Esas No
E. 2023/9628
Karar No
K. 2024/107
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/9628 E.  ,  2024/107 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/161 E., 2023/555 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/611 E., 2022/467 K.

Taraflar arasındaki geç ödenen yaşlılık aylığı farkına işleyen faiz alacağının davalı kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının 01.06.1996 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında emekli olduğunu ve kendisine, 01.06.1996 tarihli itibari ile 2/2006352 Tahsis no.su ile yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak 1970-1996 yılları arasında pilot olarak geçen hizmetleri sebebiyle hak ettiği itibari hizmet sürelerini nazara almadan yaşlılık aylığını eksik bağladığını,yapılan başvuru sonucunda hata düzeltlierek 20.09.2021 tarihinden itibaren yeniden hesaplandığını ve maaşın yeni hesaplam üzerinden ödenmeye başlandığını, oluşan toplam 46.767.78 TL maaş farklarının 25.09.2021 tarihinde ödendiğini, ancak söz konusu maaş farklarının faizinin ise ödenmediğini. 06.10.2021 tarihinde faiz alacağının hesap edilip ödenmesi için Kuruma başvurulduğunu ancak herhangi bir cevap verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; Yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihten bu yana ödenen aylıklara ilişkin faizinin her bir ay eksik ödenen tutar yönünden, eksik ödeme tarihinden itibaren ve ayrı ayrı hesap edilmesi suretiyle belirlenecek tutarının şimdilik 1.000,00 TL kısmının tahsiline karar verilmesine, hesap edilen faiz alacağına dava tarihinden itibaren ayrıca yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacıya tahsis talebine istinaden 01.06.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazadığını. davacı 7 yıl 3 ay 25 günlük uçucu personel (pilot) hizmet zammının yaşlılık aylığına yansıtılmasını talep ettiğini, itibari hizmet süreleriyle ilgili yeniden yapılan değerlendirme ve tespitler sonucunda 01.06.1996 aylık başlangıç tarihinden başlamak üzere emeklilik hesabına dahil edilerek toplam 46.767,78 TL fark ödemesi yapıldığını, davacının 06.10.2021 tarihli dilekçe ile faiz ödemesini talep ettiğini borcun aslına dair kabul beyanının ferilerini de kapsadığını. Borçlar Kanunu 113/1 inci maddesi uyarınca asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi bağlı hak ve borçlar da sona erdiğini, daha önce faiz isteme hakkı saklı tutulduğu yada durumun özelliğilerinde anlaşılmadıkça faizin istenemeyeceğini. davacının Kuruma verdiği dilekçelerde faiz isteğinin belirtilmediğini, faiz talebi için çekince belirtmeksizin kabul ettiği asıl alacak ödemeleri nezdinde sonradan faiz talepli bir şekilde talepte bulumasmın hukuka aykırı olduğunu, davacının faize ilişkin haklarını mahfuz tutmadan ana pararı alması karşısında faiz istemeye hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının, ana paranın (fark aylıkların ve ek ödemelerin) bankaya ödenme tarihinden (25.10.2021 tarihinden) önce Kuruma verdiği dilekçelerdeki ibarelerden faiz talep hakkını zımnen saklı tutmadığı, 25.10.2021 ödeme tarihinden 12 gün sonra Kuruma verilen 06.11.2021 tarihli davacı vekili dilekçesi ile faiz talep edilmesinin ifanın ardından derhal faiz talep edildiği olarak kabulünün mümkün olup olmadığı kanaatine varılmıştır.

Diğer bir anlatımla, davacının talep ettiği faiz alacağının bağlı olduğu asıl alacak (toplam 46.767,78 TL fark yaşlılık aylığı ile fark ek ödeme) davanın açılmasından önce 25.10.2021 tarihinde tamamen/tamamı banka hesabına ödenerek sona erdiğinden, 25.10.2021 ifa tarihi öcesi ve sonrasında Kuruma verilen davacı dilekçelerindeki ibare ve beyanlar ile yukarıdaki emsal Yargıtay kararları ile durum ve koşullar kapsamında faiz alacağı talep hakkının davacı tarafından saklı tutulmadığı kanaati ile davanın reddine..." dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davacı, kendisi hakkında, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir..." V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı, kendisi hakkında redde dair verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında geç ödenen yaşlılık aylığı farkına işleyen faiz alacağının olup olmadığı hususundadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog