6. Hukuk Dairesi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF KARARININ
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 04/07/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... tarafından kurulan davalı şirketin yönetimi ortaklar arasında zuhur eden anlaşmazlıklar nedeniyle mümkün olmaz bir vaziyet aldığını, müvekkili ile diğer ortak arasında işin genel yürütümü ve şirket işleyişi hakkında derin uyuşmazlıklar bulunduğunu, böyle bir ortamda sağlıklı çalışma ve düzeninin kurulması ve şirketin devam ettirilmesinin imkansız olduğunu, bu vesile ile işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu davanın açılmasıyla birlikte şirketin işlerinin yürütülmesinin imkansız bir hal alacağını, ayrıca şirket ortaklarından her biri münferiden imza yolu ile şirketi temsile yetkili olduklarını, bu vesile ile imkanın kötüye kullanılmasının söz konusu olduğunu, bu nedenlerle şirkete yönetim kayyumu atanmasına, kayyumun mal kaçırılmasına engel olmak üzere derhal kayıtlı olan veya olmayan ve şirket için değer arz eden iç mimari ve reklam çalışmalarını da içerir şirket mal varlıklarının listesini hazırlanmasını ve kıymet takdirleri için bilirkişi tayin edilmesine, yönetim kayyumunun şirketin her türlü iş ve işlemini yapabilir şekilde yetkiyle donatılmasına, dava neticesinde yapılacak inceleme ile davalarının kabulü ile şirketin feshine, şirketin feshi uygun görülmeyecekse müvekkili payının gerçek değeri ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın şirketin feshini istemekte haklı bir sebebinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hususlar gerçeği yansıtmadığını, şirkette çalışan işçilerin ücretlerinin Kanuna uygun olarak ödendiğini, fazla mesai yapıldığı zaman işçilere fazla mesai ücreti ödendiğini, işçilerin ne kadar maaş alacağı ve ne kadar fazla mesai ücreti alacağı işyeri muhasebecisi tarafından tespit edildiğini ve taraflarınca ödendiğini, bu hususun ücret bordrolarında ve banka kayıtlarında gözüktüğünü, davacı tarafın 26 Şubat 2020 tarihinde işyerinde henüz mesaisi dolmayan bir işçinin işten erken ayrılmasını talep ettiğini, bu hususun tarafınca haklı olarak kabul görmediğinden dolayı tarafına fiziksel saldırıda bulunduğunu ve kendisini darp ettiğini, şikayette bulunması sonucunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında soruşturmanın başlatıldığını, davacının şirketin feshi davası açmasının asıl sebebinin bu olduğunu, davacı tarafın şirketin feshini istemekte haklı bir sebebinin bulunmadığını, tam aksine olayda kendisi mağdur olduğunu bu nedenlerle öncelikle davanın reddine, mahkemece şirketin feshi yerine TTK.636.maddesinde belirtilen diğer hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davanın kabulü ile; Konya Ticaret Sicil Müdürlüğün'ün ... sicil numarası ile kayıtlı ...'nin fesih ve tasfiyesine, şirketin unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ....T.C.Kimlik Numaralı ...'ın atanmasına, tasfiye memuruna sarfedeceği emek karşılığında 12.000,00 TL ücret takdirine, tasfiye masraflarının davalı şirketten alınmak kaydıyla davacı tarafça karşılanmasına, şimdilik 3.000,00 TL tasfiye masraf avansı'nın davacı tarafça mahkememiz veznesine yatırılmasına, tasfiye memuru görevinin karar kesinleştiğinde ve tasfiye masraf avansının davacı tarafından yatırıldığında başlamasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacı tarafın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığını, davacı tarafın dosyada hiçbir iddiasını ispatlayamadığını ve buna ilişkin delil dahi göstermediğini, davacı ... hakkında Konya.. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında kamu davası açılması ve davacının cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında davacının kusurlu tutum ve davranışları sebebiyle tam kusurlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, davacının, müvekkili şirket yetkilisi ...'a darp uyguladığı için Konya .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında cezalandırıldığını, kusurlu olduğu bu olaydan sonra işyerine gelmediğini ve işyerinin bütün giderlerini müvekkili şirket yetkilisi ...’ın üzerine yıktığını, davacı, hem müvekkilini darp etmesi hem de ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle tam kusurlu olup , kendi kusurundan dolayı fayda sağlama ve şirketin feshini isteme hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece yapılan keşifte inşaat bilirkişisi yer almadığını, 26.05.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttikleri gibi inşaat bilirkişisi marifetiyle kliniğe yapılan masrafların ve iş yerinin dükkan olarak değerinin tespit edilmesinin gerektiğini, davacı taraf, 07.06.2022 tarihli celsenin 4 ve 5 nolu ara kararı ile kendisine verilen kesin süre içerisinde kayyım ve tasfiye memuruna ödenecek ücretleri mahkeme deposuna yatırmadığını, devam eden celselerde talep ettikleri üzere; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece şirketin feshi yerine TTK.636. maddesinde belirtilen hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; limited şirketin feshi istemine ilişkindir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davalı vekilinin Uyap üzerinden e-imzalı olarak gönderdiği 21/02/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu ve dosyanın henüz karara bağlanmadığı anlaşıldığından;
HMK'nın 349/2 maddesi gereğince davalının istinaf başvuru talebinin feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalının istinaf başvuru talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4.İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6.Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 23/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)