Esas No
E. 2022/180
Karar No
K. 2024/150
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/180 Esas 2024/150 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/180
KARAR NO: 2024/150

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/10/2021

NUMARASI : 2020/300 Esas 2021/631 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALILAR

DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/11/2019
KARAR TARİHİ: 06/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 06/02/2024

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11609 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, ihtardan sonra müvekkili tarafından ödemeler yapıldığını, 03/05/2019 tarihli ihtarnamenin kredili mevduat hesabına yönelik olduğunu, hesap ekstreleri incelendiğinde Mayıs 2019 tarihinde kredi borcunun ilk gecikmesinin olduğunun anlaşıldığını, 2018-2019 yılları arasında ülkede ciddi ekonomik kriz olduğunu, müvekkili şirketin başlıca ürün tedarik ettiği firmanın ... A.Ş. olduğunu, ekonomik krize kadar herhangi bir icra takibiyle muhatap olmadıklarını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; her ne kadar icra takibi işlemiş faiz ve BSMV'ler yönünden daha fazla alacak talep edilerek başlatılmış ise de, bilirkişinin faiz ve BSMV miktarları ile ilgili hesaplamasının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine daha uygun olduğu, bilirkişi raporu esas alınarak davacının davasının kısmen kabulü gerektiği, davacı alacağının sözleşme hükümlerine göre hesaplanması mümkün olduğu için alacak belirlenebilir nitelikte olup, haksız itiraz nedeniyle davacının alacağına geç ulaştığı, bu nedenle hüküm altına alınan tüm alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davacının fazla isteminin reddine, reddedilen miktar yönünden davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığı kanıtlanamadığı için davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne; davalıların Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11609 esas sayılı icra takibine yönelik itirazlarının; 5400.....9452 (A) nolu ticari kredi kartı borcu nedeniyle; 13.550,66 TL asıl alacak, 760,88 TL işlemiş faiz, 38,04 TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 14.349,58 TL üzerinden, 1001-6299042 nolu tek hesap kredi nedeniyle; 29.901,15 TL asıl alacak, 150,00 TL işlemiş faiz ve 7,50 TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 30.058,65 TL üzerinden iptaline, icra takibindeki kredi kartı asıl alacağı olan 13.550,66 TL asıl alacağa yıllık % 28,80 oranında, tek hesap kredi borcu asıl alacağı olan 29.901,15 TL'ye yıllık % 25,80 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan 44.408,23 TL'nin % 20'sine karşılık gelen 8.881,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, davalıların koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Mahkemece özel ve teknik bilgiyi gerektirir hususlar için bilirkişiye müracaat edilebileceğini, bilirkişinin hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağını, dosya kapsamında alınan raporun hukuki nitelendirmeler içerdiğini, davaya konu kredi kartı sözleşmesinde kredi kartı borcunun vadesi gelmemiş kredi kartı mevduat hesabına dair borcu da muaccel hale getireceğine dair bir madde bulunmadığını, bankanın haksız ve mesnetsiz olarak kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcun muaccel olduğunu öne sürerek müvekkili aleyhine takip yaptığını, ayrıca mahkemece bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığını, alacağın likit olmadığını, inkar tazminatının reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda kredili mevduat hesabının ve kredi kartından kaynaklanan borç bakiyelerinin gerçek durumu yansıtmadığını, ihtardan sonra da müvekkili tarafından kredi kartına dair ödemeler yapıldığını, bunların dikkate alınmadığını, 03/05/2019 tarihli üçüncü ihtarnamenin kredili mevduat hesabına yönelik olduğunu, Mayıs 2019 tarihi dışında ödemede gecikme bulunmadığını, dolayısıyla muaccel olmayan kredili mevduat hesabına ilişkin toplam borcu da içerecek şekilde takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davacı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

... A.Ş.'nin 29/05/2019 tarihli ihtarnamesi ile kredi kartından kaynaklı 14.277,49 TL, kredili mevduat hesabından kaynaklı 29.901,15 TL olmak üzere toplam 44.178,64 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği,

Beypazarı Noterliği'nin 19/08/2019 tarih ve 08104 yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş., muhataplarının ... olup, kredi kartı sözleşmesi ile kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacaklarının tahsilinin 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataplara 21/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği,

Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11609 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının ... olup, kredi kartından kaynaklanan 13.550,66 TL asıl alacak, 1.765,24 TL işlemiş faiz ve 51,96 TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 15.367,86 TL ile birlikte tek hesaptan kaynaklanan 29.901,15 TL asıl alacak, 1.885,84 TL işlemiş faiz ve 94,29 TL BSMV'den oluşan 31.881,28 TL olmak üzere toplamda 47.249,14 TL alacağının tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.

Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı banka ile davalı ... Şirketi arasında kredi kartı ve kredili mevduat hesabına yönelik sözleşme imzalandığı ve davalı şirkete kredi kullandırıldığı, diğer davalı borçluların aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, hesap kat ihtarının davalı asıl borçlu şirkete 01/06/2019 tarihinde ulaştığı halde şirketin adresten ayrıldığı belirtilerek kat ihtarı iade edilmekle birlikte bu adresin sözleşmede yer alan adres olup sözleşme uyarınca yeni adres bildirilmeden bu adresten ayrılındığı için 24 saatlik ödeme süresinin son günü pazar gününe denk geldiği için davalı şirket yönünden 04/06/2019 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, davalı gerçek kişilere 21/08/2019 tarihinde tebligat yapıldığı için diğer davalılar yönünden ise temerrütün 23/08/2019 tarihinde gerçekleştiğini, davacı alacağının kredi kartı harcamasına ve kredili mevduat hesabına ilişkin olup bu tür alacaklar için Merkez Bankası tarafından belirlenen dönemsel faiz oranlarının akdi ve temerrüt faizi olarak uygulanması gerektiğini, temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizinin TCMB tarafından %28,80 olarak tespit edildiğini, alacaklı banka tarafından kredili mevduat hesabı için de %28,80 temerrüt faizi talep edilebileceğini, ancak takip talebinde %25,80 temerrüt faizi talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince hesaplama yapıldığını, takip tarihi itibariyle davacı bankanın kredi kartından kaynaklanan 13.550,66 TL asıl alacak, 760,88 TL işlemiş faiz ve 38,04 TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere bu türden toplam alacağının 14.349,58 TL olduğu, kredili mevduattan kaynaklanan asıl alacağın ise 29.901,15 TL, işlemiş faiz alacağının 150,00 TL ve faizin işlemiş BSMV'sinin ise 7,50 TL olduğu, toplam alacağının 30.058,62 TL olduğu belirtilmiştir.

Somut olaya gelince; davacı banka ile davalı ... Şirketi arasında kredi kartı sözleşmesi ile 04/07/2014 tarihli 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da aynı limitle sözleşmede kefaletinin bulunduğu, her iki sözleşme kapsamında dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11609 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bankacı bilirkişiden alınan gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği Dairemizin dosya içerisinde yer alan hesap ekstreleri üzerinde yapmış olduğu incelemeye göre de, davalı şirketin kullanmış olduğu kredili mevduat hesabında 01/01/2019 tarihinde ödemede gecikme bulunduğu, 31/03/2019 tarihli ekstresindeki asgari ödemenin yerine getirilmediği, kredi kartından kaynaklı alacak kapsamında ödemelerin yapılmadığı anlaşılmakla alacağın çekilen kat ihtarı ile muaccel hale geldiği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan kredi kartından kaynaklanan 13.550,66 TL asıl alacak, 760,88 TL işlemiş faiz ve 38,04 TL işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 14.349,58 TL, kredili mevduat hesabından ise 29.901,15 TL asıl alacak, işlemiş 150,00 TL işlemiş faiz ve 7,50 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 30.058,62 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul ve kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. Anılan gerekçelerle davalılar vekilinin bu hususlara dayalı istinaf istinaf sebebi kabul edilmemiştir.

Davalı şirketin davacı bankadan kullanmış olduğu kredilerin miktarı belli olup davacı bankanın alacak miktarı likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olmakla davalılar vekilinin buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2017 tarih 2016/12900 esas 2017/994 karar sayılı içtihatı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Davalılardan alınması gerekli olan 3.033,53 TL harçtan peşin alınan 759,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.274,53‬ TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 06/02/2024 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog