Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/61
Karar No
K. 2024/20
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/61 Esas
KARAR NO: 2024/20
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/01/2018
KARAR TARİHİ: 16/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

15/01/2017 tarihli dava dilekçesinde; davacı şirket ile ... ve ... arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince davalıların, davacı şirkete ait --------- Döner markası adı altında bayi olarak faaliyet göstereceği, davalıların ise davacı şirkete aldığı mal veya hizmet bedelleri haricinde 20.000,00 USD bayilik bedeli ödeyeceği, ancak davalıların sözleşmeye aykırı davranarak bu bedeli ödemedikleri, dava şahıslar ... ve ... birlikte kurdukları davalı şirket adı altında davacı şirketin bayisi olarak faaliyetlerini sürdürdükleri; taraflar arasındaki ticari ilişkinin bozulmaması için bayilik bedelinin ödenmesine ilişkin hukuki işlem yapılmayarak ödemenin yapılmasının beklendiği ancak davalıların, şirketten aldıkları mallara ilişkin bedellerin ödemelerini de sürüncemede bıraktıkları; neticede işletmenin faaliyetlerini yürütemeyerek davacı şirketin izni ve onayı dahi alınmadan işletmenin kapatıldığı, davalıların işletmeyi kapattıkları tarihte davacı şirkete 20.000,00 USD bayilik bedeli ve 34.628,00 TL cari hesap borcu bulunduğu taraflar arasındaki sözleşme gereği bayilik bedelinin ve cari hesap alacağının ödenmesi için -------- Noterliğinin 15/02/2016 tarihli ve -------- yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilmişse de ödemenin yapılmadığı öne sürülerek 20.000,00 USD karşılığı olan 75.000,00 TL bayilik bedelinin ve 34.628,00 TL cari hesap alacağının, ihtarname tarihi olan 15/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalılar ... ve ... akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalıların davacıya bayilik bedeli olun 20.000,00 USD ve cari hesaptan kaynaklı bakiye alacak olan 34.623,00 TL'yi ödemediği iddiasıyla alacağın tahsili istemli alacak davasıdır.

Mahkememizce dosyanın mali müşavir --------- ve bayilik uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, alınan 15/02/2021 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; Taraflar arasındaki hesap ilişkisinin 2015 ve 2016 yıllarındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu; toplam 144.107,64 TL tutarındaki 138 adet fatura ile 109.479,21 TL tutarındaki davalı ödemelerinin davacı şirket ticari defterlerine kayıtlı olduğu;

Davalı tarafın 2015 yılı BA formlarıyla beyan edilen toplam 53.428 TL (KDV hariç) tutarında 50 fatura karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu; ancak geri kalan 88 adet fatura karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmediği; Karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirildiği değerlendirilen faturalar ile davacı tarafın kabulündeki toplam 109.479,21 TL tutarındaki davalı ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan, aralarındaki ticari hesap ilişkisinden kaynaklanan, bir alacağının tespit edilemediği, Sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin 6. maddesinde “ bayilik alanın sisteme katılımı ve alacağı hizmetler için” 10 yıl için 20.000 USD ödeyeceği düzenlendiğinden, davacının ticari ilişkinin sürdüğü dönem ile orantılı ücret talep etmesinin mümkün olduğu, bedelin tamamının talep edilebileceğinin değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; 20.000 USD bedelin tamamının talep edilebileceğinin değerlendirilmesi durumunda; 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 20.000,00 USD asıl alacak ve 1.165,92 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.165,92 USD alacaklı olduğu; Ticari ilişkinin sürdüğü dönem ile orantılı ücret talep edileceğinin değerlendirilmesi durumunda; 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 871,23 USD asıl alacak ve 50,79 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 922,02 USD alacaklı olduğu"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 30/03/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu;İnceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmayan davalı tarafın, yerinde inceleme yapılmasına ilişkin bir talebi de dosyada bulunmadığından davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı;Yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtları, sahibi lehine delil olarak kabul edilerek 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davacının davalıdan 34.628,00 TL alacaklı olduğu; 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla işlemiş faizin 6.633,63 TL olduğu;

Sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin 6. maddesinde “bayilik alanın sisteme katılımı ve alacağı hizmetler için” 10 yıl için 20.000 USD ödeyeceği düzenlendiğinden, davacının ticari ilişkinin sürdüğü dönem ile orantılı ücret talep etmesinin mümkün olduğu, bedelin tamamının talep edilebileceğinin değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu;20.000 USD bedelin tamamının talep edilebileceğinin değerlendirilmesi durumunda; 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 20.000,00 USD asıl alacak ve 1.165,92 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.165,92 USD alacaklı olduğu;Ticari ilişkinin sürdüğü dönem ile orantılı ücret talep edileceğinin değerlendirilmesi durumunda; 15/01/2018 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 871,23 USD asıl alacak ve 50,79 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 922,02 USD alacaklı olduğu" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Yukarıda da belirtildiği üzere dava bayilik bedeli alacağı ile cari hesap alacağına ilişkindir.Dosya arasında bulunan tarihsiz bayilik sözleşmesinin davacı ile davalı gerçek kişiler arasında imzalandığı, teminat başlıklı kısmında bayilik alanın bayilik veren lehine sözleşme şartlarının ihlali durumunda nakte çevrilmek üzere 20.000 USD ödemesinin kararlaştırıldığı ancak bu miktarın ne zaman ödeneceği konusunda bir düzenlemenin yapılmadığı, her ne kadar bayilik sözleşmesi gerçek kişiler ile davacı arasında yapılmış olsa da davalı ... ve -------- tarafından 08.06.2015 tarihinde -------- Şirketinin kurulduğu, davacı ile tüm ticari ilişkilerin bu şirket ile davacı arasında olduğu, nitekim davacı tarafça kesilen tüm faturaların -------- Şirketi adına kesildiği ,davalı gerçek kişiler adına düzenlenmiş her hangi bir faturanın bulunmadığı görülmüştür. Bu bakımdan har ne kadar bayilik sözleşmesi gerçek kişi davalılar ile davacı arasında imzalansa da davacının tüm ticaretinin farklı bir tüzel kişiliğe sahip --------Şti ile yapması zımnı bir anlaşmanın varlığı şeklinde yorumlanmıştır. Nitekim bayilik sözleşmesinin geçerliliği yazılı geçerlilik koşuluna bağlı değidir. Bir limited şirketinin borçlarından ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan şirket sorumlu olup şirket kurucu ve ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olması mümkün değidir. Bu bakımdan davalılar ... ve ... bakımından açılan davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar vermek gerekmiştir.Diğer taraftan bayilik bedelinin bir cezai şart veya ifaya eklenen cezai şart olarak da kabul edilmesi mümkün değildir.--------- bedeli olarak da bilinen bu bedel ------- --------- ödediği bedel olup, isim, marka veya sistemi kullanma karşılığında ödenen bir başlangıç ücreti olan '--------- ve yıllık ciro ve kardan, anlaşmada belirlenen oranlarda, yüzde olarak ödenen ücretlerden yani '---------' den oluşur. Somut olayda belirlenen bedel ise ------- dir. Dava dilekçesinden de anlaşılacağı davalı şirket bu bedeli ödemeden davacı taraf davalıya mal ve hizmet vermeye devam etmiştir. Başlangıçta anlaşılan bu bedelin ödenmemesi halinde davacını hiç bayilik vermeme hakkı olduğu halde davacı artık bu bedel ödenmeden mal ve hizmet vermeyi kabul etmiş ise artık bu bedeli sonradan istemesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinden davacının bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Bununla birlikte taraflardan -------Şti ile davacı taraf şirket olup davacı cari hesap alacağına yönelik talepleri bakımından kanıt olarak ticari deftere dayanmıştır.

Davacı taraf ticari defterlerini sunduğu halde davalı şirket kendisine yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.-------- sayılı ilamında da belirttiği üzere ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK`ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Davacı tarafın kendi lehine delil vasfı olduğu anlaşılan ticari defterlerinin incelenmesinde davalı şirketten 34.628,00 TL cari hesap alacağı olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar ve işlemiş faiz olan 6.633,63 TL olmak üzere toplam 41.261,63 TL alacak bakımından kabulüne neticede davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABUL,KISMEN REDDİ İLE,

1.Davalılardan -------Şti. Hakkında açılan cari hesap alacağına yönelik davanın kabulü ile; 34.628,00 TL asıl alacak olan cari hesap alacağı, bu alacağa bağlı 6.633,63 TL işlemiş faiz olamak üzere toplam 41.261,63 TL alacağın dava tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı kanunu 2/2 maddesi uyarınca hesaplanacak yasal faizi ile birlikte Davalılardan -------Şti. den alınarak davacıya verilmesine

2.Davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine

3.Davacının Bayilik bedelinin ödenmesine yönelik talebin REDDİNE

4.Alınması gerekli 2.818,58-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 1.872,09-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 946,49-TL'nin davalı ... tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 1.872,09-TL peşin harç toplamı olan 1.907,99-TL'nin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından sarfedilen toplam 3.630,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%37,64 Kabul %62,36 Ret) 1.366,52-TL'nin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,

9.Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluklarında verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.