Esas No
E. 2021/24666
Karar No
K. 2023/4606
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/24666 E.  ,  2023/4606 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/238-2021/487
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.04.2011 tarihinde davalı ... Şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davalı ... şirketinin poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı sorumlu olduğunu, davacı tarafından usule uygun şekilde davalı şirkete müracaat edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 10.04.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından usulüne uygun verilmiş vekaletname ile tayin edilen ve vekaletnamede feragat yetkisi bulunan vekil tarafından usulüne uygun şekilde düzenlenen feragat nedeni ile davada karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2015/17667 Esas, 2018/9386 Karar sayılı ilamı ile "...Davalı ... A.Ş. vekili, yargılama esnasında dosyaya 05.02.2015 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgeyi sunarak, davacı tarafın davadan ve fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini bildirmiştir. 05.02.2015 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belge incelendiğinde; davacı vekilinin "toplam 28.000,00 TL'nin ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/65 E. Sayılı dosya ve bu dava ile ilgili talep ettiği borç, yükümlülük, faiz ile ilgili yükümlülüklerinden sigorta şirketini ibra ettiğini, tüm haklarından feragat ettiğini" şeklindeki beyanını imzasıyla tevsik ettiği görülmüştür.

Davacı vekili tarafından davalı ... şirketine verilen ve davalı vekilince dosyaya sunulan "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgenin mahkemece değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacı ya da vekili tarafından mahkemeye sunulmuş feragat beyanı olmamasına rağmen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu ilama karşı davalı vekilince kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/454 Esas, 2020/8331 karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... tarafından dosyaya sunulan 05.02.2015 tarihli ibraname ve sulh anlaşması ile davacıya 23.000,00 TL tazminat, 1.900,00 TL faiz, 2.700,00 TL vekalet ücreti ve 400,00 TL masraf olmak üzere toplam 28.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle yargılama sırasında taraf vekillerinin anlaşması ile borcun sona erdiği, davacının gabin iddiasında da bulunmadığı, dava derdest iken sulh ve ibraname düzenlendiğinden ibranamenin makbuz hükmünde de sayılmayacağı kabul edilerek ibraname ile borcun sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 05.02.2015 tarihli ibranamenin makbuz niteliğinde olduğunu, davacı tarafa ödenen miktarın yetersiz olup yeniden tazminat hesaplamasının yapılması gerektiğini, söz konusu ibranameyi imzalayan vekil azledildiğinden davacının iradesi ile borcun sona ermediğini, davalı ... yönünden davanın reddi kararının hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün maddi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh de davaya son veren taraf işlemlerindendir. 6100 sayılı HMK'nın 315 inci maddesi, “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmünü haizdir.

Somut olayda; davacı tarafın, dava dilekçesi ile cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talep ettiği, yargılama devam ederken davacı taraf ile davalı ... arasında 05.02.2015 tarihinde "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belge düzenlendiği, bu belgeye göre taraflar arasındaki sulh anlaşması nedeniyle mahkemece herhangi bir karar verilmesine gerek bulunmadığı, gerek vekalet ücreti gerekse mahkeme masrafları konusunda taraflarca anlaşıldığı, işbu anlaşmanın ilam hükmünde olduğu belirtilmiştir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıa karşısında mahkemece; yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve önceki bozma ilamı doğrultusunda, taraflar arasında yargılama sırasında düzenlenen 05.02.2015 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belge içeriği de dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog