4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/14669 E. , 2023/3439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destek tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.07.2016 tarihinde davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesiyle sigortalı araçla gerçekleşen tek taraflı kazada müvekkili ...'ın eşi, diğer müvekkillerinin babası olan sürücü ...'in vefat ettiğini, kazanın murisin kusuruyla gerçekleştiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir müvekkili için 100,00'er TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin tam kusuruyla kazanın gerçekleştiğini, tazminat talebinin teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tek taraflı gerçekleşen kazada sürücünün tam kusurlu olduğunu, gerek kaza gerek poliçe tarihi nazara alındığında 01.06.2015 tarihinde sonra yürürlüğe giren trafik sigortası yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, anılan genel şartların A.3 ve A.5 maddeleri uyarınca davalı sigortanın üçüncü kişinin zararından sorumlu tutulabileceğini, sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, genel şartların A.6 maddesi uyarınca destek şahsın kusuruna denk gelen destek taleplerinin teminat kapsamında kalmadığını, sürücü tam kusurlu olduğu için davacıların destek tazminatı talep edemeyecekleri gererekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile, poliçe tarihi olan 27.07.2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 92 nci maddesinde destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı kaldığına dair bir düzenleme bulunmadığını, 14.04.2016 tarihinde yasa hükmünde yapılan değişikliğin müvekkili hakkında uygulanamayacağını, KTK'nın 95 inci maddesine göre sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yeni Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, % 100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü desteğin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı, poliçenin teminat başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda; sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz delikçesinde; 14.04.2016 tarihli 6704 sayılı yasayla 2918 sayılı Yasa’nın 90 ve 92/i maddelerinde yapılan değişiklikle Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarihli 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı ile; iptal edildiğini, ... poliçe teminatının Genel Şartlar'la belirlenmesinin yasal dayanağının ortadan kalktığını, Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuka aykırı olan maddeler iptal edilerek hukuk dünyasından kaldırıldığını, poliçenin tanzim tarihinin iptal kararından önce olmasının olayda iptal edilen maddenin uygulanmasını gerektirmediğini, Yasa'nın 92 nci maddesinde teminat dışı kalan hallerin sınırlı şekilde zikredildiğini, ortada yürürlükte olan bir yasa hükmü varken, Genel Şartlar'da yapılan değişiklik ile sigorta poliçesinin teminatının kapsamının daraltılamayacağını, kaldı ki ; 2918 sayılı Yasa'nın 95 inci maddesinin "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez" hükmünü ihtiva ettiğini ve 95 inci maddenin halen yürürlükte olduğunu, belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.