Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/832
Karar No
K. 2024/58
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/832 Esas
KARAR NO: 2024/58
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/12/2022
KARAR TARİHİ: 23/01/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

D A V A /

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle:

Davalı taraf ve eşi ... birlikte çalışmakta olup 20-23 Eylül 2022 tarihleri arasında ... "..." bünyesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında müvekkilden ürün tedariği ve kurulum hizmeti almış, alınan hizmete karşılık davalı tarafa 208.080,00 TL bedelli fatura kesildiğini, müvekkiline bu fatura bedeline ilişkin yalnızca 72.000,00 TL'lik ödeme yapıldığını, davacı tarafın ve eşinin müvekkilinin sürekli oyaladığını bunun üzerine.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 13.10.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, huzurdaki davaya konu alacak likit olup davalının taraf haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafın amacının müvekkilinin alacağının tahsil etme sürecini sürüncemede bırakmak olduğunu belirterek , davalının dava konusu.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline takibin devamına , davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında herhangi hukuki bir ilşikinin mevcut olmadığını, davacının müvekkili tarafından gerçekleştirilen banka havalesi dikkate alınarak müvekkiline fatura düzenlendiği ve icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davacı arasında ne imzalanmış bir sözleşme ne de başkaca bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili ile davacı arasına herhangi bir hukuki bağ veya ticari ilişki bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeğini, davacının sunmuş olduğu delillerin gerçeğe aykırı olduğunu, fatura tanziminin tek başına akdi ilişkiyi ispatlanmaya yeterli olmadığını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davacı tarafından açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E / Dava;

Davacı tarafından davalıya karşı faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu icra dosyası celp edilmiş, tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti açısından ilgili ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairelerine müzekkereler yazılmıştır. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca da, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Mahkemenin görevli olması hususu dava şartlarından olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.

Somut olayda, uyuşmazlığın, faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, tarafların tacir olmadığı, işin her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı, eldeki davanın TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla eldeki davada mahkememizin görevli olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenler ile, Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3.HMK'nın 331. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, talep üzerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,

4.HMK'nın 20. maddesi gereğince, karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.