Esas No
E. 2023/8977
Karar No
K. 2023/12435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/8977 E.  ,  2023/12435 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2320 E., 2023/1035 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/68 E., 2021/535 K.

Taraflar arasındaki davalı Kurumca davacı hakkında yanında çalıştırdığı sigortalıların bildirimlerinin bulunmadığı ve buna göre 5510 sayılı Kanun'un geçici 80 inci maddesi hükmündeki teşvikin iptali ile oluşturulan borç nedeniyle Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde ;... Sosyal Güvenlik Denetmenlerince işyerine 17.09.2020 tarihinde denetime gelindiğini, iş yerinde çalışmayan ... T.C. Kimlik Numaralı ... ve çalışmak üzere 17.09.2020 tarihinde sözleşme imzalamaya gelen ... T.C. Kimlik Numaralı ...’ın o anda durumlarını açık ve net bir şekilde ifade etmelerine rağmen çalışıyor diye tutanak tutulduğunu, denetmenlerin zorlaması sonucu bu iki kişiye tutanak zorla imzalatıldığını oysa ki, 5510 sayılı Kanun kapsamında kesilecek idari para cezalarında cezanın dayanağı mutlaka işveren mükelleflere tebliğ edilmesi gerektiğinin Anayasal bir zorunluluk olduğunu beyanla, davanın kabulü ile ifadelerini dikkate almayarak tutulan tutanağın iptal edilmesine, tutanağa istinaden tarafına salınan 21.04.2020 tarihinde yayımlanan 2020/10 sayılı genelge gereği 863,45 TL’lik Asgari Ücret Desteğinin geri alınmasına ait Komisyon kararının iptal edilmesini, yargılama harç ve giderleri ile diğer ücretlerin davalı idare üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".... Her ne kadar kurum denetmenleri tarafından ... ve ...'ın davacıya ait iş yerinde sigortasız çalıştırıldığına ilişkin tutanak tutulmuşsa da dinlenen davacı tanıkları ve kamu tanıklarının ortak beyanında ...'ın davacı iş yerinde çalışmadığı, babasının muhabecisine evrak getirmesi sebebiyle orada bulunduğu. ...'ın ise iş görüşmesi nedeniyle işyerinde bulunduğu, tanık beyanları ile anlaşılmakla yapılan kolluk araştırması ve SGK kayıtlarından o tarihte ... kolejinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki tüm tespit, belgeler, tanık beyanı birlikte ele alındığında; davacının davasının kabulüne dava dışı ... ile ...'ın davacıya ait işyerinde 17.09.2020 tarihinden önce sigortasız çalıştırılmadığının tespiti ile ... Sosyal Güvenlik Denetmenlik Servisi tarafından 17.09.2020 tarihinde yapılan denetim sonucu 21.04.2020 tarihinde yayımlanan 2020/10 sayılı Genelge gereği 863,45 TL 'lik asgari ücret desteğinin geri alınmasına ilişkin Komisyon kararının iptaline dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunun açık olduğunu,davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddi gerektiğini belirterek aksine verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihbar üzerine Kurum denetim görevlilerince davalıya ait işyerinde denetim başlatıldığı, kurum görevlilerince yapılan fiili denetimde çalışan 5 kişini tespit edildiği, bunlardan 3 tanesinin sigorta bildirimlerinin yapıldığı, iki tanesinin yapılmadığının görüldüğü, Kurum denetim görevlilerince düzenlenen raporda işyerinde kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığının belirtildiği, bu rapora dayanılarak Kurum tarafından kayıt dışı çalışılan kişiler yönünden prim ve hizmet belgelerinin verilmesinin istendiği ve davacı hakkında uygulanan teşvik işlemlerinin iptal edildiği, davacının yaptığı itirazın Kurum tarafından reddedildiği, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığı, yargılama kapsamında kayıt dışı çalıştığı belirtilen kişiler beyanlarında, denetim esnasında işyerinde çalışmadıklarını, birisi işyerine iş görüşmesine gelip, sözleşme imzalayacağını, diğeri de dava dışı muhasebe çalışanı olduğunu ve işyerinde muhasebe evraklarını getirdiğini belirttikleri, dinlenen bordro tanıkları da beyanlarında denetim görevlilerinin geldiği gün kayıt dışı çalıştığı iddia edilen ve haklarında tutanak düzenlenen kişilerin işyerinde çalışmadığını belirttikleri anlaşılmaktadır.

Somut olayda, her ne kadar Kurum tarafından davacıya ait işyeri yönünden kayıt dışı sigortalı çalıştığı gerekçesiyle işlem yapılıp, teşvik indirimleri iptal edilmiş ise de, kayıt dışı çalıştığı iddia edilen kişilerle ilgili işyerinde kayıtlı olarak çalışan şahıslar beyanlarında denetim günü ilgili kişilerin çalışmadığını belirten beyanları dikkate alınarak verilen mahkeme kararı yerinde olmuştur. Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunun açık olduğunu,davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddi gerektiğini belirterek aksine verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı yanında davalı Kurumca çalıştıklarına dair yapılan tespit nedeniyle şirketin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereği belge istemine ilişkin işlem sonrasında, teşvik şartlarının kaybedildiği gerekçesi ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 80 inci maddesinde yer alan teşvik hükümlerinin de iptali ile oluşturulan borcun iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 80 inci maddeleri hükümleridir.

3.Değerlendirme

Eldeki davada, davalı Kurumca yapılan tespit nedeniyle davacıya ait işyerinde çalışırken tespit edilmesi nedeniyle sigortalı olduğu kabul edilen, dava dışı ... ile ... hakkında fark prim tahakkuku ve çalışmaya ilişkin bordro ve belge istemi yanında, 5510 sayılı Yasa'nın geçici 80 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinin da kurumca iptal edildiği ve bu davada çalışma olmadığı gerekçesi ile Kurum işlemlerinin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıların çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının veya hak sahiplerinin de davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalının hak sahiplerinin davaya HMK 124 üncü madde uyarınca katılımının sağlanması (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalıların gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.