Esas No
E. 2023/15856
Karar No
K. 2023/10612
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2023/15856 K. 2023/10612 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15856, K. 2023/10612, T. 04.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15856
Karar No
2023/10612
Karar Tarihi
04.12.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2023/15856 E.  ,  2023/10612 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1824 E., 2021/2883 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

UYAP ortamında ve dosya üzerinde yapılan incelemede, sanık müdafiin temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/1353 Esas, 2016/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.İhbar üzerine, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2019/752 Esas, 2021/1101 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Anılan kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/1824 Esas, 2021/2883 Karar sayılı kararı ile İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2019/752 Esas, 2021/1101 Karar sayılı karar sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün kaldırılmasına, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, elde edilen delilin hukuka uygun olduğuna, sanığın beyanının cezadan kurtulmaya yönelik olduğuna, hukuka aykırı kararın bozulmasına karar verilmesi ve suça konu eşyalar hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Kaçakçılıkla mücadele kapsamında güvenlik güçleri tarafından edilen bilgiler üzerine, İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/1997 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden, sanığın kullandığı depoda yapılan aramada, 275 adet Al-Ba marka elektronik terazi ele geçirilmiştir.

2.Ele geçirilen teraziler hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.

3.Sanık savunmasında, hırdavat malzemeleri ile elektronik eşya satışı yaptığını, ürünleri Yenice Hırdavat adlı iş yerinden aldığını, kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

4.İlk derece Mahkemesince, sanığın beyanı, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası, kaçak eşya teslim tutanağı, yakalama tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve iddianamenin içeriği birlikte değerlendirilerek, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesince, "...Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği gibi 05/08/2015 tarihinde yapılan aramada Cumhuriyet Savcısı olmaksızın yapılan arama işleminde ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişinin bulunmaması nedeniyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı bir yöntemle yapılan arama sonucu elde edilen deliller ile bu delillerin varlığı üzerine yapılan savunma ve bilirkişi incelemesinin hükme esas alınamayacağı, sanığın da suçu kabul etmemesi karşısında hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller değerlendirme dışı bırakıldığında ise sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü şüpheden uzak kesin ve inadırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken usulsüz arama sonucu elde edilen deliller hükme esas alınarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı ise de; bu hukuka aykırılık CMK 280/1a ve CMK 303/1a maddeleri uyarınca duruşma açılmaksızın Dairemizce düzeltilebilir nitelikte olduğundan..." şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile sanığın beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE

1.Usûlüne göre mahkemeden alınmış arama kararına istinaden somut olayda; bu karara ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmadığı, sanığın arama sonucunda ele geçen eşyaların kendisine ait olduğuna ve iş yerinden ele geçirildiğine ilişkin ikrarının mevcut olduğu, Anayasa Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/2392 Esas numaralı (...) bireysel başvuru kararında belirtildiği üzere; her ne kadar o yer ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi hazır bulundurulmadan arama yapılması bir kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de; sanığın ikrarının bulunması ve arama işleminin icrasına yönelik bir itirazının bulunmaması karşısında; usûle ilişkin bu eksikliğin, arama işleminin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmediği, usûlüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi,

2.Suça konu eşyaların müsaderesi hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/1824 Esas, 2021/2883 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog