4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2010/1633 E. , 2010/6722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Asliye 2.Ceza Mahkemesi
SUÇ(LAR) : Basın yoluyla hakaret
HÜKÜM(LER) : Hükümlülük
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Anayasanın 141/3, 1412 sayılı CYY.nın 308/7,5271 sayılı CYY.nın 34/1, 230/1 .maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları,
Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin bu bağlamda; iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmeler ile hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen eylem ve bunun nitelendirilmesinin hükmün gerekçesinde yer alması zorunludur.
Sorumlu yazı işleri müdürü olan sanık ...'nun, 26.06.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5187 sayılı Basın Yasası'nın 11. maddesi gereğince, yazarı belirli olan yazılardan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek, gazetelerin asılları dosyaya getirtildikten sonra, sorumluluğu sanığa yüklenen yazıların yazarlarının olup olmadığı, yer aldığı bölümlerin ayrı sorumlu müdürleri bulunup bulunmadığı araştırılıp, davaya konu yazılarda yer alan hangi sözlerle hakaret edildiğinin, yüklenen suçun ne suretle gerçekleştiğinin açık olarak gerekçelendirilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2.Sanık ... vekilinin, müvekkili hakkında mağdurları aynı olan üç adet dava daha açıldığını ileri sürmesi ve sanık ...'nun da sorumlu yazı işleri müdürü olması karşısında, aynı suç işleme kararının varlığının tespiti ve buna bağlı olarak 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin tüm suçlar için uygulanma ihtimali açısından, açılan davalarda sanık sıfatı taşıyıp taşımadığı araştırılıp, açılmış dava ya da davaların bulunması halinde birleştirme imkânı olup olmadığının değerlendirilmemesi,
3.5237 sayılı TCK'nun 125/1-4 ve 43 maddeleri uygulanıp hükümlülük kararı verilirken, önce temel ceza belirlenip artırımların temel ceza üzerinden yapılması gerektiği düşünülmeden, uygulanacak maddeler yazılarak doğrudan sonuç cezaya hükmolunması suretiyle 61. maddeye aykırı davranılması,
4.Sanık ... yönünden ise ayrıca; müdafıinin temyiz istemine gelince ;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ve sanık ... müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.