11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/4423 E. , 2024/529 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/328 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 3 kez mahkumiyetine karar verilmiş, söz konusu kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2019/4511 Esas, 2022/10750 Karar sayılı ilamı ile yasa değişikliği nedeni ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamından sonra Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/431 Esas, 2022/594 Karar sayılı kararı ile bu dosyanın aynı Mahkemenin 2021/526 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2.Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2017/562 Esas, 2019/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 3 kez mahkumiyetine karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2020/640 Esas, 2021/2023 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/526 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç kastının olmadığına, faturaları sahte olduğunu bilmeden kullandığına, bu nedenle sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiası ile vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporları düzenlenerek kamu davası açılmıştır.
2.213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaanın dosyada bulunduğu görülmüştür.
3.Sanığın sahte olarak alıp kullandığı faturaları düzenleyen mükelleflere ait karşıt inceleme raporları getirtilerek dosya arasına alınmış, sahte faturaları düzenlediği iddia edilen mükelleflerin ortak ve yöneticilerinin aynı kişiler olduğu tespit edilmiştir.
4.Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, ... isimli kişinin faaliyetlerini sürdürebilmesi için taşeron olarak bu kişi ile çalıştığını, faturaların bu kişi tarafından kendisine getirildiğini, ilgili şirket ve yöneticilerini tanımadığını, ödemeleri nakit ve çek vererek yaptığını beyan etmiştir.
5.Tanık olarak beyanı alınan ... ise zaman zaman .... Ltd. Şti'de yevmiyeli işçi olarak çalıştığını, bu firma ile sanığın firmasının anlaştığını, ne kadar fatura kesildiğini kendisinin bilmediğini beyan etmiştir.
6.Mahkemece vergi suçu raporları ve ekleri ile sanık ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanığın Vergi Dairesi tarafından bildirilen bedeli ödeyemeyeceğini beyan etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. IV. GEREKÇE
A. 1.Suça konu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2.Aynı mükellefler hakkında 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3.Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
B. Kabule göre de;
Suça konu faturaların KDV beyannamesi yanında Kurumlar Vergisi beyannamesinde de kullanılması nedeniyle suç tarihinin "26.04.2013" olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına "2009" şeklinde yanlış yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/526 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.