Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/2575 E. , 2023/2451 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
1.…
2.…
…
14.…
15.…
2- (DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- … Köyü … Derneği
2- …
…
5- …
6- …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Malatya ili, Yeşilyurt ilçesi, … Mahallesi, … mevkiinde … Harf. İnş. Doğ. Mak. ve Teçh. Tic. Ltd. Şti.'ne verilen … tarih ve … sayılı II-a grubu işletme ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işletme ruhsatının tek ruhsat olarak düzenlenmesi mümkün iken aynı sahayla ilgili olarak aynı şirket tarafından yapılan ayrı ruhsat taleplerine istinaden aynı şirket adına iki ayrı ruhsat tanziminin Çevresel Etki Değerlendirmesi ile ilgili yasal mükellefiyetlerden kurtulma amacını taşıdığı, dolayısıyla söz konusu işletme ruhsatının muvazaalı olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, nitekim dava konusu ruhsat sahasına ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı "ÇED gerekli değildir" kararının bu gerekçeye dayalı olarak Mahkememizin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği gibi işletme ruhsat sahasının 9.500,00 m2'lik kısmının İkizce Köyü sınırlarında kalan mera vasıflı arazi olduğu, yürütülecek olan madencilik faaliyetinin toz emisyonları bakımından çevrede bulunan su kanallarına, tarım arazilerine ve yürütülen hayvancılık faaliyetlerine olumsuz etkileri de göz önüne alındığında dava konusu işletme ruhsatında kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayda; maden işletme ruhsatının, ilgilisine işletme faaliyetlerini yürütülebilmesi için gerekli izinleri alabilmesi için verilen bir yetki belgesi olduğu, ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izninin düzenlenmesi gerektiği, başka bir deyişle çevresel etki değerlendirmesi kararının işletme ruhsatı düzenlendikten sonra alınması gereken izinler içerisinde bulunduğu, bu kapsamda işletme ruhsatının maden istihracı için tek başına yeterli olmadığı, işletme ruhsatının hangi hallerde iptal edileceği hususunun ise Maden Kanununda ayrıca düzenlendiği, Maden Kanununun ilgili maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak yapılan müracaatla birlikte işletme ruhsatı hakkının doğduğu, işletme ruhsatının iptal edilmesi nedenleri olarak Maden Kanunun yukarıda aktarılan hükümlerinde sayılan şartların ihlal edildiğine ilişkin dosyada hangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da, işletme ruhsatının usul hükümlerine uygun olduğu yönündeki tespitleri gözetildiğinde hukuken tüm şartlara haiz olarak düzenlenen dava konusu işletme ruhsatında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, işletme ruhsatının bir kısmının mera vasıflı araziyi kapsaması gerekçesi yönünden ise; işletme izni düzenlenen ruhsat sahasının bir kısmının mera sahasına rastlaması durumunda ruhsat sahibince mera tahsis değişikliği yapılmadan maden sahasında faaliyette bulunamayacağı, faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi durumunda ise; ilgili kurum tarafından faaliyetin durdurulması amacıyla Genel Müdürlüğe bilgi verileceği, Genel Müdürlükçe müktesep haklar korunarak faaliyetlerin yükümlülükler yerine getirilinceye kadar durdurulacağı, başka bir deyişle işletme izni düzenlenen sahanın bir kısmının mera alanına isabet etmesi durumunda bunun yaptırımının işletme ruhsatının iptal edilmesi değil, gerekli izinler alınıncaya kadar faaliyetin durdurulması olduğu dolayısıyla işletme ruhsatının bir kısmının mera alanına isabet ettiği gerekçesiyle işletme ruhsatının iptali değil faaliyetin durdurulması gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işletme ruhsatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediğinden, istinaf başvurusunun kabulüyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar ve davacı yanında müdahiller tarafından, işletme ruhsatı için ÇED gerekli değildir kararının 23 hektarlık alan için verildiği ancak 50 hektarlık işletme ruhsatının tamamı yönünden bir çevresel etki değerlendirilmesi yapılması gerektiği, işletme sahasının bir kısmının mera olduğu, tahsis amacı değiştirilmeden mera vasıflı arazide madencilik faaliyetinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ruhsat sahibi şirketin uyuşmazlığa konu ruhsat sahasının hemen bitişiğinde 74,95 hektarlık bir alan için ikinci bir işletme ruhsatı aldığı, her iki işletme ruhsatının da II-a grubu kalker madenine ait olduğu, bunun ise dava konusu projeyi Çevresel Etki Değerlendirme sürecinden kaçırma amaçlı yapıldığı, dava konusu sahada verilmiş olan "ÇED gerekli değildir" kararının mahkeme kararıyla iptal edilerek kesinleştiği, yürütülecek madencilik faaliyetinin tarım alanlarına zarar vereceği, faaliyet alanının yerleşim yerleri ve kamu binaları içinde kaldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, çevresel etki değerlendirilmesi kararının işletme ruhsatı düzenlendikten sonra alınması gereken izinler içerisinde olduğu, işletme ruhsatının tek başına maden çıkarmak için yeterli olmadığı belirtilerek kararının hukuka ve mevzuata uygun oldığu savunulmakta olup, davalı yanında katılan şirket tarafından kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacılar ve davacı yanında müdahillerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacı tarafa iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 27/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.