Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/472
Karar No
K. 2023/472
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/472 Esas - 2024/115

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/472 Esas
KARAR NO: 2024/115
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2023
KARAR TARİHİ: 20/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı tarafın iddiaları; Davacının davalı ile aralarında ...’nin yapmakta olduğu "..." ne ilişkin yangın tesisatı işlerine dair 31/05/2022 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin 3.3 maddesinde belirtildiği üzere sözleşmenin imzalanmasına müteakip Vakıfbank ... tarih ... numaralı ... emrine ... TL değerindeki çeki davalıya avans olarak verdiğini ve ... TL bedelli ... plakalı aracın devrini davalının satmak istediği kişiye gerçekleştirdiğini, davacı şirketin sözleşmeyle üstlendiği ödemeleri gerçekleştirmesine rağmen davalı tarafın bahsedilen işi yerine getirmediğini, davalının sözleşme ile üstlendiği sorumluluğu yerine getirmeyip işi teslim etmediğini, işin teslim tarihinin 30.12.2022 olup davalı tarafın sözleşmeyle üstlendiği edimi yerine getirmemesi nedeniyle işin tesliminin geciktiğini ve şirketin zarara uğradığını, davalı tarafın sözleşmeye uygun işini ifa etmemesi nedeniyle yapılan ödemelerin iadesi için Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/2455 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/2455 sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafın iddiaları;

Davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesi verdiği ve davacı şirket ile müvekkil arasında ... Ticaret Merkezinin Yangın Tesisatı işlerine ait makina tesisatı yapım işi üzerine 31.05.2022 tarihinde taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 3.3 maddesi gereğince davacı şirketin keşide ettiği ...tarihli ...TL bedelli müvekkil emrine çekin yazıldığını ve müvekkile verildiğini, ancak iddia edilen ...plakalı aracın sözleşme gereğince müvekkile devredilmesi gerekirken bu devirin gerçekleştirilmediğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususun gerçeği yansıtmadığını, aracın üçüncü bir kişiye dava dilekçesi ekinde sunulan resmi satış sözleşmesi gereğince de ...TL ye devrinin yapıldığını, davacı ile davalı müvekkil arasında imzalanan sözleşmenin 7. Maddesinde işyerinin taşerona işin yapılması için teslim tarihi olarak ...tarihi olarak belirlenmiş ise de davacı tarafından iş yerinin müvekkile teslim edilmediğini, ticaret merkezinin ana yüklenicisi olan dava dışı ...tarafından ...ile anlaşarak süre uzatımına gidildiğini, söz konusu ticaret merkezinin inşaatının 2022 yılı sonunda bitmesi gerekirken dava tarihi itibari ile de inşaat halinde olduğunu, davacı tarafından sözleşmede belirtilen tarihte ticaret merkezinin müvekkile teslim edilmemesinden dolayı verilen . TL bedelli avans çekinin karşılığında davacının farklı adreslerdeki projelerinde iş yapıldığını, davacı tarafça icra takibi öncesinde Sakarya 2. Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarının çekildiğini, taraflarınca Sakarya 5. Noterliğinin ... yevmiye numaralı cevap ihtarının davacıya gönderildiğini, verilen cevap ihtarında davacı tarafından ödenen avansa karşılık yapılan işler ve yerlerinin bildirildiğini, verilen çek bedeli olan ... TL'nin çok daha fazlasının davacı şirkete iş ve işlemler yapılarak hak edildiğini, davacının ihalesini aldığı iş yerlerinin yangın tesisatı işlerinin müvekkil tarafından yerine getirilmiş olduğundan bu projelerin iş sahiplerinin tanık olarak dinlendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık: Davacı ve davalı arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ... plakalı aracın sözleşme gereğince devrinin yapılıp yapılmadığı, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/2455 sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.

Davalının tacir olup olmadığının tespiti açısından Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, 11.09.2023 tarihli müzekkere cevabında davalı ...'nin 08.09.2020 tarihinden itibaren demir ve çelikten sıcak veya soğuk çekilmiş yassı madde ürünleri imalatı (demir veya çelik alaşımlı levha, şerit, saç, teneke saç vb. Dahil) faaliyetine başladığı, 2020-2021-2022 ve 2023 yıllarında işletme hesabı usulüne göre defter tuttuğu bildirilmiştir.

11.09.2023 tarihli cevabi yazıda davalının 2020-2021-2022-2023 yıllarında işletme hesabı usulüne göre defter tuttuğu bildirilmekle 14.03.2024 tarihli celsede davalının bağlı bulunduğu Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğüne tekrar müzekkere yazılarak davalının 31.05.2022 tarihinde ve 05.09.2023 tarihinde yürütülen faaliyetlerinin VUK'nun 177/1'inci maddesinin 1 ve 3. Bendindeki limitlerin yarısını veya 2. Bentteki limitin tamamını aşıp aşmadığı, davalının 31.05.2022 tarihinde ve 05.09.2023 tarihinde tacir olarak nitelendirilip nitelendirilmediği sorulmuştur. Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 09.02.2024 tarihli cevabi yazısında davalı ...'nin 31.05.2022-05.09.2023 dönemlerinde işletme usulünde defter tuttuğu, ilgili dönemlerde faaliyetinin

VUK'nun 177/l. Maddesinin 1. ve 3. Bendindeki limitlerinin yarısını veya 2. Bentteki limitin tamamını aşmadığı bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 31/07/2012 tarihinden sonra 05.09.2023 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.

Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; Dosyaya gelen davalıya ait Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi kayıtlarına göre; davalı ...'nin 31.05.2022-05.09.2023 dönemlerinde işletme usulünde defter tuttuğu, ilgili dönemlerde faaliyetinin

VUK'nun 177/l. Maddesinin 1. ve 3. Bendindeki limitlerinin yarısını veya 2. Bentteki limitin tamamını aşmadığı anlaşılmış, dolayısıyla davalı ...'nin tacir olmadığı görülmüştür.

Bu durumda eldeki davada, davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, eldeki davanın eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı alacak istemi ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davalının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun ihtarına,

4.Kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,

Dair, Tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.