Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/2
Karar No
K. 2023/3036
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/2 E.  ,  2023/3036 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/2
Karar No: 2023/3036
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- …
VEKİLİ: Av. …

2.…Vergi Dairesi Başkanlığı

(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; …tarih ve …sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrinde yer alan borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin 17/06/2016 tarihinde kanuni temsilci olan davacıya tebliğ edildiği ve tebliğ zarfının da dosyaya ibraz edildiği, asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırmasının yapılması üzerine söz konusu alacak kalemlerinin asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından işbu ödeme emrinde ve …tarih ve …sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrinde yer alan borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin sırasıyla 17/06/2016, 05/12/2017 tarihinde kanuni temsilci olan davacıya tebliğ edildiği ve tebliğ zarflarının da ibraz edildiği, asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırmasının yapılması üzerine söz konusu alacak kalemlerinin asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, …tarih ve … sayılı ödeme emri bakımından ise; ödeme emrinde yer alan borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin 21/08/2017 tarihinde …'a tebliğ edildiği, ancak bu adresin iş yeri adresi olmadığı ve tebligatında şirketle ilgisi bulunmayan kişiye yapıldığı dikkate alındığında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nu uyarınca usule uygun bir tebliğ olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ödeme emrinin kesinleştiğinden ve kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Taraflarca temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu Kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından taraflar temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacının, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın redde ilişkin kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemine gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilere yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, 101. maddesinde bilinen adresler sayılmış, 102. maddesinde ise, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiğinin, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakın çıkaran mercie iade olacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, …tarih ve …sayılı ödeme emrinde yer alan borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında …sayılı ödeme emrinin düzenlendiği ve 21/08/2017 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde Nurten Teoman'a tebliğ edildiği görülmektedir. Asıl borçlu …Kimya Gıda Tekstil Sanayİ ve Ticaret Ltd. Şti hakkında düzenlenen …tarih …sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda, şirketin iş yeri adresinde yapılan yoklamalarda herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden mükellefiyet kaydının 30/09/2012 tarihinde re'sen terkin edildiği görülmüştür.

Dolayısıyla mükellefiyeti re'sen terk ettirilen şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin bir adresi bulunmadığından şirket müdürünün adresine tebliğinde usulsüzlük bulunmadığından, ödeme emri hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının …tarih …,…sayılı ödeme emirlerinin ONANMASINA,

3.…tarih …sayılı ödeme emrinin BOZULMASINA,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog