Esas No
E. 2023/9130
Karar No
K. 2023/12443
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/9130 E.  ,  2023/12443 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1647 E., 2022/1709 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2019/641 E., 2021/156 K.

Taraflar arasındaki 4447 sayılı Kanun'un geçici 17 nci maddesinde yer alan teşvikten yersiz faydalandığı gerekçesi ile iptal ve davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile teşvikten faydalandırılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun ... işyeri sicil numaralı işvereni olan müvekkilinin 687 sayılı KHK ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen geçici 17 nci madde kapsamında, 2 işçi daha çalıştırmaya başladığını, çalıştırmaya başladığı işçilerinin aylık prim ve hizmet bildirgelerini, SGK Portalı'ndan 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen geçici 17 nci maddeye uygunluğunu kontrol ederek, kanuni süresi içerisinde verdiğini, SGK Sistemi de destekten yararlandırarak bildirgeleri aldığını, müvekkilinin 2019 yılı Ağustos ayına ait prim ve hizmet bildirgesini sistemden vereceği zaman, 2017 yılı Nisan-Aralık dönemleri arası 9 aylık prim (5.417,03 TL) ve işsizlik borcu (471,08 TL) ile gecikme zammı (2.733,72 TL) olmak üzere toplam 8.621,83 TL borç tahakkuk ettirildiğini ve işveren desteğinden yararlandırılmadığını (2019 yılı 8. ayı itibariyle) gördüğünü, bu durum üzerine müvekkilinin, tahakkuk ettirilen borcun kaldırılması ve işveren desteğinin devamının sağlanması zaviyesinden, SGK Nevşehir İl Müdürlüğüne 19.09.2019 tarihinde dilekçe verdiğini, ancak SGK Nevşehir İl Müdürlüğü, 25.09.2019 tarihli cevabi yazısında; ''...itirazınız üzerine yapılan incelemede... dilekçenize istinaden yapılacak işlem bulunmamaktadır.'' diyerek, müvekkilinin itirazını reddettiğini, cevabi yazının 02.10.2019 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili hakkında tahakkuk ettirilen 5.417,03 TL prim borcu, 471,08 TL işsizlik borcu ve 2.733,72 TL gecikme zammının iptali/kaldırılması ile müvekkilinin işveren desteğinden yararlandırılması talebiyle kanuni süresi içerisinde Kayseri 1.

İdare Mahkemesine dava açıldığını, Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 2019/1122 Esas, 2019/1017 Karar sayı ve 07.11.2019 tarihli kararı ile uyuşmazlığı çözme görevinin, adli yargı mercilerinde olduğu (İş Mahkemesi) gerekçesiyle ''Görevsizlik Kararı'' verdiğini, kararın taraflara 20.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştiğini, destekten yararlanan işverenlerin, yaralanma şartlarını haiz olup olmadıklarını her ay düzenli kontrol etme, Sosyal Güvenlik Kurumunun görevi ve yükümlülüğü olduğunu, görevini yerine getirmeyen davalı kurumun işverene yaklaşık 2 yıl sonra borç tahakkuk ettirmesinde, hukuka uyarlık bulunmadığını, davanın kabulü ile müvekkili hakkında tahakkuk ettirilen 5.417,03 TL prim borcu, 471,08 TL işsizlik borcu ve 2.733,72 TL gecikme zammının iptaline/kaldırılmasına, müvekkilinin işveren desteğinden yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce benimsenen 26.02.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda hesaplandığı üzere, Kurumca davacıya çıkartılan prim, işsizlik ve gecikme zammı borçları işlemlerinin usulüne uygun olduğu, işveren desteklerinin tamamının prim borcu olmayan işverenler için uygulandığı, davacının da kurum ile davası nedeniyle halihazırda ihtilaflı tutarı ödenmemiş olduğu anlaşıldığından işveren desteğinden faydalanamayacağı, iş bu davaya konu bedelin ödenmesinden sonra ve işverenin prim borcu kalmadığı takdirde yararlandırılmasının kurumca yapılacak idari işlemlerden olduğu anlaşılmakla, neticede kanıtlanamayan davanın reddine" dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, esasen teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğini ve davaya konu talebi hakkında davalı Kurumca faydalandırılması gerektiğini belirterek, buna göre de usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili Kurum işlemlerinde hata olduğunu, davaya konu talebi hakkında davalı Kurumca faydalandırılması gerektiğini belirterek, buna göre de usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 4447 sayılı Kanun'un geçici 17 nci maddesinde yer alan teşvikten yersiz faydalandığı gerekçesi ile iptal ve davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile teşvikten faydalandırılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4447 sayılı Kanun hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.