Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/03/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR : 1-

VEKİLLERİ 2-

VEKİLİ: Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 05/02/2024
YAZIM TARİHİ: 06/02/2024

Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 17/03/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine başlattığı Konya .. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı icra takibine konu 06/09/2016 tanzim tarihli 440.000,00 TL bedelli senedin, araç satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, takip konusu senedin kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek; müvekkilleri davacıların davalıya söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçluların kendi aralarında yaptığı protokol sözleşme vb. Tarafları bağlayıcı olup üçüncü şahısları bağlayıcılığının bulunmadığını dolayısıyla müvekkili şirketin taraf ehliyeti bulunmadığını, şartlı bononun hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, davaya konu icra dosyasındaki diğer borçlu ... ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasındaki yapılan sözleşme gereği anlaşılan miktar olan 440.000.TL ödemenin taahhüt edildiği şekilde yapılmış olmasına rağmen, aracın devrinin yapılmadığını, diğer borçlu ile yaptıkları görüşme neticesinde, 06/10/2016 tarihli protokolde belirtilen ödemeyi yaptığını ancak sonrasında davacı şirketin aracın kaydını veremediğini, sürekli kendisini oyaladığını, bunun üzerine borçlu şirketin kendi imkanlarıyla araç malikine ulaştığı, araç malikinin de davacının kendisinden habersiz olarak aracı sattığını, davacıdan alacaklı olduğunu, dolayısıyla araç bedeli olan 360 bin TL'yi almadan satışını veremeyeceğini beyan etmesi üzerine, araç malikine 360 bin TL ödeme yaptığını ve aracın kaydını Konya ... Noterliği'nde 15.09.2017 tarihli ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile aldığını beyan ettiğini, bu ödemeye ilişkin dekontların suretini de taraflarına sunduğunu, daha önceki açılan icra hukuk dosyalarında bu belgelerin mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde yapılan anlaşmanın gereği edimlerin yerine getirilmiş ve haksız bir bedel tahsilatı yapılacakmış gibi bir tablo çizmekte olduğunu, davacı ile dava dışı diğer borçlu arasında imzalanan sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, iyi niyetli 3. kişi olması sebebi ile de teminat iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, böyle bir durum karşısında söz konusu senedin teminat senedi olduğu ve kambiyo vasfını taşımadığı iddiasıyla haksız davanın açılmasının kabul edilebilir olmadığını, davacının dava dışı borçlu olan ... Ltd. Şti'ye ikinci kez ödeme yapmak zorunda kaldığı bedelden hiç bahsetmemesi, görmezden gelmesi, sözleşmeden kaynaklı aracın devri yükümlülüğünü kendileri yerine getirmiş gibi göstermelerinin de davadaki samimiyetsizliği gösterdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince "... Somut olayda; 06/09/2016 tanzim tarihli 440.000,00 TL bedelli senedin, araç satış sözleşmesinin teminatı olarak dava dışı..... Ve Tic. Ltd. Şti'ye verildiği, ... plakalı aracın satışının dava dışı .... Ve Tic. Ltd. Şti'ye yapılması sonra senedin geçersiz olduğundan bahisle mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, davaya konu senet sureti incelendiğinde; senedin arka kısmında "iş bu senet ..... plakalı aracın satışına istinaden verilmiştir, aracın satışı verildiğinde geçersizdir. Başkaca bir amaç için kullanılamaz" ibarelerinin yer aldığı, mevcut kayıt dikkate alındığında senedin teminat senedi olarak verildiği, ayrıca 06.10.2016 tarihli sözleşmenin bu hususu desteklediği, dava dilekçesi ekinde yer alan Konya ..Noterliğinin araç satış sözleşmesi incelendiğinde söz konusu aracın sözleşmeye uygun olarak .. Ve Tic. Ltd. Şti'ye satıldığı, her ne kadar satış sözleşmesinde; satıcı davacıdan başka bir kişi olsa da teminat senedi açısında bir önem arz etmediği, senet üzerinde teminat ibaresi bulunduğundan, senet metninden anlaşılan defilerin keşideci ve aval veren tarafından senedi ciro yoluyla devralan diğer hamillere karşı da ileri sürülebileceği, senet üzerinde teminat yazısı bulunması nedeniyle sonraki hamillerin iyi niyet iddiası ile senet üzerinde hak elde edemeyeceği dikkate alınarak davacıların davasının kabulüne karar verilmiş, şartları oluşmadığından davacı vekilinin tazminat talebi reddedilmiş ..." gerekçesiyle davacı ... ve .... Tic. Ltd. Şti.’nin davalarının kabulü ile; dava konusu 06.09.2016 tanzim, 20/03/2017 vade tarihli 440.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacıların Konya..İcra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapılan takip nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, şartları oluşmadığından davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek borçluların kendi aralarında yaptığı protokol sözleşme vb. Tarafları bağlayıcı olup üçüncü şahısları bağlayıcılığının bulunmadığını dolayısıyla müvekkili şirketin taraf ehliyeti bulunmadığını, şartlı bononun hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, dosyadaki gerekli inceleme ve tahkikat yapılmadan bir hüküm kurulduğunu delil listelerinde belirttikleri delileri için gerekli tahkikatların yapılarak davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ..

E. Sayılı dosyasında davacılar ile dava dışı ...Tic.

Ltd. Şti. Hakkında davalı....Tic. Ltd.Şti. tarafından 06.09.2016 tanzim, 20.03.2017 vade tarihli 440.000,00 TL bedelli bonoya istinaden 50.000,00 TL ve ferileri yönünden Kambiyo Senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip konusu bonoda davacı .. ... Ltd.Şti.'nin keşideci, davacı..'ın avalist, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin lehtar ve davalı ....Tic. Ltd.Şti.'nin bonoyu lehtardan ciro yolu ile devralan hamil olarak yer aldığı, Davacıların, takibe konu bononun, lehtara yapılacak araç satışına istinaden teminat olarak verildiği, teminat senedine konu aracın lehtara devredildiği, takip konusu bononun teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiası ile eldeki menfi tespit istemli davanın açıldığı, davalının, iyiniyetli üçüncü kişi olduğundan bahisle teminat kaydının kendisi yönünden geçerli olmadığı savunmasında bulunduğu, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafça yargılamada ileri sürdüğü savunma sebepleriyle, mahkeme kararına karşı istinaf isteminde bulunduğu, Davacılardan . ...'ın Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine ilişkin olarak, Konya .. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...

E. Sayılı dosyası ile yetkiye ve borca itiraz istemli olarak açtığı dava sonunda, icra hukuk mahkemesince yetkiye ve borca itirazın reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine, Konya BAM 7.HD'nin 22.09.2020 tarihli ... E. - ...
K. Sayılı kararı ile İDM kararının kaldırılmasına, davacının yetki itirazının kabulüne karar verildiği, BAM kararı doğrultusunda, bu davacı yönünden yetkili Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra tabibine devam edildiği, görülmüştür.
Y. HGK'nın 2020/11-698 E.

- 2022/1545 K. Sayılı kararında;

Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir ifadeyle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693).

Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.

Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.

Bir teminat senedinden söz edilebilmesi için ya senedi düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile senedi vermiş olması gerekir.

Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def’î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Şeklinde verilen kararı çerçevesinde yapılan değerlendirmede;

Takip konusu edilen bononun arka yüzünde "İş bu senet .... plakalı aracın satışına istinaden verilmiştir. Aracın satışı verildiğinde geçersizdir. Başkaca bir amaç için kullanılamaz". şeklinde ibare yazılı olduğu, yine davacı ..... Ltd. Şti ile dava dışı....Ltd. Şti. Arasında 06.10.2016 tarihli .... plaka sayılı araca ilişkin "Araç Satış Sözleşmesi" düzenlendiği, sözleşmede teminat senedi verilmesinin de karalaştırıldığı ancak verilecek teminat senedi bilgilerinin sözleşmede yer almadığı, bonoya ve sözleşmeye konu aracın ise Konya .. Noterliği'nin 15.09.2017 tarihli Araç Satış sözleşmesi ile dava dışı ....i Tic ve San. Ltd. Şti tarafından dava dışı .... San.Ltd. Şti'ye satış ve devrinin yapıldığı, esas itibariyle bu hususlarda bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Anlatılanlar çerçevesinde; takibe konu edilen bonoda senet metninde yer alan açıklayıcı ibare nedeniyle bononun teminat olarak verildiği açık olup, teminata konu aracın dava dışı bono lehtarı ve sözleşme tarafı ... San.Ltd. Şti'ye devrinin yapılmış olması nedeniyle bedelsiz kaldığı, senedin teminat senedi olduğu ve bedelsizliğinin davacı keşideci tarafından, davalı hamile karşı da ileri sürülebileceği, bu itibarla davacı ..... Beton Ltd. Şti yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer davacı ...'ın bonoda avalist olarak yer aldığı gözetildiğinde;

Y. HGK'nın 2021/12-995 E.- 2023/825 K.sayılı kararında da ifade edildiği üzere;

Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Örneğin "hisse devrinin teminatıdır", "...ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır", “eseri ... tarihinde tamamlayamamam hâlinde ödeyeceğim”, “inşaat bitiminde ödenecektir" şeklindeki kayıtlar. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan bu gibi hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği için hükümsüzdür. Takip konusu edilen bononun arka yüzünde "İş bu senet ....plakalı aracın satışına istinaden verilmiştir. Aracın satışı verildiğinde geçersizdir. Başkaca bir amaç için kullanılamaz" şeklinde yazılan ibare nedeniyle senedin teminat senedi olduğundan, kambiyo senedi olarak kabulü mümkün değildir.

Aval, sadece kambiyo senetlerinde söz konusudur. Dava konusu senedin adi senet olması sebebiyle davacılardan ...'ın avalist olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde kefalet için öngörülen şekil şartlarının da bulunmaması sebebi ile anılan davacının kefil olarak da değerlendirilemeyeceği, bu davacı yönünden icra dosyasının davadan sonra tefrik edilmiş olması, dava konusu talebin dava tarihi itibariyle değerledirileceği, mahkeme kararının, Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti olarak anlaşılacak olması nedeniyle, davacı ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır.

Tüm anlatılanlar nedeniyle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 4.562,61 TL harçtan peşin alınan 1.140,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.421,86‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4.İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6.Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.