11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/560 E. , 2023/10764 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/4668 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2013 tarihli ve 2012/819 Esas, 2013/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2015/11781 Esas, 2017/9622 Karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2017/228 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın 19.06.2019 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/16864 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149164 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149164 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarihli kararına karşı sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19/04/2017 tarihli ve 2015/11781 esas, 2017/9622 karar sayılı ilamı ile söz konusu kararın bozulduğu, anılan Mahkeme kararına karşı sadece sanık tarafından temyize başvurulduğu, aleyhe temyiz yoluna başvurulmadığı ve söz konusu kararın da sanık aleyhine bozulmadığı, bu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19/04/2017 tarihli ilamından önce tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 2 yıl hapis ve 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarih ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326'ncı maddeleri uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
3.Sanık tarafından Mahkemeye hitaben sunulan 24.01.2022 tarihli dilekçe ile dosyanın eski hale getirilerek temyiz dilekçesi ile beraber Yargıtay Ceza Dairesine gönderilmesi talep olunmuş, Mahkemenin 31.01.2022 tarihli ek kararı ile talebin reddine karar verilmiş ve merci Alanya 2. Ağır Mahkemesinin 18.02.2022 tarihi ve 2022/178 Değişik iş sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 311 inci maddesine göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, Mahkemenin 31.01.2022 tarihli ek kararı ile itiraz merciinin 18.02.2022 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilmiştir.
4.Somut olayda; öncelikle temyiz incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, temyiz yasa yolu sonuçlandırılmadan bu haliyle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmıştır.
5.İnceleme konusu hükmün bu aşamada olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.