10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/22038 E. , 2013/25005 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/620-2012/406 Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarfından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, meslek hastalığı sonucu sigortalının sürekli işgöremezlik durumuna girmesi nedeniyle Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun 26. madde uyarınca davalı işverenden rücuan tahsiline istemiş, Mahkemece, davalı işyerinde kot kumlama işinin yapılmadığı, kot/kumaş yıkama işinin yapıldığı, işyeri ortamında silis kumu kullanılmadığı, silis kumu tozuna rastlanmadığı, dolayısıyla...’in meslek hastalığına yakalanmasında davalı şirketin kusurunun olmadığı bu nedenle sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen dosyada; sigortalı..., Çalışma Bakanlığı İş Müfettişine 27.07.2010 tarihinde verdiği imzalı beyanında “2006 tarihinde Bursada bulunan davalı İpkaş A.Ş' de sigortalı olarak 2 ay kumlama işinde çalıştım” şeklinde ifadesi olduğu görülmüştür.
Şu halde Mahkemece; Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi Muharrem Tepe ve bu işyerinde sigortalı ile birlikte çalışan işçiler tespit edilerek olayla ilgili beyanlarına başvurulmalı, sigortalı...'in de beyanı alınarak, sigortalının Bakanlık iş müfettişi ve SGK müfettişine verdiği beyanları arasındaki çelişki giderilmeli , işyerinde kot kumlama işi yapılıp yapılmadığı, sigortalının kot kumlama işinde çalışıp çalışmadığı hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.