3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/807 Esas - 2022/144
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... genel müdürlüğü ile davalı arasında ihale yoluyla 'Hizmet Almalarına İlişkin Sözleşme' imzalandığını, davalının belirli sürelerle bu işi almış olduklarını ve söz konusu işleri yürütmek üzere personel çalıştırdıklarını, sözleşmeye göre sözleşme konusu iş ile ilgili çalışan personele ilişkin sorumlulukların tamamının yükleniciye (davalı) ait olduğunu, dolayısı ile davalının sözleşmesi fesih edilen personelin kıdem tazminatını yerine getirmesi gerektiğini, dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma müracaat edildiğini, dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu kıdem ve ihbar tazminatı işçiye müvekkil tarafından ödendiğini, davalı şirket nezdinde çalışan dava dışı işçi ... için 01/10/2019 tarihinde 5.434,17 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı şirket tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalının sorumluluğuna düşen 5.434,17 TL'nin davalı dan rücuen tahsilini, alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin 06.08.2016- 03.05.2017 tarihleri arasında sayaç açma kapama elemanı olarak 04.05.2017- 31.03.2018 tarihleri arasında büro memuru olarak çalışmaktayken kamu işçiliğine geçmesi sebebiyle iş sözleşmesi kendisi tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, dava dışı işçinin tüm alacaklarının maaş hesabına yatırıldığını, müvekkili olan şirketten herhangi bir bakiye işçi alacağı bulunmadığını, davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından sunulan Hizmet Alımına Ait Sözleşme suretleri dosya arasına alınmış, dosyaya ibraz edilen ve hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişisinin 03/12/2021 tarihli raporunda; dava dışı ...'un 06/08/2016- 28/06/2019 tarihleri arasında 2 yıl, 10 ay, 11 gün hizmeti bulunduğunu, bu hizmeti karşılığında net kıdem tazminatının 9.551,67 TL olduğunu, işçinin davalı şirket nezdinde 603 günlük çalışması mevcut olduğundan 603 gün için 5.454,22 TL davalıdan alacağı bulunduğunu, davanın 5.434,17 TL üzerinden açıldığını belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamından, ... genel müdürlüğü ile davalı arasında ihale yoluyla 'Hizmet Almalarına İlişkin Sözleşme' imzalandığı, davalının belirli sürelerle bu işi almış olduğu ve söz konusu işleri yürütmek üzere personel çalıştırdığı, buna göre dava dışı işçi ...'un 06/08/2016 - 03/05/2017 tarihleri arasında ve 04/05/2017 - 31/03/2018 tarihleri arasında işveren davalı ... A.Ş. bünyesinde, 02/04/2018 - 28/06/2019 tarihleri arasında işveren davacı ... A.Ş. nezdinde sigortalı çalışmalarının mevcut olduğu, dava dışı işçinin toplam 2 yıl, 10 ay, 22 gün hizmetinin bulunduğu tespit edilmiş, işçinin iş akdinin fesih gerekçesi olarak "toplu işten çıkartılma" sebebi gösterilmiş olup, bu hizmeti karşılığında davacı tarafça kendisine 9.551,67 TL kıdem tazminatı, 3.734,13 TL ihbar tazminatı ödemesi yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Kadroya geçişin fesih değil devir olarak değerlendirilmesi gerektiği, öte yandan davalı tarafça işçinin kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldıracak bir fesih olgusunun gerçekleştiği yönünde herhangi bir kanıt ve belge de dosyaya sunulmamış olduğundan dava dışı işçinin iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sona ermiş olduğu ve bu nedenle davacının yaptığı işçilik ücretinden kaynaklı ödemeyi işçiyi çalıştırdığı dönem itibariyle davalıya rücu hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Zira bu hususta özellikle incelenmesi gereken nokta, taraflar arasında yapılan sözleşmede çalıştırılan işçinin tazminat haklarının kimin tarafından ödeneceğine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığıdır. Dosya kapsamına göre davacı ile davalı şirket arasında asıl - alt işverenlik ilişkisi bulunmaktadır. Alt işverenlerin sorumlulukları iş kanununun mevzuatı çerçevesinde çalıştıkları süre ve bu süre içerisinde ödedikleri ücret ile sınırlıdır. Bu durumda sözleşme hükümlerine veya sözleşmede hüküm bulunmaması halinde Borçlar Kanunu maddelerine göre çözüm yoluna gidilmesi gerekmektedir. Davalı .... A.Ş.'nin 04.05.2016-04.05.2017 tarihleri arası ihale süresi için, taraflar arasında akdedilen sözleşmede "madde 22-Yüklenici sözleşme konuşu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, 22.1 yüklenici sözleşme kanusu çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzustın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirtilmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür." düzenlemesi mevcut olup, Teknik Şartnamede ise; "4.2 Personelin Özlük Hakları, c/Hizmet işi süresince işten çıkartılan işçilerin yasal haklarından işletmeci sorumludur. Bu konuda idarenin yasal ve parasal hiçbir sorumluluğu yoktur. İşletmeci bu uygulamadan doğabilecek her türlü yasal ve parasal sorumluluğu kabul etmiştir." düzenlemesi mevcuttur.
28.04.2017-28.04.2018 tarihleri arası ihale süresi için ise, madde 22-Yüklenici sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, 22.1 yüklenici sözleşme konusu iş ile ilgili çalışlıracağı personele ilişkin sorumlulukları İlgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartinamenin altıncı bölümünde belirtilmiş olup ,yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiş olup, Teknik Şartnamede; "D-2 Personelin Özlük Hakları; a. Sözleşme süresince izin kullanacak personele İdarenin bilgisi dahilinde işi aksatmayacak şekilde (izinli ve raporlular göz önünde bulundurularak) her türlü izinleri kullandırılır. b. Yüklenici, işçi alacaklarının zamanında ödenmesi sağlantcaktır. Tüm Personel alacakları; İdare tarafından onaylanacak bir bankada personellerin her biri için ayrı ayrı açılmış hesaplarına yatırılacaktır. Personel ödemelerinin hak edişe konulabilmesi için maaş bordrolarına ilave olarak, banka dekontları ile SSK primlerinin yatırıldığına dair belgelerin İdareye sunulması zorunludur. İdare gerek gördüğü durumlarda ilgili kurumlarca bu sorgulamayı yapabilecektir" düzenlemesi imza altına alınmıştır.
Tüm bu nedenlerle, yapılan yargılama neticesinde dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişi bilirkişi raporunda; dava dışı işçi ...'un 06/08/2016- 28/06/2019 tarihleri arasında 2 yıl, 10 ay, 11 gün hizmeti bulunduğu, bu hizmeti karşılığında net kıdem tazminatının 9.551,67 TL olduğu, davalı şirket nezdinde 603 günlük çalışması mevcut olduğundan 603 gün için 5.454,22 TL davalıdan davacının rücu alacağı bulunduğu, davanın 5.434,17 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla, bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava dışı işçi ...'a davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ödemeden taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu kabul edilmiş, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ ile,
5.434,17 TL'nin ödeme tarihi olan 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 371,21 TL karar harcının, peşin alınan 92,81 TL harçtan mahsubu ile bakiye 278,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 92,81 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 75,50 TL davetiye gideri ve 0,60 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 676,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 17/02/2022 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)