10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/8639 E. , 2023/10487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 04.08.2020-31.10.2020 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işverenin cam balkon, pvc işleri yaptığını, davacının ise ölçü alma, sekretarya işleri, satış görüşmeleri, firmalar arası koordinasyon vb. işleri yürüttüğünü, haftalık ücretinin net 700 TL ve aylık 3.000 TL olduğunu belirterek 04.08.2020-31.10.2020 tarihleri arası sigortalılığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirtilen tarih aralığında işyerinde çalıştığını, fakat çalışmasının iddia edilen şekilde tam zamanlı olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK nezdinde davalı ...'a ait ... sicil nolu işyeri kaydı bulunsa da davacının iddia ettiği tarihlerden daha sonra 18.01.2021 tarihli müracaat üzerine 19.01.2021 tarihinde ilk kez açılıp kanun kapsamına alınmış olması, davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri adresinden farklı adreste bir işyeri olması, tanık anlatımlarında da işyerinin davalı ...'a ait olduğunun belirtilmesi ve davalıların dosya kapsamıyla uyumlu kabul beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı ...'a ait işyerinde çalışmadığı, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin davalı ...'a ait olduğu sonucuna varıldığı ve davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı ... yönünden ise, kamu tanığı ..., ... Mahallesi Muhtarı olduğunu ve ... Yapı Cam Balkon Sistemleri isimli dükkanın davalı ...’a ait olduğunu, davalı ..., davacının iddia edilen dönemde davalı ...’ın yanında çalıştığını, kendisinin iddia edilen dönemde işyerinin bulunmadığını, davalı ... Yapı Cam Balkon Sistemleri isimli dükkanın sahibi olduğunu, diğer davalı ...’ın bu işyeri ile ilgisinin bulunmadığını, SGK’ya işyeri tescili yaptırmadığını, davacının kendi yanında çalıştığını, 2020 yılı Ağustos ayının 4’ü ile 10 arasında sekreter olarak çalışmaya başladığını, daha sonra pandemi olması nedeniyle 2020 Ekim ayında işten çıkardığını beyan etseler de davalı ... ve davalı ...’ın ifadeleri ile dosyada dinlenen davacı tanıkları ve kamu tanıklarının beyanlarının birbirleriyle örtüştüğü, yine ... yazışmaları ile Google Haritalardaki görüntülerin de iddia edilen dönemde davacının bu işyerinde çalıştığını destekler nitelikte olduğu, dosyaya sunulan yazılı deliller ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının 04.08.2020-31.10.2020 tarihleri arasında davalılardan ...’a ait işyerinde 5510 sayılı Kanun kapsamında fiilen çalıştığı iddiasının ispatladığı, davacının, aylık net 3.000,00 TL maaş (brüt 4.196,33 TL) ücretle çalıştığını iddia ettiği, iddia edilen tutarın net 3.000 TL (brüt 4.196,33 TL) 2020 yılı için geçerli olan senetle ispat sınırının (brüt 4.486,42 TL) altında olduğu, bu nedenle davacının tanık deliliyle ücretini ispatlayabileceği, dinlenen tanıkların davacının aldığı ücret konusunda bilgilerinin olmadığını beyan ettiği, davalılar ... ve ..., davacının haftalık net 700 TL (aylık net 3.000 TL) ücret ile çalıştığını beyan ettiklerinden davalıların kabul beyanlarıyla bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının davalı ...'a ait ... Yapı Cam Balkon Sistemleri ünvanlı işyerinde 04.08.2020-31.10.2020 tarihleri arasında 87 gün süreyle SGK primine esas aylık brüt 4.196,33 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili;
davacının, dava konusu edilen dönemin tamamında fiili ve kesintisiz olarak çalıştığını ispatlayamadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalılardan ...'a ait "... Yapı PVC Alüminyum Doğrama" unvanlı iş yerinde müşteriler ile ilgilenmek, telefonlara cevap vermek gibi işleri yapmak suretiyle kesintisiz bir biçimde çalıştığının dinlenilen tanıkların beyanları, ... yazışmaları ve dosyada mevcut diğer deliller ile kanıtlandığı gerekçesiyle fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışmasını açık ve net olarak doğrulayan bir tanık beyanı bulunmadığını belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ile sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ncı maddeleri.
3.Değerlendirme
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 nci ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Eldeki dosyada, davalı ... adına talep edilen dönemde tescil edilmiş bir işyeri ve davalı işveren tarafından davacı adına Kuruma bildirilen hizmet bulunmadığı, davacı tanıklarının dinlendiği, kamu tanığı olarak dinlenen muhtar ve azanın davacıyı tanımadığını beyan ettiği, davalı ...'ın vergi kaydına ilişkin dosya kapsamında bilgi bulunmadığı, komşu işyeri araştırmasında tespit edilen komşu işyeri sahiplerinin dinlenmediği, davacının prime esas kazanca ilişkin iddiasına dair yazılı delil veya belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hizmet tespiti istemine ilişkin olarak öncelikle, ... yönünden bahsedilen adreste davalı adına vergi kaydı bulunup bulunmadığı, vergi mükellefiyetinin başlangıcı ve niteliği araştırılarak davalı ... adına tespite konu dönemde kapsama alınabilecek nitelikte bir işyeri bulunup bulunmadığı belirlenmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte komşu işverenler ve komşu işyerlerinin bordrolu çalışanları yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, emniyet tarafından komşu işyeri olarak tespit edilen ... ve davacı tarafından sunulan Google Haritalardaki görüntülerde yan tarafta mevcut olduğu görülen Sultan Sofrası isimli işyerinin uyuşmazlık konusu dönemdeki işvereni ile bordrolu çalışanları tespit edilerek dinlenmeli, bozma ilamından önce ve sonra dinlenen tüm tanıkların vergi kayıtları ile hizmet cetvelleri dosya içine alınarak beyanlarının sıhhati denetlenmeli, dosyaya davacı tarafından sunulan ... yazışmalarında belirtilen ölçü alma ve sipariş durumuna ilişkin yazışmaların içeriğinde yer alan kişi ve adresler taraflardan sorulup tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Hizmet tespitine ilişkin çalışma olgusunun ispatlanıp ispatlanamamasına göre de prime esas kazanç ile ilgili istem yukarıda açıklanan yönteme uygun olarak değerlendirilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.