İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Keşidecisi ihbar olunan ... Müh. San Tic. Ltd. Şti. olan ve davacı ... İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından diğer davacıya teslim edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait .... numaralı 20.05.2021 tarihli, 20.000 TL bedelli çekin yetkili hamili olan davacı ... rızası hilafında hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebi ile çekin lehdarının davacı olduğunun tespiti ile davacı ... lehine istirdadına, çekin icra takibine konu edilmesinin önlenmesine, çek icra takibine konu edilmişse icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmesinin önlenmesine, diğer davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ...ın çekte cirosunun olmadığı, bu nedenle dava konusu çek nedeniyle müvekkile karşı bir borcu bulunmadığı, icra takibinde de borçlu olmadığı, bu nedenle ... açısından İİK'nun 72/3 maddesine göre tedbir kararı verilebilmesinin mümkün olmadığı, davacılardan ... Ticaretin çekte cirosu var ise de dava dilekçesinde bu davacıyla ilgili menfi tespit talebini haklı gösterir hiçbir delil ibraz edilemediği, çekteki imzasına itiraz etmeyen davacının dava konusu çek nedeniyle borçtan sorumlu olduğunun açık olduğu, bu nedenle bu davacı açısından 'yaklaşık ispat' ölçütünün sağlanamadığı, bu nedenle tedbire itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Keşidecisi İhbar Olunan ... Müh. … Ltd. Şti. Olan ve davacı ... Ticaret … Ltd. Şti. Tarafından diğer davacıya teslim edilen ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... numaralı 20/05/2021 tarihli 20.000 TL bedelli çekin yetkili hamil olan davacı ... ‘ın rızası hilafına 25/12/2020 tarihinde gerçekleşen hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle çekin lehdarının davacı olduğunun tespiti ile davacı ... lehine istirdadına, çekin icra takibie konu edilmesinin önlenmesine, çek icra takibine konu edilmişse icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmesinin önlenmesine, diğer davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 22/06/2023 havale tarihli raporunda; Davacı ... ve davacı.... Malz. San. Tic. Ltd. Şti'ne ait 2020 yılı ticari defter kayıtlarında; Davalı ... Malz. Nakliye... İhtiyaç Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne Davalı ...'e Davalı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne Davalı ...'a ait herhangi bir ticari ilişki ile ilgili kaydın bulunmadığı tetkik edilmiştir, davalılara ait ticari defterler ibraz edilmediğinden ticari defter incelemeleri yapılamamış olup, taraflar ticari defter karşılaştırması ile davacı ve davalılar arasında ticari bir ilişkinin olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını bildirmiştir. Huzurda görülen dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 792. Maddesi uyarınca açılmış bulunulan istirdat ve İİK ' nın 72. Maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır.
TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür."
Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ..., Karar No: ... Sayılı kararına göre; "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin Esas No:... , Karar No: ... Sayılı kararına göre; "Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde davalı ....A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı ...Ltd.Şti'nin hamil olarak Konya ....İcra Dairesinde ... ... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı ...Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir." İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ..., Karar No: ... Sayılı kararı, Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ..., Karar No:... sayılı kararı ile aynı gerekçelerle onanmıştır.
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin davacının rızası hilafına elden çıktığı dosyamız arasına celp edilen savcılık dosyasından anlaşılmaktadır. Davacının çekin yetkili hamili olup olmadığının tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda davaya konu çeklerin davacı tarafın defterlerine girişinin kayıtlı olduğu, ciro silsilesinde davacıdan sonra gelen cirantalara ilişkin herhangi bir cari hesap ve çek çıkışına rastlanmadığı, davalılar ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin borç veya alacak bakiye durumunun olmadığı tespit edilmiştir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalıları aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerinde bilgileri verilen bir kısım dosyalar dosyamız arasına celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiştir. Yapılan sorgulamaların incelenmesinde davacı tarafından davalılar aleyhine; Bakırköy .... ATM'nin ... E, Bakırköy .... ATM'nin ... E, Bakırköy .... ATM'nin ... E sayılı dosyaları ile menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalılardan İnceoklar ...Ltd Şti'e geçtiği tespit edilmiştir. Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı İnceoklar tarafından dava konusu çekin meşru hamili olduğu iddia edilmiş ise de İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yukarıda alıntılanılan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalılarının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu; ayrıca davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı mahkememizce kabul edilerek, tüm davalılar bakımından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından tüm davalılar bakımından çekin istirdatı talep edilmiş ise de istirdat davasının çeki elinde bulunduran kişiye karşı açılmasının gerekmesi karşısında davalılar ... ve ... bakımından davacının istirdat talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı İnceoklar bakımından ise istirdat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile,
A-Menfi Tespit Talebi Yönüyle; Davacının, ... Bankası A.Ş., ... Şubesi' ne ait ... numaralı 20/05/2021 tarihli 20.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine,
B-İstirdat Talebi Yönüyle; davanın ... Yak. Tar. Hayvancılık Gıda ve İhtiyaç Mad. San ve Tic. Ltd. Şti bakımından kabulü ile, dava konusu ... Bankası A.Ş., ... Şubesi' ne ait ... numaralı 20/05/2021 tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin davalıdan istidartına, diğer davalılar yönüyle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
1.Alınması gerekli 1.366,20 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 341,55 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.024,65 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
2.Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç olmak üzere toplam 400,85 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
3.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.569,10-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
4.AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
5.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸