9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2014/6993 E. , 2014/11127 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 9 - 2014/322753
Mahkemesi : Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 29.01.2013
Numarası : 2012/581 - 2013/10
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçundan aranan ve hakkındaki yakalama kararının infazını engellemek için resmi belge düzenleme yetkisine sahip emniyet görevlilerine N.. Y..'a ait kimlik bilgilerini veren sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY:
Suç tarihinde polis ekipleri tarafından durumundan şüphelenilerek kimliği sorulan ve önce kimliğinin yanında olmadığın söyleyip N.. Y.. isimli kişinin T.C kimlik numarasını veren ve bu şahsın Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesince 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan aramasının olduğunun anlaşılması üzerine karakola götürülmek istenen, bunun üzerine yanında bulunan sürücü belgesini ibraz ederek gerçek kimliğini açıklayan, olay tutanağına göre Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesince dolandırıcılık suçundan aramasının olduğu anlaşılan sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan da bulunma suçunu oluşturduğuna ilişkin sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.
Şöyle ki; resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşabilmesi için; resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine, resmi belgenin düzenlenmesi sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunulmalı, beyanın doğruluğunu kamu görevlisinin araştırma yükümlülüğü bulunmamalı ve sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi resmi bir belge düzenlemelidir. Resmi belge düzenlenmeden sadece sanığın beyanı üzerine TCK'nın 206. maddesindeki suçun oluşması mümkün değildir. Bu husus YCGK'nın 01.04.2014 tarih ve 2013/9-542 - 2014/153 sayılı Kararında da vurgulanmıştır.
Somut olayda sanık, kimlik bilgisini verdiği kişinin aranması nedeniyle karakola götürüleceğini öğrenince, hemen yanındaki sürücü belgesini görevlilere vererek gerçek ismini açıklamış, bu sayede tutanak, adli rapor, ifade tutanağı sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmiş, yalan beyan nedeniyle sahte bir resmi belge düzenlenmemiştir. Bu nedenle resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu oluşmamıştır. Ancak, sanığın eylemi, resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp kamu görevlisine görevinin gereği gibi yerine getirilmesi için sorulması durumunda kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması nedeniyle Kabahatler Kanununun 40. maddesinde yer alan kimliği bildirmeme kabahatini oluşturmaktadır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine yukarıdaki izahına çalıştığım nedenlerle katılmıyorum.05.11.2014