10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12676
- Karar No
- 2024/70
- Karar Tarihi
- 15.01.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/12676 E. , 2024/70 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen davacının yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiğinin tespiti, davacıya yaşlılık aylığı bağlanarak faizi ile ödenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurt dışı hizmet borçlanmasının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, davacıya 01.08.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve aylıkların faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yaşlılık aylığı koşulları oluşmadığından tahsis talebinin reddedildiğini, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli 2019/187 Esas 2021/273
Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının yurt dışı borçlanma talebinin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin, davacının tahsis talep tarihi olan 21.07.2017 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı alma şartlarını tamamladığının, davacıya 01.08.2017 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin, bağlanması gereken aylıkların ait oldukları ay dikkate alınarak aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli 2021/1730 Esas 2022/856 Karar sayılı kararıyla;
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece ," davacının 02.10.2014-07.10.2014 tarihleri arasında Türkiye’de 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığı bulunduğunun ve Kurum tarafından tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini de 24.12.2014 tarihinde ödediğinin anlaşılması karşısında, davacının yurt dışı hizmet borçlanma süresinin, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
Ancak, davacının tahsis talep tarihi olan 24.07.2017 tarihinde, yurt dışı borçlanması dahil 4976 prim günü olup, eksik prim ödeme gün sayısının, Mahkeme tarafından, yargılama sırasında davacının 14.08.2020 tarihinde ve 22.01.2021 tarihinde ödediği yurt dışı hizmet borçlanma sürelerinin de dahil edilmesi ile 5000 güne tamamlatıldığının, böylece 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 B/a maddesi kapsamında öngörülen tahsis koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; koşulların oluştuğu son ödeme tarihi olan 22.01.2021 tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken, yazılı şekilde 01.08.2017 tarihi itibariyle aylık bağlanması yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, 02.06.2020 tarihli yurt dışı hizmet belgesine göre, davacının kesin dönüş yapmaksızın, Almanya’da 31.12.2019 tarihine kadar kesintisiz zorunlu prime tabi çalışmasının devam ettiğinin anlaşılması karşısında; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, aylık koşullarının oluştuğu 01.02.2021 tarihi itibariyle, kesin dönüş koşulunun varlığının tespiti açısından, davacıya ait son tarihli Alman TR4 belgesi celbedilip, aylığa hak kazanma koşulları bu yönden de irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ,davacının yurt dışı borçlanma talebinin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin; davacının 22.01.2021 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı alma şartlarını tamamladığının; davacıya 01.02.2021 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin; bağlanması gereken aylıkların ait oldukları ay dikkate alınarak aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın 05.01.2018 tarihinde açıldığı, yapılan yargılama ile de davacının 22.01.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı alma şartlarını tamamladığı, bu durumda davanın açılış tarihi itibari ile davacının hukuki yararı olmadığı ve Sosyal Güvenlik Kurumca da dava tarihi itibari ile yapılan işlemlerinin hukuka uygun olduğu, dava aleyhine sonuçlanmış olsa da davanın açılmasına sebebiyet vermemiş taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmolunamayacağı gerekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı yasanın 4/1-a maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiğinin tespiti, davacıya yaşlılık aylığı bağlanarak faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1 ve 6 ncı maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesidir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.