Esas No
E. 2021/30830
Karar No
K. 2023/10807
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/30830 E.  ,  2023/10807 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/310 E., 2016/3 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2014/310 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında

a)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 11 ay hapis cezası ve 46.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezaları yönünden hak yoksunluklarına, adli para cezaları yönünden taksitlendirmeye, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.03.2021 tarihli ve 2016/98552 sayılı, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; "sanık şüpheli ...’nün Finansbank’a ait Çeliktırsan Karasor firmasına ait olan 31.500 TL’lik çeki verdiği, suça konu çekin örceden doğan borç karşılığında verildiği, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi," gerekçesine dayalı bozma talep eden Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıkların temyiz sebepleri; haklarında beraat kararları verilmesi taleplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılanın, 2013 yılında sahibinden.com adlı internet sitesine adına kayıtlı olan Toros ve Kartal marka iki aracı satmak için ilan verdiği, 16.08.2013 tarihinde sanıklar ...ve ...'ın katılanın iş yerine gidip Kartal marka aracı 6.400,00 TL'ye satın almak üzere anlaştıkları ve 2.400,00 TL nakit verdikleri, geri kalan 4.000,00 TL için de 22.09.2013 tarihli senet verdikleri, noterde aracın devri konusunda sorun çıkması üzerine sanıkların, katılanın başka bir aracını 9.000,00 TL'ye satın aldıkları ve 2.600,00 TL borçlarının kaldığı, ertesi gün sanık ...'nın katılanı arayıp zirai ilaç satın aldığı kişilere borçları olduğunu, kendisine 4.000,00 TL borç para göndermesini istediği, katılanın da 4.000,00 TL'yi sanık ...'nın verdiği, sanık ...'ın kardeşi olan ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ın ismine havale ettiği, bu olay sonrasında katılanın defalarca parasını istemesine rağmen sanık ...'nın ödeme yapmadığı, ancak katılana, elinde 31.500,00 TL’lik bir çek olduğunu ve borcuna karşılık bu çeki verebileceğini söylemesi üzerine 13.09.2013 tarihinde sanıklar ...ve ... aracılığıyla sanık ...'in suça konu 31.500,00 TL’lik çeki katılana verdiği, söz konusu çeki verirken sanık ...’in yanında sanık ...’nın da bulunduğu, çek karşılığında katılanın sanıklara 4.000,00 TL’lik ve 14.000,00 TL’lik iki senet verip ayrıca araç satımından kalan bakiye 4.000,00 TL için aldığı senedi de geri verdiği, çek üzerinde yapılan incelemeler sonucunda çekin sahte olduğu, yapılan imza incelemesi sonucunda da sanık ...'nın adı, soyadı ve imzasının kendisine ait olduğu ve bunun dışında hiçbir yazı ve imzanın sanığın eli ürünü olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.

2.Sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.

3.Katılanın aşamalardaki anlatımlar istikrarlıdır.

4.Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 07.06.2014 tarihli; " ... söz konusu çekin tamamen (külli) sahte olarak oluşturulduğu, ... Aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Ekspertiz Raporu dava dosyasında mevcuttur.

5.Jandarma Genel Komutanlığı ...Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim olunan, 21.01.2014 tarihli; "... çekin ön yüzünde bulunan yazılar ve çekin arka yüzünde bulunan...... yazıları ile ...'nün mevcut mukayese yazıları arasında kaligrafik bir uygunluk tespit edilememiştir. ... çekin arka yüzünde yazılı bulunan ... yazıları ile adına atfen atılı bulunan imzanın, ... eli ürünü olduğu," belirtilmiştir.

6.Mahkemece, suça konu çekin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği belirlenmiştir.

7.Sanıkların güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE

A. Tebliğname Bozma Görüşü Yönünden

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, zarar veya borcun, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucunda doğmayacağı, ancak katılanın; "Bir süre sonra ömer ve ...iş yerime geldiler. Orda bana çeki verdiler. Bende çek bana olan borçlarından fazla olduğu için 1.000 TL nakit para 4000 ve 14000 meblağlı iki adet senet verdim." şeklindeki anlatımı karşısında somut olayda sanıkların 31.500,00 TL bedelli tamamen sahte oluşturulmuş çek verildiği sırada katılandan ayrıca 1.000,00 TL nakit para, 4.000,00 TL ve 1.400,00 TL meblağlı iki adet senet aldıklarının anlaşılması karşısında, bahse geçen meblağların önceden doğan borç olmadığı, bu itibarla sanıklara yüklenen suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Sanık ... yönünden; güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/339 Karar sayılı ilâmına konu, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek mezkûr ilâm yönünden uzlaştırma işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği ve sonucuna göre sanık hakkında tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususu, infaz aşamasında gözetilebileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2014/310 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog