K. 2024/139
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1515

KARAR NO: 2024/139

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/09/2020 (Dava) - 06/10/2021 (Karar)

NUMARASI : 2020/77 Esas - 2021/174 Karar

DAVA: Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 31/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 31/01/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/77 Esas-2021/174 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin yetkilisi ...’in, davalın fabrikasında 22.11.2002-14.09.2018 tarihleri arasında kalıp bakım görevlisi olarak çalıştığını, üretim hattında sürekli olarak incelme ve kırılma problemi gözlemlemesi üzerine, bulmuş olduğu çözümün detaylı olarak 05.11.2014 tarihinde "Kaizen öneri formu" ile davalı şirkete bildirildiğini, söz konusu Kaizen öneri formunun 26.12.2014 tarihinde grup liderine teslim edildiğini, 49,5 puanla E1 kategorisinde ve 47,5 puanla E1 kategorisinde değerlendirildiğini, ne var ki o tarihte yürürlükte bulunan Pat KHK m.18'e göre yapılan bu bildirim, kategori belirleme çizelgesine göre oldukça başarılı puan almasına rağmen davalı tarafça 19. maddeye uygun olarak bildirim tarihinden itibaren 4 aylık yasal süre içinde yazılı olarak kısmi ya da tam hak talebinde bulunulmadığını, bu şekilde 05.11.2014 tarihli Kaizen öneri formuna konu hizmet buluşunun Pat KMK'nın 21. maddesine göre serbest buluş niteliği kazandığını, müvekkili şirketin yetkilisi ...'in buluş sahibi olduğu "Derin Çekme İle Şekillendirme İşleminde Kalite Kontrol Sistemi" buluş başlıklı faydalı modelini TPE nezdinde tescil ettirdiğini (2018 09461 no.lu Faydalı Model Belgesi), başvuru tarihinin 05.07.2017 olduğunu ve yayınlandığını, bu kapsamda müvekkili şirketin faydalı modelden doğan haklarının 05.07.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altına alındığını, faydalı model araştırma raporu ile de müvekkili şirketin 1 ve 2 nolu istemleri yönünden yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerine sahip olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından faydalı model konusu buluşun kullanımı için hiçbir izin verilmediği halde davalının, faydalı model belgesine konu buluşu istemlerde belirtilen unsurların tamamını içerecek şekilde izinsiz olarak üretmek suretiyle taklit ettiğini ve Sakarya adresindeki fabrikasına ve özellikle ..., ... ve ... model araçların fabrikadaki pres bölümüne, kalıp, bakım ve üretim alanına, kalıp stok alanına, pres üretim alanına, 3A hattına, 1A hattına söz konusu faydalı modeli kurduğunu, henüz üretim sürecinin başındayken maliyet oluşturan diğer üretim süreçlerini gerçekleştirmeden incelen, kırılan saçlara gerekli müdahaleyi gerçekleştirerek otomobil üretim maliyetlerini ciddi şekilde düşürdüğünü, hukuka aykırı şekilde müvekkili şirkete ait faydalı model konusu buluşu kurduğu kalıplardan ... ve ... model araçlara ait olanları Fransa'ya ihraç ettiğini, bu şekilde yurtdışına gönderdiği kalıplarla da otomobil sac üretimine yurtdışında devam edildiği bilgisinin haricen öğrenildiğini, bu kapsamda, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/218 D. İş sayılı dosyasında delil tespit talebinde bulunulduğunu ve Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/80 Talimat sayılı dosyasına yazılan talimat üzerine davalı tarafın fabrikasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, ne var ki, 18.11.2019 tarihli keşif tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere; “...kalıplar içinde açık olan 61633 ..., 537212 ... ve 67115 ... incelendi, diğer kalıplar kapalı mekanizmalara ulaşım zorluğu olduğundan incelenemedi” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle bilirkişinin açıkça 67145 ve 671456 ... 2/4 prosesinde, 61634 ... ¾ prosesinde, 61112 ... 2/4 prosesinde, 53721 ... 2/4 prosesinde keşif sırasında kapalı olması ve mekanizmalara ulaşım zorluğu nedeniyle inceleme yapılamadığını belirttiğini, sınırlı sayıda kalıp üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 09.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda kısaca buluşun; sensör, en az bir dayama parçası ve en az bir kamera veya yüzey tarayıcı olmak üzere 3 ana unsurdan oluştuğunun, metal kalıplar üzerinde dayama parçalarının montaj edilmiş olduğunun ve saç levhaların yerleştirilmesi sırasında kullanıldığının tespit edildiğini, bazı kalıpların yurtdışına gönderildiği, yerinde bulunanların ise açılmasının zaman alacağı gerekçesiyle eksik yapılan inceleme neticesinde faydalı modele ait istemlerden yalnızca birinin tespit edildiğini, nitekim, bu sebeple eksik inceleme ürünü olan rapora süresinde itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin, faydalı modelin davalının fabrikasında tüm istemleri içerir şekilde kullandığını haricen öğrendiğini, delillerin kaybolma ihtimalinin olduğunu, dolayısıyla delil tespit istemli dilekçelerinde açıkça belirtmelerine rağmen keşif sırasında inceleme yapılmayan davalının “... Caddesi, No:2 ... .../...” adresindeki fabrikasında 67145 ve671456 ... 2/4 prosesinde, 53721 ... 2/4 prosesinde ve bunların dışında bilirkişi incelemesi sırasında tespit edilecek diğer hatlarda ve proseslerde müvekkili şirkete ait faydalı modeldeki istem ya da istemlere tecavüzün mevcut olup olmadığı hususunda bilirkişi marifetiyle delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep etme zaruretlerinin hasıl olduğunu, müvekkili şirketin faydalı model hakkına konu buluşunun tüm istemleri içerir şekilde davalı tarafından üretilip, taklit edildiği ve işbu buluşun davalının fabrikasındaki üretim hattında kullanıldığının açıkça tespit edileceğini, bunun yanı sıra özellikle davalının üretim raporları ve hurda kayıtları (scrap tag) ile ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de durumun açıklığa kavuşacağını, müvekkili şirketin faydalı model hakkına tecavüz nedeniyle yoksun kalınan kazancın hesaplamasında tercih ettiği yöntemin şirketin elde ettiği net kazanç usulü olduğunu belirterek,

HMK 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı şirket ile hiçbir zaman ticari bir ilişki içinde bulunmadığını, davacı şirket hissedarı ...'in ise müvekkili şirkette üretim personeli olarak 2002-2018 tarihleri arasında çalıştığını, işbu davanın ... tarafından ikame edilmesi gerektiğini düşündüklerini, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından düzenlenen TR 2018 09461 Y numaralı Faydalı Model Belgesinin işbu şirket adına 05.07.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile geçerli olmak üzere verildiğini, söz konusu şirketin, 05.07.2017 tarihinden itibaren işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar hiçbir yazılı başvuru ile faydalı modelin kendisine ait olduğu iddiasında bulunmadığını, adı geçen eski personelin, Aralık 2014 tarihinde dünyadaki tüm ... fabrikalarında global olarak kullanılan kaizen sistemi (yani kişinin yaptığı işi geliştirebilmek için verdiği öneri sistemi) kapsamında amirlerine bir öneri sunduğunun iddia edildiğini, söz konusu personelin hiçbir zaman bu önerisinin Fikri Sınai Mülkiyet Haklarına tabi olduğunu müvekkili şirkete yazılı olarak ihbar etmediğini, kaizen öneri sisteminin ...’nın dünyada bilinen sürekli iyileştirme ilkesinin bir parçası olduğunu, müvekkili şirket bünyesinde her yıl binlere varan sayıda öneri alındığını, dava dışı, müvekkili şirket çalışanı ...’in 2014 yılında geliştirdiğini iddia ettiği iyileştirmede kullanılan ve aynı işleve sahip uygulamanın ... Japonya fabrikasında 2010 yılından beri kullanıldığını, yeni bir buluş veya iyileştirme olmadığını, halen müvekkili şirkette dava dışı ...’in görev yaptığı bölümün koordinatörü olan ...’nın ...’nın Japonya fabrikasındaki yetkililerine gönderdiği maile 25 Kasım 2020 tarihinde verilen cevapta; 2010 yılından beri dava konusu uygulamanın kullanıldığının açıkça ifade edildiğini, Japonya’dan gönderilen resimin de mail ekine eklendiğini, bu durumun dahi, iddia edilen iyileştirmenin aslında SMK hükümleri gereğince korunmaya tabi olmadığını gösterdiğini, zira uygulanan iyileştirmede dayama parçası ve mesafe sensörü bulunduğunu, kamera veya yüzey tarayıcı sistem bulunmadığını, iddia edilen iyileştirme yapıldıktan sonra 2015-2020 tarihleri arasında iyileştirme kaynaklı duruşlarda tespit edilen çatlak paneller olduğunu, bu hususun da davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu gösterdiğini, 595L 61631.2 2p, 595L 67143.4 2p, 595L 67115 2p, 466A 61112 2p, 466A 67141.2 2p, 466A 64411 2p, 466A 58311 2p kalıplarının Fransa’ya gönderildiğinin tespit edildiğini, kalıpların müvekkili şirkette iken uygulanan iyileştirme kaynaklı hat duruşlarının var olduğu, fakat bu duruşlarda tespit edilen çatlak olmadığının tespit edildiğini, kalıpların ...’nın Fransa fabrikasına gönderildikten sonraki durumunun müvekkili şirket tarafından bilinmediğini, müvekkili şirket eski çalışanı ...'in, SMK hükümlerine uygun başvuru adımlarını yerine getirmediğini, bir an için müvekkili şirket süreçlerinde iyileştirme yaptığı düşünülse de müvekkili şirkete hitaben sunmuş olduğu ve talebini açıkça belirten bir belge bulunmadığını, ...’in hazırlamış olduğu kaizen öneri formunun kendisi tarafından hazırlanmadığını, çalışma arkadaşları tarafından yapılan beyin fırtınası sonucunda ortaya çıktığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, "...Dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacıya ait 2018/09461 nolu faydalı modelin başvuru tarihinin 05-07-2017 olduğu, bilirkişi raporuna göre, faydalı modelin istemlerinden olan dayama parçasının 2016 ve 2017 yılında da kullanıldığı, yani davacının başvuru tarihinden önce de kullanıldığı, kaldı ki davalının bu kullanımının 2010 yılına kadar dayandığı, davacının başvurusundan çok önce olduğu, bu sebeple davalının bu kullanımlarının davacı faydalı modeline tecavüz oluşturmayacağı anlaşılmakla, DAVANIN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davacı vekili tarafından, "...Müvekkili şirketin 2018 09461 tescil no.lu faydalı modeli buluş kapsamında geliştirilen kalite kontrol sisteminin en az bir mesafe sensörü, en az bir dayama parçasını ve en az bir kamera veya yüzey tarayıcı sistemi içerdiğini, davalı şirketin cevap süresi içinde davaya cevap vermediğini, nitekim, mahkeme tarafından da münkir addedildiğini, mahkeme tarafından bilirkişilerden hak sahipliğine dair bir araştırma yapılmasının istenmediğini, ne var ki, ara kararı üzerine Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/59 Talimat sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda davalı şirketin fabrikasındaki kalıplarda dava konusu faydalı modelin istemlerinin üç ana unsurundan dayama parçası ve mesafe sensörü olmak üzere iki istemin var olduğu tespit edilmesine rağmen, bilirkişilerin faydalı modeli davalı şirketin 2010 yılından beri kullandığı gerekçesiyle hak ihlali olmadığı yönünde usul ve yasaya aykırı şekilde görüş bildirdiklerini, davalının ticari defter ve kayıtlarının da hiç incelenmediğini ve hurda kayıtları ile yapılan hatalı bir hesaplama yöntemi ile oluşturulan ayrı bir hesap bilirkişisi raporunun mahkemeye sunulduğunu, hem 04.01.2021 tarihli makine mühendisi ve patent vekili bilirkişinin raporuna hem de 15.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edildiğini, mahkemenin itirazlarının hiçbirini incelemediğini, eksik inceleme ürünü kararında davalının bu kullanımının 2010 yılına dayandığı ve bu sebeple davalının bu kullanımının faydalı modele tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bilirkişilerin hangi belgeye dayanarak görüş verdikleri rapordan anlaşılamasa da mahkeme tarafından münkir addedilen davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu Japonca mı yoksa Çince mi belli dahi olmayan çevirisi dahi yapılmamış olan dava tarihinden sonra delil yaratma amacıyla yapılan bir e-mail yazışmasına dayanıldığını, ilgili delilin davada incelenmesine muvafakat verdikleri anlamına gelmemekle birlikte, davalı tarafın dava tarihinden sonra kendi içinde yaptığı iç yazışmadan ibaret olan ve daha önceki kullanıma dair hiçbir hususu ispatlamayan bu yabancı dildeki şirket içi yazışmanın davalının iddia ettiği hak sahipliğine delil olamayacağının açık olduğunu, 2010 yılında Japonya'da faydalı model kullanımına ilişkin somut şekilde belirtilmiş hiçbir delile dayalı inceleme bulunmadığını, buna karşılık, müvekkili şirketin elinde geçerli bir faydalı model belgesi bulunduğunu, bilirkişilerin sanki Japonya'ya gidip keşif yapmış gibi faydalı modelin 2010'dan beri Japonya'da davalı tarafından kullanıldığı görüşlerini yazmakta bir beis görmediklerini, bilirkişi raporunun fahiş hatalarla dolu olduğunu, bilirkişilerden marka ve patent vekili hukukçu bilirkişi olan ...'ın TPE nezdinde marka ya da patent vekili olarak bir kaydına rastlanılamadığını, ehil olmadığı düzenlediği rapor ile de açık olan bilirkişinin raporuna dayalı olarak verilen kararın da hatalı hale geldiğini, davalı şirketin Japonya'daki fabrikada faydalı modelin kullanıldığı iddiasının tecavüzün meni ve refi davasının inkarı kapsamında olmadığını, bu iddianın başka bir davanın konusu olacak mahiyette olduğunu, davalı şirketin ise bu davada münkir addedildiğini, dolayısıyla, daha önce Japonya’daki fabrikada kullanım iddiasına ilişkin delilleri incelenmesinin bu davada mümkün olmadığını, kaldı ki, Japonya'da faydalı modeli kullandığı iddia edilen şirketin başka bir tüzel kişiliği olduğunu ve bu iddianın davalı tarafından ileri sürülmesinin de mümkün olmadığını, tutulan üretim kayıtları, hurda kayıtları, davalının ticari defter ve kayıtlarının mahkemeye sunulması talep edilmişse de bu belgelerin toplanmadığını, oysa, davalı şirketin fabrikasında tutulan Poka-Yoke kayıtlarında; bir kalıpta hangi iyileştirmenin yapıldığı, ne zaman yapıldığı, ne kadar süre ile kullanıldığı, ne verim alındığı, ne zaman söküldüğü bilgilerinin yer aldığını, dolayısıyla, bir kalıpta dayama parçası, mesafe sensörü monte edilmesi suretiyle bir iyileştirme yapılmış mı, yapıldıysa ne zaman ve bu iyileştirmeden ne verim alınmış şeklindeki soruların cevaplarının bu kayıtlarda yer aldığını, bu hususun mahkemeye de bildirilmiş olmasına rağmen bilirkişi incelemesinde göz ardı edildiğini, ayrıca, tanıkları ... ve ...’in dinlenmediğini ve Anayasa ile korunan iddia ve savunma haklarının ihlal edildiğini, dilekçelerinde örnek amaçlı yazdıkları kalıplar dışında davalı şirketin üretim hattında ayrıca hiçbir kalıbın incelemesinin de yapılmadığını, bilirkişi raporunun bu haliyle eksik inceleme ürünü olduğunu, mahkemenin hangi sebeple itirazlarını dikkate almadığını gerekçeli kararında izah dahi etmediğini, bilirkişiler her ne kadar raporun ekine üretim raporu ve eklerini klasör halinde eklemişlerse de ne yazık ki kendilerinin raporda incelediğinin, bu ekler değil, davalının hazırladığı bir özet tablo olduğunu, bilirkişinin inceleyip, rapor vermesi gereken bir hususta davalının özetinin kabul edilmesinin beklenemeyeceğini, bilirkişi raporunun 5. sayfasının son paragrafında 'fotoğraf-13deki ... yetkililerince hazırlanmış malzeme uzama miktarı ölçüm dayaması (Poka Yoke) kullanım süresi özet tablosunda, 2015-2020 yılları arasında dava konusu kalıpların üretim hattında kullanıldığı dönemde, dayama kullanımı ve çıkan hurda ile dayama etkisi dışındaki nedenlerle çıkan hurda miktarlarına yer verilmiştir' denilmek suretiyle incelemenin davayı kaybetmelerinde menfaati olan davalının bilirkişiler için hazırladığı özet tabloya dayalı yapıldığının açıkça belirtildiğini, faydalı modelin istemlerinden dayama parçası ve mesafe sensörünün kalıplarda tespit edildiğinin raporun 12. sayfasında belirtildiğini, hangi kalıplarda tespit edildiğine ise raporda yer verilmediğini, bazı kalıplar diyerek geçiştirildiğini, mesafe sensörünün dayama parçası ile birlikte bulunduğu davalının süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde de ikrar edildiğini, dolayısıyla dayama parçası ve mesafe sensörünün davalının fabrikasındaki kalıplarda kullanıldığının kabulünün gerektiğini, bilirkişilerin, davalı şirketin satış faturaları üzerinden elde edilen net kazanç usulü ile yapılacak yoksun kalınan kazanç hesabı içeren bir rapor sunamadıklarını, değerlendirmenin hurdaya çıkan parçalarla sınırlı yapılabileceğinin kabulünün mümkün olmadığını, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç usulü tercih edilmiş olduğundan, bilirkişinin mütecavizin elde ettiği net kazancı hesaplaması gerektiğini, bunun ise; davalının ticari defterleri üzerinden satış faturaları incelenerek hesaplanacak bir husus olduğunu, hesap bilirkişisinin raporunda yalnızca 2016 tarihinden itibaren neye dayalı olduğu anlaşılmayacak şekilde seçmece bir kısım kalıbın hurda kayıt bilgisine yer verildiğini, ayrıca neden yalnızca 53721, 61112, 61633-4, 67115, 67145-6, 67147-8 nolu kalıplarla sınırlı inceleme yapıldığının da anlaşılamadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, faydalı modele tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının önce 09.10.2019 tarihli delil tespiti talebi ile davalı taraf fabrikasında tecavüze dair keşif ve bilirkişi raporu alınmasını talep etmiş olduğu, tespit dosyasında makine mühendisi bilirkişi raporu olduğu, ardından işbu eldeki davayı açarak tescilli faydalı modeline tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davacı şirket yetkilisi olan ...'in, davalı şirkette kalıp bakım bölümünde çalışmış olduğu ve bu kalıplara dair birtakım yazılı önerilerde bulunduğu hususu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.

Davacı tarafça, davacı şirketin yetkilisi olan bu şahsın buluşuna dair önerisinin daha sonra davacı şirket adına 05.07.2017 tarihinde TPE nezdinde faydalı model olarak tescili için başvuru konusu yapıldığı, bu tarihten itibaren 10 yıllık koruma alındığı ve dava tarihi itibariyle de bu korumanın devam ettiği, davalı şirketin ise izinsiz olarak bu tescilli faydalı modele konu buluşu kalıplarında taklit ederek kullanmak suretiyle, faydalı model haklarına tecavüz eyleminde bulunduğu ileri sürülmüş, davalı tarafın süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde ise; tecavüz iddialarını inkar ettiği, bahse konu faydalı modelin buluş niteliği olmadığını, davadışı ... ve diğer iş arkadaşlarının fikir teatisi sırasında ortaya çıkmış olup, davacı tarafa ait olmadığını, kaldı ki Japonya'daki firmadan gelen e-mail ve ekindeki fotoğraftan da görüldüğü üzere 2010 yılından beri kendilerince kullanılmakta olan bir sistem olduğunu savunduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece talimat yoluyla keşif ve bilirkişi heyet raporu alındığı görülmüş olup, davacı tarafça bu rapora ayrıntılı ve gerekçeli olarak itirazlarda bulunulduğu, ancak mahkemece bu itirazları karşılayacak yeni bilirkişi raporu alınmadan ve gerekçeli kararda da itirazlar karşılanmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı açık olmakla, kararın eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.

Davalı tarafça, faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair bir dava açılıp açılmadığı dosya kapsamından anlaşılamamakta olup, öncelikle bu hususun aydınlatılması, akabinde sonucuna göre davacı tarafın eksik toplandığını ileri sürdüğü tüm delillerinin belirlenmesi, davalı tarafça sunulup mahkemece alınan rapora ve karara da karara dayanak yapılan, dava sonrası tarihli e-mail ve herhangi bir bilgi/tarih içermeyip, her zaman temini mümkün fotoğrafın cevap dilekçesi ve delil sunma süresinden sonra sunulduğu hususu üzerinde durularak, davacının toplanmayan tüm delilleri toplanarak, delil tespit dosyasındaki rapor ve 2014 tarihli kaizen öneri formundaki hususlarda gerekli karşılaştırmaları da içerecek şekilde ve davacının itirazlarını karşılayacak şekilde ve esasa dair farklı bir bilirkişi heyetinden (otomotiv bilirkişi - makine mühendisi bilirkişi ve marka-patent-faydalı modeller hususunda uzman bilirkişiden oluşacak heyetten) rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olduğundan, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/77 Esas - 2021/174 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3.İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

4.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog