Esas No
E. 2013/21234
Karar No
K. 2013/25045
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2013/21234 E.  ,  2013/25045 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/195-2013/331 ..., 3201 sayılı Yasaya göre borçlanma yaparak, 22.11.1998 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanan ve bu aylıkları 21.06.2007 tarihine kadar alan davalının, yurda dönmediğinden bahisle, alınan bu aylıkların tahsili amacıyla, ...

1.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2440 Esasında kayıtlı takip dosyası ile icra takibi yapmış; davalının, bu takibe yetki ve zamanaşımı itirazında bulunması nedeniyle, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, "Dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesi halinde, dosyanın yetkili ... Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesine talep halinde gönderilmesine" karar verilmiştir. Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kurumunun açtığı itirazın iptali ile takibin devamı istemli davada, yetkili mahkemenin belirlenmesi ve bu yetkinin kamu düzenine ilişkin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.   Konuyla ilgili yasal düzenlemelere bakıldığında; 5510 sayılı sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101 maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği, Kanunun 88. Maddesinin 19. fıkrasında, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenleme dışında, 5510 sayılı Kanunda mahkemelerin yetkisi ile ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, İş mahkemelerinde açılacak her davaya, açıldığı tarihte dava olunanın, Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği, bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmayacağı, aynı yasanın 15 maddesinde de, bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanacağı düzenlemesi bulunmaktadır. İş mahkemelerinde yetki kuralı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetki kurallarına uygun olup, buna ek olarak işçinin işinin yapıldığı yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesindeki düzenleme ile kanun koyucu, anılan Kanunu’nun 1 inci maddesi gereğince görevli bulunan iş mahkemelerinin, yer itibariyle yetkisini saptamaktadır. Bu maddenin kapsamı, sadece, İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre açılacak davalarla sınırlı bulunmaktadır. Diğer Kanunlar bakımından, örneğin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’na göre açılacak davalar, bu maddenin kapsamına dahil değildir (Uygur T.: İş ve sosyal Güvenlik Hukukunda Temel Kavramlar, Olgaç matbaası, 1980, s.412)

Bu aşamada, genel ve özel yetki kurallarının açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır. Bütün davalar için uygulanan yetki kuralına genel yetki kuralı denilmekte olup, genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahı mahkemesidir. Eş deyişle, her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür (HMK md.6, HUMK.md.9/1). Bundan ayrı, bazı davalar için davalının ikametgahı mahkemesinin yanında, başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Bu istisnai nitelikteki yetki kurallarına “özel yetki” kuralları denilmektedir. İlke olarak, özel yetki kuralları genel yetkiyi kaldırmaz, onunla birlikte uygulanır. Ancak, istisna olarak, bazı davaların mutlaka belli bir yer mahkemesinde açılması öngörülmüştür ki, bu halde kesin yetki söz konusudur. Kesin yetki halleri, genel yetkiye istisnadır. Bunun dışında, bir dava için özel yetki kuralı bulunsa bile, davacının genel yetki ile özel yetki arasında bir seçim hakkı vardır. Özel yetki kuralları ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.07.2009 gün 2009/10-236-345 sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir.  

İş Mahkemelerince verilen, borçlu olmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davalarda, mahkemenin yetkisinin, İİK’nın 41.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 72. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği, bu nedenle yetki itirazının ilk itiraz olarak süresinde ileri sürülmesi gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.07.2009 gün 2009/10-236-345 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.  

Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; kamu düzenine ilişkin yetki kuralını düzenleyen 5521 sayılı Kanunun 5. maddesinin, işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan alacak ve hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarına uygulanacağı kabul edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.02.2013 gün 2012/10-1153 E., 2013/245 K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

Davalının haksız yere aldığı iddia olunan aylıklar nedeniyle sigortalıya yapılan giderlerinin tahsili amacı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başlatılan icra takibine, itirazın kaldırılması talepli eldeki davada, 5510 sayılı Kanunun 101 ve 5521 sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (mülga HUMK) yetkiyi düzenleyen hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekir.

Öte yandan, Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması bu sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuku mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2001 gün ve 2001/19-267-311 sayılı; 20.3.2002 gün ve 2002/13-241-208 sayılı;

11.H.D.nin 08.11.1999 gün ve 1999/6901-8904 sayılı;

19.H.D.nin 04.04.1997 gün ve 1996/7286-1997/3995 sayılı kararları). Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Saim Üstündağ, İcra Hukukunun Esasları, 6. Bası, ... 1995, s.101-102; H.G.K.20.3.2002 gün 2002/13-241-208 sayılı kararı).

Tüm bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Davalıya yaptığı yurt dışı borçlanması üzerine yaşlılık aylığı Sosyal Sigortalar Kurumu ... Bölge Müdürlüğü tarafından bağlanmıştır. Ancak, yurda dönmediği için haksız aldığı aylıkların istenmesine ilişkin ödeme emri davalının ... Maltepe İlçesi ..... adresinde tebliğ edilmiş; davalı takibin yapıldığı ... İcra Müdürlüğü dosyasına itiraz ederek; takibe yetkili İcra Müdürlüğünün Kartal ... İcra Müdürlüğü olduğunu belirtmiş, ayrıca, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Davalının, ikametgahını .../Maltepe adresine naklettiğine göre; kesin yetki Kuralı da söz konusu olamayacağından, ... İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu gören mahkemenin, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde, yetkisizlik kararı vermek suretiyle dosyanın ... Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermesi, usule ve Yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ : Hükmün tamamının silinerek yerine;

"1-... 1. İcra Müdürlüğünün yetkisine davalı tarafından itiraz bulunduğundan, davanın reddine, gerekçenin de buna göre düzeltilmesine,

2.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir edilen 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3.Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" cümlelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog