40. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/97
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/9/2020
NUMARASI: 2016/632 (E) - 2020/386 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... yönetimindeki, davalı ...ya ait, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan ... plakalı otomobilin, davacı ... çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14/6/2019 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını 29.385 TL, bakıcı gideri tazminatını ise 13.989 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalı ...na karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine; 1.340,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 15.215 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 16.555,12 TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne 25.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; tüm taleplerine karşın usul işlemleri uygulanmayıp ... AŞ'nin davalı sıfatıyla davaya dahil edilmesi talebinin reddedildiğini, kararda ileri sürüldüğünün aksine davacı ve vekili olarak ... yönünden davadan feragat edilmesi yönünde bir beyan sunulmadığını, hâkim tarafından nedeni anlaşılmayan biçimde davacı yan olarak bu yönde ne açık ve kesin, ne de üzeri kapalı biçimde feragatı andırır bir irade beyanlarının bulunmamasına karşın, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu; davanın, aracın poliçesi olup olmadığını öğrenmeleri olanağı bulunmadığından, resmi belge niteliğindeki olay yeri kaza tespit tutanağındaki bilgiler doğrultusunda açıldığını, bu halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca ... Sigorta AŞ'nin rızası aranmadan hâkim tarafından davalı taraf olarak davaya dahil edilmesi, aksinin kabulü halinde ise davalı sıfatıyla davaya dahil olup olmayacağının ... AŞ'den sorulması gerektiğini; aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda yer verdiği bakıcı gideri tazminatının, yaşamın olağan akışına aykırı biçimde reddine karar verildiğini; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin müvekkili yararına hükmolunan tazminattan indirilmesinin kabul edilemeyeceğini; hükmedilen manevi tazminat tutarının müvekkili davacının uğradığı manevi zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu; 9/10/2020 gün ve 31269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40 (E) sayılı kararına göre müvekkili davacının 100 yaşına kadar yaşayacağı kabul edilip %0 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının davalı sürücü ... ile davalı işleten ... ve ...na karşı açın davacı vekili; davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu bildirmesi üzerine 8/8/2016 günü sunduğu dilekçeyle, davanın ... AŞ'ye ihbarını talep etmiş, 3/5/2019 günü sunduğu dilekçede ise ... AŞ'nin davalı olarak değiştirilmesini talep etmiştir. HMK'nin 124'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olmakla birlikte, aynı maddenin 3'üncü fıkrasına göre, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği gibi, anılan maddenin son fıkrası gereğince de dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Davaya konu trafik kazası nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen "Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" içeriğinde kazaya karışan ... plakalı otomobilin ZMSS sigortasının görülmediği belirtilmiş, davacı vekili de dava dilekçesinde, aracın ZMSS poliçesinin bulunmadığını belirterek işleten ve sürücü yanında ...na karşı davayı açmıştır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, eldeki davanın, davalı işleten ...'ya ait ... plakalı otomobilin ... AŞ'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu bilmesi olanağı bulunmayan davacı tarafından, kabul edilebilir yanılgıyla, adı geçen davalı sigorta şirketi yerine ...na karşı açıldığının anlaşılması karşısında, dürüstlük kuralına aykırı olmayan ve kabul edilebilir yanılgıya dayanan taraf değişikliğinin kabulüne karar verilerek yargılamaya devam olunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizdir. Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise: Vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan Av. ...'in 8/8/2016 havale tarihli dilekçesiyle davalı ...na karşı açtığı davadan feragat ettiğini bildirmesi karşısında, davacı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiş; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 25/10/2015 günü geçirdiği trafik kazasında yaralanan davacı ... ödenen ve rücuya tabi olduğu belirtilen 12.829,88 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Hükme esas alınan aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının TRH - 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, ileride elde edeceği gelirin peşin değerinin %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplandığı anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle, işgücü kaybı tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve iş gücü kaybı tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmamaktadır.Bu itibarla davacının sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasında TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de, davacının ileride elde edebileceği gelirin peşin değerinin, gelirin her yıl %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplanması gerekirken, %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplandığı aktüerya hesap uzmanının, hükme elverişli olmayan raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Dava dilekçesinde trafik kazası nedeniyle davacıda oluşan bedensel yaralanma nedeniyle bakıcı tutulduğunu belirterek maddi tazminat talebinde bulunan davacı vekili 14/6/2019 günü sunduğu bedel artırım dilekçesinde 13.989 TL bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunmuş; Adli Tıp Kurumu (ATK) 2'nci İhtisas Kurulunun 21/10/2018 gün ve 10278 sayılı raporunda, davacı ...'ın 25/10/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünden %2 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 19/8/2019 gün ve 18464 sayılı raporunda ise, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumunda olmadığı bildirilmiş; ilk derece mahkemesince davacının bakıcıya ihtiyaç duymadığı gerekçesiyle bu konuya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan davacının dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumunda olmadığına ilişkin ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 19/8/2019 gün ve 18464 sayılı raporu, davacının iyileşme süresi içinde geçici olarak bakıcıya gereksinim duyup duymadığı konusunda görüş içermediğinden hükme elverişli değildir. Bu itibarla ATK 2'nci İhtisas Kurulu ya da ortopedi ve travmatoloji uzmanı bilirikişiden, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilen davacının 9 aylık iyileşme süresi içinde bakıcı gereksinimi olup olmadığı, bakıcı gereksinimi var ise süresi konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, geçici bakıcı gereksinimine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.Davacı vekilinin ileri sürdüğü manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışında bırakılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü .... tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,5-İcranın geri bırakılması talebi kapsamında davalı ... tarafından, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasına verilen 4.500 TL nakit teminatın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 36'ncı maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/2/2024