Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/246
Karar No
K. 2023/246
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/246 Esas - 2024/91

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/246 Esas
KARAR NO: 2024/91
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/04/2023
KARAR TARİHİ: 08/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul 18. İcra Dairesinin 2023/9586 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesi verdiği, müvekkilin eksik ve kusurlu almış olduğu hizmetten dolayı davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; İstanbul 18. İcra Dairesinin 2023/9586 Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.

Mahkememizce İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2023/9586 esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş, bir suretinin dosya arasına alınmıştır.

Mahkememizin 13/07/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (5) Nolu ara kararı uyarınca; "5-Davalı tarafın ticari defterlerinin CD içerisinde dosyaya sunulduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirdiği anlaşılmakla dosyanın bir muhasebeci bilirkişiye tevdii edilerek davacı ve davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterleri incelenerek İstanbul 18. İcra Dairesinin 2023/9586 Esas sayılı takip dosyasına dayanak 30.12.2021 Tarihli YB02021000000080 nolu 13.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağa ilişkin sınırlı inceleme yapılarak ticari defterlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, açılış kapanış tasdiklerin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, faturaların davalının ve davacının ticari defterlerine, BA-BS formlarına kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarını içerecek şekilde taraf iddiaları da göz önüne alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, ayrıca fatura üzerinde yer alan ödeme tarihinden icra takibinin başlatıldığı 20.03.2023 tarihine kadar reeskont avans faizinin hesaplanmasının istenmesine," karar verilmiş olup; istenilen hususlarda rapor düzenlenmek üzere Muhasebeci Bilirkişisi ... 03/08/2023 Tarihinde görevlendirilmiştir.

Muhasebeci Bilirkişisi ... 10/08/2023 Tarihli Bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Davacının, Davalının 2021-2022 Yılları Ticari defterlerin H.M.K.

222.Maddesinde belirtilen ticari defterlerin İbrazı ve Delil olma şartlarını taşıdığı, Davacının, Davalının Ticari defterlerinin Genel kabul görmüş muhasebe standartları, uygun olarak kaydedilmiş olduğu, Davalının Davacı ...inden satın almış olduğu hizmet bedellerine dair faturanın, Davalı ... ulaştığı 1 adet faturaya tekabül eden 13.000,00 TL tutarı 2021 Ticari defterlerine kayıt etmiş olduğu, Davacının davalı ... satmış olduğu hizmet bedellerine dair, 1 adet 13.000,00 TL tutarındaki faturayı 2021 Ticari defterlerine kayıt etmiş olduğu, Davalının bahse konu olan faturalar karşılığında davacıya herhangi bir ödeme yaptığına dair ticari defterlerinde kayıtın olmadığı, davacı ve davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerin tetkiki neticesinde İstanbul 18. İcra Dairesinin 2023/9586 Esas sayılı takip dosyasına dayanak 30.12.2021 Tarihli YBO2021000000080 nolu 13.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğunu tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, Sonuç olarak dava konusu firmalar arasında Ticari münasebetin olduğu, ...'nin Davalı ...nden 13.000 TL icra takibinin başladığı (20.03.2023 hesaplamış olduğum 1.429,64-TL yasal faiz, Toplamda 14.429,64-TL alacağının olduğu, görüş ve kanaatindeyim," şeklinde rapor düzenlemiştir.

Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sundukları anlaşılmıştır. Tarafların usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;

İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar) Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar )

İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir.

Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1).

HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar) Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;

Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen 1 adet fatura ile ilgili olarak İstanbul 18. İcra Dairesinin 2023/9586 Esas sayılı dosyası ile 13.000,00-TL asıl alacak, 1.706,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.706,00-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 29.03.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 27.04.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.

Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki faturaya dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmıştır. Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hizmet sağlayan tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla tarafların delil olarak dayandıkları ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, bu hususta dosyamıza sunulan 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında faturalara dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu bildirilmiş, davaya konu faturanın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının fatura karşılığında davacıya herhangi bir ödeme yaptığına dair ticari defterlerde kaydın bulunmadığı, İstanbul 18. İcra Dairesinin 2023/9586 Esas sayılı takip dosyasına dayanak 30.12.2021 Tarihli YBO2021000000080 nolu 13.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğu, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, dava konusu firmalar arasında Ticari münasebetin olduğu, ...'nin Davalı ...13.000,00-TL ve 1.429,64 TL yasal faiz olmak üzere toplamda 14.429,64 TL alacağının olduğu bildirilmiş davaya konu fatura ile ilgili taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu anlaşılmıştır.

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1).

HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının ve davalının defterlerin usulüne uygun tutulması, davaya konu faturanın davalının ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması, faturanın davacının BS, davalının BA formuyla beyan edilmesi, her iki tarafın ticari defterlerinin takibe konu fatura yönünden birbirini doğrulaması birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu, davalının TTK’nın 21. maddesindeki 8 günlük itiraz süresinde fatura içeriğine itiraz etmediği, dolayısıyla davalının fatura içeriğini kabul ettiği ve davalıya borçlu olduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde eksik ve kusurlu alınmış hizmetten dolayı müvekkilin davacıya borcunun bulunmadığını belirtmiş ise de; davaya konu faturaların davalının ticari defterlerine kayıt edildiği ve BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, 8 günlük itiraz süresinde de davalı tarafından fatura içeriğine de itiraz edilmediği görülmüş, davalının iddialarının reddine karar verilmiştir.

Davaya ve icra takibine konu 30.12.2021 Tarihli YBO2021000000080 nolu 13.000,00 TL bedelli fatura üzerinde ödeme tarihinin 30.12.2021 olarak belirtildiği, davacının faturanın ödeme tarihi olan 30.12.2021 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 20.03.2023 tarihine kadar 1 yıl 2 ay 18 gün için 2.198,16-TL reeskont avans faizi talep edebileceği, ancak davacının icra takibinde 1.706,00-TL faiz talep ettiği, icra takibinde talep edilen faiz miktarının yerinde olduğu görülmüştür.

Yukarıda detaylandırıldığı üzere; 6100 sayılı HMK’nın 222/2 ve 3 maddelerine göre davacının ticari defter kayıtları nedeniyle; taraflar arasında takibe konu fatura nedeniyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 13.000,00 TL alacaklı olduğu, bu nedenle davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğu, defter kayıtlarına göre ve dosyaya sunulan kayıtlara göre anılan bedel yönünden faturaya ilişkin davalı tarafından bir ödeme de yapılmadığı anlaşılarak, anılan bedel yönünden davacının haklı olduğu anlaşılmış, davalının likit olan bu bedel yönünden itirazında haksız olduğu, alacağın likit olduğu da nazara alındığında 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki şartları oluşan icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2023/9586 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,

2.Davalı itirazında haksız çıktığından asıl alacak miktarı olan 13.000-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 888,03-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 222,01-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 666,02-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 13.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 222,01-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 107,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.509,41-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

7.Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.HMK 321/2 maddesi gereği gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 08/02/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog