Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/1545
Karar No
K. 2023/1273
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1545 E.  ,  2023/1273 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/1545
Karar No: 2023/1273
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …'ya vesayeten …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, … Hafriyat İnşaat Nakliyat ve Otomotiv Sanayi Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:

Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısında, şirketin adreste bulunamadığından bahisle ödeme emirlerinin bilinen adreslerde tebliğ edilemediği hususu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde öngörülen şahıslara imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmeden, tebliğ alındısının üzerine sadece dağıtıcı tarafından imza ile iade şerhi konulmak suretiyle merciine iade edildiği tespit edilmiştir.

Akabinde düzenlenen dosyada mübrez 14/09/2009 tarihli adres tespit tutanağında, tutanağın anılan ödeme emirlerinin tebliğ işlemlerine yönelik düzenlendiği yönünde açıklama ve ifadenin bulunmadığı, sözü edilen tutanağa istinaden ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmadığı halde, söz konusu borçların asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/02/2022 tarih ve E:2018/396, K:2022/601 sayılı kararı: Asıl borçlu şirketin bilinen adreslerini terk ettiğinin muhtar nezdinde usulüne uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanakları ile ortaya konulduğu ve kanunun amaçladığı anlamda tebliğ imkansızlığının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Dolayısıyla, olayda ilanen tebliğ için öngörülen şartlar gerçekleştiğinden, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, usulüne uygun olarak yapıldı ise, asıl borçlu şirket tarafından ödeme emirlerine karşı dava açılıp açılmadığı, asıl borçlu şirket nezdinde mal varlığı araştırılması yapılarak amme alacağının tahsil edilebilirlik imkanının olup olmadığı gibi diğer hususlar araştırılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesinin, mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararını bozmuştur. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Bölge İdare Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu … Hafriyat İnşaat Nakliyat ve Otomotiv Sanayi Limited Şirketi adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri … Mah. … Sok. Bina No:… Bahçelievler/İSTANBUL'' adresine tebliğe çıkarılmış, tebliğ alındısında herhangi bir şerh ve imzaya yer verilmemiş 14/09/2009 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile usulüne uygun olarak asıl borçlu şirketin söz konusu adresi terk ettiği hususu mahalle muhtarı ve memur imzasıyla tespit edilmiştir.

Ayrıca, asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ise … Merkez Mah. …. Sokak Beylikdüzü/İSTANBUL'' adresine tebliğe çıkarılmış, tebliğ alındısında herhangi bir şerh ve imzaya yer verilmemiş 18/09/2009 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile usulüne uygun olarak asıl borçlu şirketin söz konusu adreste olmadığı, adresin boş ve kapalı olduğu, isim ve imzadan imtina eden komşusunun muhatabı ismen tanımadığı, muhatap adresi nakil almadan terk ettiği için ikinci adresin bilinmediği hususu mahalle muhtarı ve memur imzasıyla saptanmıştır. Bunun üzerine anılan ödeme emirleri ilanen tebliğ edilmiş, kamu alacağının davacıdan tahsil edilememesi üzerine dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur. Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.

Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır. Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur. Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."

Kanun'un 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde ise muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması nedeniyle gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiş, 104. maddesinde ise ilanen tebliğin şekil şartlarına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Asıl amme borçlusu davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce adres tespit tutanaklarıyla şirketin, adresinde bulunamadığı hususu 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usullere uygun olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle anılan ödeme emirleri yönünden 213 sayılı Kanun'un 103. maddesinde öngörülen ilanen tebliğe ilişkin koşulların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve ilanen tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığından ısrar kararının bozulması gerekmiştir. Diğer taraftan, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edilmesinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen şekle uygun olup olmadığı yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulacağı tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 01/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog