Esas No
E. 2020/2507
Karar No
K. 2024/220
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/2507 Esas

KARAR NO: 2024/220

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 27/09/2019

NUMARASI: 2017/901 E. - 2019/808 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/02/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilinin nakit ihtiyacı sebebi ile davalı ...' dan 236.000,00-TL nakit borç talebinde bulunmuş, buna karşılık olarak ... Bankası Kağıthane Meydan Şubesi tarafından düzenlenecek 230.000,00-TL bedelli teminat mektubunu davalıya vermeyi kabul etmiş ve bu şekilde aralarında bir sözleşme akdedilmiş olduğunu, banka teminat mektubu hazırlanana kadar müvekkilinin borcunun teminatını oluşturmak amacıyla ... Bankası Yenibosna Radar Şubesi ... nolu hesaba ait 30/06/2017 tarihli ... seri nolu 92.000,00-TL, 30/08/2017 tarihli ... seri nolu 72.000,00-L ve 30/09/2017 tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL bedelli çekleri vermiş olduğunu, davalının sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken 236.000,00-TL ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine teslim edilen çeklerin geri istenmesine rağmen müvekkile iade edilmediğini , bu arada çekleri bankaya ibraz ederek arkasını yazdıran davalının müvekkili aleyhinde icra takipleri yapmaya başladığını, 16538 seri nolu 92.000,00-TL bedelli çek için İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu beyanla müvekkilinin davalıya 236.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine, davalının elinde bulunan çeklerin istirdadına haksız icra takipleri sebebi ile % 20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20017/898 esas sayılı dava dosyasında; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 18/08/2016 tarihli sözleşme ile 187.500,00 TL nakit borç para temin ettiğini, buna karşılık sözleşmede belirtilen ... Bankası Yenibosna Radar Şubesine ait 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunun kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin davalıya sözleşmede belirtilen vade ve tutarlara uygun olarak 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin kendisine teslim edilen teminat mektubunu nakde çevirdiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin ödemesi gereken 20/05/2017 vadeli 18.750,00 TL ve 20/06/2017 vadeli 18.750,00 TL düşülecek olursa davalının 142.500,00 TL haksız ve fazla kazanç elde ettiğini beyanla haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 142.500,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesi özetle; bu dava müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemeye matuf afaki iddialar içermekte olduğunu, davacı taraf ödeme yerine geçen bir kambiyo evrakı ile borcunu ödemiş ve dava konusu çekleri müvekkile teslim etmiş olduğunu, dava konusu çekler sebebinden mücerret borç ikrarını içeren bir kambiyo evrakı olduğunu, davacı taraf takip konusu yapılan çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, müvekkilin elinde bulunan çeklerin istirdatını iddia ettiğine göre bu iddiasını HMK uyarınca aynı nitelikte yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğunu, dava kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine dair olduğu için konunun kambiyo, ispat hukuku ve muvazaa açısından ele alınması gerektiğini, davacı taraf çeklerdeki imzayı inkar etmemiş, takibe konu yapılan çekler sebebiyle müvekkile borçlu bulunmadığının iddia ederek borçlu olmadığının tespitini istemiş olduğunu, çeklerde bulunan imza inkar edilmediğine göre davacı çek dışında temel talebinin karşılanmasını istemekte olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davacının kötü niyet olması sebebiyle % 20' den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20017/898 esas sayılı dava dosyasında; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereği davacının müvekkilinden 187.500,00 TL borç para aldığını ve bu borcunu geri ödeme hususunda 18/08/2016 tarihinde protokol yapıldığını, borcun teminatı olarak 180.000,00 TL tutarında teminat mektubu verildiğini ve protokole uyulmamasının cezai şartı olarak teminatın irat kaydedileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, 20/06/2017 tarihinde 18.750,00 TL ödeme yapmayı davacının taahhüt ettiğini, ancak belirlenen vadelerde ödeme yapılmadığını, davacının protokol şartlarını ihlal etmesi nedeniyle müvekkilinin protokolden kaynaklı alacakları baki kalmak kaydı ile teminat mektubunu irat etmek üzere nakde çevirdiğini, bu işlemin borca mahsup olmayıp davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle teminat mektubunun irat kaydedilmesi işlemi olduğunu beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece "Asıl ve birleşen davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin asıl dava yönünden gerekçesinde, davalı taraf senet metnini talil mahiyetinde savunmada bulunmadığını, ödeme aracı mahiyetindeki dava konusu çeklerin teminat olarak verildiklerini ve bedelsiz olduklarını ispat yükü davacı üzerinde olması gerektiğini, davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, bu yönde yazılı delil sunamayan ve yemin deliline de dayanmayan davacının davasını reddi gerektiğinin beyan edildiğini , dosya incelendiğinde dosyada mevcut dava dayanağı ve davalının da kabul ettiği yazılı sözleşmenin 3. maddesinde açık ve net olarak: "ödeme yapılan tutarların teminattan düşülerek teminatın ödenen kısmı kadar iade edilerek kalan borçlu tutar kadar iade edilecektir" şeklinde düzenleme yapıldığını, yani mahkemenin gerekçesinin aksine yazılı sözleşme ve sözleşmede de açıkça hüküm olduğunu, bu durumda yerel mahkeme delilleri takdirde yanılgı ile yazılı delillere aykırı hüküm kurmuş olduğunu, bilirkişi raporuna aykırı karar olarak; her iki tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve her iki tarafın defterlerine göre müvekkil şirketin davalıya borçlu olmadığı bilirkişi raporu ile de tesbit edilmiş iken bu rapora aykırı karar verilmesi açıkça delillere ve yasalara aykırı olduğunun kesin ve net olduğunu, ayrıca davalı vekili 28.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde "anılan borcun sebebi davacının belirttiği üzere 18/08/2016 tarihinde taraflar arasında akdedilen protokole konu nakit borç para verilmesidir" bu husus gerek davacı dilekçesi ve gerek cevap dilekçemiz ve gerekse dosyaya mübrez sözleşme ile sabit olduğu şeklindeki beyanı ile mahkeme kararının ve gerekçesinin aksine; borcun yani çeklerin sebebini açıkladığını ve kabul ettiğini, dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere müvekkil şirketin nakit ihtiyacı sebebiyle davalı ...'dan 236.000,00 TL nakit talebinde bulunulduğunu, buna karşılık olarak halk bankası kağıthane meydanı şubesi tarafından düzenlenecek 230.000,00 TL bedelli teminat mektubunu davalıya vermeyi kabul ettiğini ancak banka teminat mektubunu hazırlayana kadar müvekkil şirketin borcunun teminatını oluşturmak amacıyla ... Bankası Yenibosna Radar Şubesi 30/06/2017 tarihli ... seri nolu 92.000,00 TL 30/08/2017 tarihli ... seri nolu 72.000,00 TL , 30/09/2017 tarihli ... seri nolu 72.000,00 tl bedelli çekleri davalı ...'ya verdiğini, davalılar sözleşme gereği ödemesi gereken 236.000,00 TL'lik kısmını ödemediklerini, davanın konusu da bu konudaki menfi tesbit davası olduğunu ve bilirkişi raporu ile ve davalının yukarda aktardığımız kabul beyanı ve protokol ile ispatlandığını, ancak yerel mahkeme yanılgılı yorum yaparak delillere aykırı olarak davayı reddettiğini, 2017/898 Esas nolu birleşen dava yönünden istinaf sebeplerinin ise; dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere, müvekkil şirketin nakit ihtiyacı sebebiyle davalıdan 18.08.2016 tarihli yazılı sözleşme ile davalıdan 187.500,00.TL nakit borç para temin ettiğini, buna karşılık olarak sözleşmede belirtilen vakıflar bankası yenibosna radar şubesine ait 180.000,00 TL bedelli teminat mektubu da davalının kendisine teslim edildiğini, borcun geri ödenmesi ile ilgili olarak yine aynı sözleşmede vadeler ve ödeme miktarları belirlendiğiin, müvekkil şirketin, davalıya sözleşmede belirtilen vade ve tutarlara uygun olarak 150.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davalı şirket kendisine teslim edilen 180.000,00 TL lik teminat mektubunu hukuka aykırı olarak ödenen miktarları mahsup etmeksizin nakde çevirdiğini ve müvekkilinden haksız olarak fazla kazanç sağladığını, 187.500,00.tl. tahsil etmesi gerekirken 310.000,00. TL. tahsil ettiğini, yani 123.000,00.TL'lik kısmın haksız yere fazladan tahsil edildiğini, davanın konusu kısaca menfi tesbit ve istirdat davasından ibaret olduğunu, yerel mahkemenin de davayı reddettiğini, red gerekçesinin ise: "kalan taksitlerin ise vadelerinde ödenmedikleri gibi vadeden itibaren sözleşmede kararlaştırılan 10 günlük mehil içerisinde de ödenmedikleri açıktır. buna göre davalının sözleşmenin 5. maddesi uyarınca hem ifayı hem de ifaya ekli ceza-i şartı talep etme, başka ifade ile teminat mektubunu nakde çevirme hakkı doğmuş olduğundan, davacının fazladan istirdat talebi yerine görülmemiş ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm kurduğunu,

Davalı vekili de dilekçesinde belirttiği üzere taraflar arasında bu şekilde teminat mektubu karşılığı nakit para alışverişi daha öncesinde de yapıldığını, dolayısıyla her iki tacir arasında bu şekilde sözleşme, teminat mektubu ve nakit ödemesi şeklinde ticari ilişkiler bu zamana kadar sürdürüldüğünü, bu nedenle, taraflar arasında görülecek davada tarafların ticari defter ve kayıtlarının da esas alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi zaruretinin doğduğunu, tacir olan yanlar teminat mektubunun düzenlenmesine neden olan ilişkiyi açıkladıklarından, uyuşmazlık da bu çerçevede hiç olmazsa cezai şartın tenkisi yönünden inceleme yapılarak hakim tarafından uygun bir cezai şart kabulü ile hüküm verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi delillere, yazılı sözleşmeye, tarafların kabulüne, bilirkişi raporuna aykırı olduğundan kararın ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap:

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ilk derece mahkemesinin 2017/901 Esas sayılı dosyasında açılan davasında müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemeye matuf afaki iddialar ileri sürdüğünü, davacı taraf ödeme yerine geçen bir kambiyo evrakı ile borcunu ödeyerek dava konusu çekleri müvekkile teslim ettiğini, dava konusu çekler sebebinden mücerret borç ikrarını içeren bir kambiyo evraklarından ibaret olduğunu, davacı taraf takip konusu yapılan çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, müvekkilinin elinde bulunan çeklerin istirdatını iddia ettiğine göre bu iddiasını HMK uyarınca aynı nitelikte yazılı delille kanıtlamak zorunda iken yargılama süresince bu yönde herhangi bir delil sunamadığını, haksız iddialarını ispat edemediğini, bir takım haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplerle müvekkil adına kendileri hakkında başlatılan takiplerden dolayı borçlu olmadıklarını ve müvekkile yaptıkları ödemelerin istirdadını davacı taraf vekilinin talep ve dava ettiğini, davacının iki ayrı dosyada açmış olduğu davaları yargılama aşamasında usul ekonomisi gereğince birleştirilerek yargılamaya devam edildiğini ve yargılama neticesinde davcının haksız talepleri ile davalarının reddine karar verildiğini, davacının nispi harç yatırmadığını , ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davalarda vermiş olduğu kararların yasa ve usule uygun olduğunu istinaf taleplerinin reddine, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Asıl dava İİK'nun 72 maddesine dayalı menfi tespit ve çek istirdadı, birleşen dava ise istirdat istemine ilişkindir.Asıl davada davacı, 236.000,00-TL nakit borç karşılığında davalıya ... Bankası Kağıthane Meydan Şubesi tarafından düzenlenecek 230.000,00-TL bedelli teminat mektubunu davalıya vermeyi üstlendiğini, banka teminat mektubunu hazırlanana kadar borcun teminatını oluşturmak amacıyla ... Bankası Yenibosna Radar Şubesine ait 30/06/2017 tarihli ... seri nolu 92.000,00-TL, 30/08/2017 tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL ve 30/09/2017 tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL bedelli çekleri verdiğini, davalının üstlendiği 236.000,00-TL ödemeyi yapmadığını, çekler de iade edilmediğini ve icra takiplerine başladığını , davalıya 236.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine, davalının elinde bulunan çeklerin istirdadına kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı, davalıdan 18/08/2016 tarihli sözleşme ile 187.500,00 TL nakit para karşılığı ... Bankası Yenibosna Radar Şubesine ait 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunu teslim ettiğini, sözleşmede belirtilen vade ve tutarlara uygun olarak 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin teminat mektubunu nakde çevirdiğini, sözleşmeye göre 20/05/2017 vadeli 18.750,00 TL ve 20/06/2017 vadeli 18.750,00 TL ödenmesi gereken borç düşüldüğünde davalının 142.500,00 TL fazla kazanç elde ettiğini beyanla fazla ödenen bedelin tahsilini talep etmiştir. Davalı ise çeklerin borcun karşılığı ödeme aracı olarak teslim edildiğini, birleşen davada ise sözleşmeye uyulmaması halinde cezai şartı olarak teminatın irat kaydedileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, sözleşmenin ihlali nedeniyle teminatın nakde çevrilmesi işleminin borca mahsup işlem olmayıp irat kaydedilmesi işlemi olduğunu beyan etmiştir. Asıl davanın konusu kambiyo senedi olan çeklerin bedelsizliği iddiasıdır. Birleşen davanın konusu ise, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan cezai şart hükmü gereği davalının borcun ifası haricinde ayrıca teminatı cezai şart olarak irat kaydetmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen dava hakkında esastan ret kararı verilmiş ise de; Bilindiği üzere, konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu bu davada, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca gerekli harcın alınmış olmasının mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini gerektiği, 30. ve 32. Maddelerine göre yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır. Bu yasal düzenlemede mahkemenin esastan yada usulden davanın reddi veya davanın kabulü kararı vermesi konusunda bir ayrım yapılmamıştır. Mahkemenin bu emredici kurallara göre harcı ikmal ettirmeden yasal olarak yargılamaya devam etme ve hüküm aşamasına gelme imkanı olmadığından harcı tamamlattırdıktan sonra yine delilleri değerlendirerek davanın usulden yada esastan reddi veya kabulü kararı verebilecektir. Harcın tamamlanmaması halinde esasa ilişkin bir karar değil davanın açılmamış sayılması kararı verilecektir. Dolayısıyla bu eksikliğin istinaf aşamasında değil ilk derece mahkemesince giderilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Ayrıca İstinaf dairesinin verdiği karara karşı temyiz yasa yolunun açık olup olmadığı bir başka anlatımla verilecek kararın kesin olup olmayacağı da HMK 362/1-a maddesi gereği harçlandırılan dava değerinin tespit edilmiş olmasına bağlıdır.Eldeki dosyada, dava değeri üzerinden harç alınmadığı, ancak harçlandırılmamış dava değeri üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle yargılamanın yürütülmesine ilişkin zorunlu usuli işlemler yapılmamış olduğundan esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜ ile;2-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih, 2017/901 E. 2019/808 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.