Esas No
E. 2023/16546
Karar No
K. 2024/416
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2023/16546 E.  ,  2024/416 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/180 Değişik İş.
SUÇ: Hakaret
KARAR: İtirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 1740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itirazın reddi kararına ilişkin Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2021/180 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2023 tarih ve KYB-2023/115491 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2023 tarihli ve KYB-2023/115491 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, aralarındaki arazi anlaşmazlığı nedeniyle suç tarihinde taraflar arasında başlayan tartışma esnasında inceleme dışı diğer sanık ...'in, kepçe operatörü olan şikâyetçi ... ve yol çalışması için orada bulunan mahalle muhtarı ...'e hakaret içeren sözler söylediği,....'in eşi olan ... ve .... kızı, 26/08/1955 doğumlu ve ..... T.C. Kimlik numaralı sanık ...'in de müştekilere hakaret içeren sözler söylediği olay nedeniyle yapılan soruşturma neticesinde, Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığınca isim ve soyisim benzerliği bulunan 07/04/1955 doğumlu, ... ve ... kızı ..... T.C. Kimlik numaralı ... hakkında kamu davası açılması karşısında, isim benzerliği ile yanlış kişi hakkında kamu davası açıldığı gözetilerek, adı geçen sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5271 sayılı

Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, anılan maddenin 6. fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve öncelikle sanığın isnad edilen suçu işlediğinin yapılan yargılama sonucu belirlenmesi gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.

Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 267 ile 271 inci maddeleri arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267 nci maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür. 5271 sayılı Kanun'un 270 ve 271 inci maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet Savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet Savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda istek de bulunabilecektir. 5271 sayılı Kanun'un itirazla ilgili yukarıda yer verilen maddelerinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın yalnızca şekil yönünden inceleneceği, esasın inceleme dışı bırakılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında; “İtiraz mercii, O Yer Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK'nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermiştir.

İncelenen dosyada; hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, verilen karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmiş, itiraz merci olan Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 01/03/2021 tarih ve 2021/180 D.iş sayılı karar ile red kararı verilmek suretiyle karar kesinleşmiştir. Ancak, dosyada ...'in eşi olan .....ve ......e kızı, 26/08/1955 doğumlu ve .......T.C. Kimlik numaralı sanık ...,...,..., kızı, 26/08/1955 ORDU doğumlu, ORDU, PERŞEMBE, ... mah/köy nüfusunda kayıtlı. ... Mah. .... Sk. No:5 Perşembe/ ORDU TC Kimlik No:.....) yerine isim ve soyisim benzerliği bulunan 07/04/1955 doğumlu, ... ve ... kızı ...... T.C. Kimlik numaralı ... hakkında kamu davası açılması ve hakkında hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle yukarıda yer verilen Yargtay Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, itirazı inceleyen merciin hem usul hem esas yönünden inceleme yaparak, her türlü hukuka aykırılıkları denetleyebileceği anlaşıldığından, itiraz konusu incelenmeksizin itirazın reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2021/180 değişik İş. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog