4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketlerin, davacı şirketten iş yeri hekimi ve iş yeri uzmanı hizmetlerini aldığını, bu hizmetler karşılığında 31.08.2018 tarihli 44.860,83TL tutarlı fatura düzenlendiğini, bu fatura karşı tarafa tebliğ edildiğini ve davalı taraflarda tebliğ edilen bu faturaya itiraz etmediğini, faturalar şirketlerin muhasebe kayıtlarında mevcut olduğunu, davalı şirketler, davacı şirketten iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti almış olmalarına rağmen alınan hizmetlerin karşılığında ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, söz konusu hizmetler --------- Bakanlığına bağlı iş sağlığı ve güvenliği bölümünde (kayıt izleme ve takip programında da gözükmektedir.) kayıtlı olduğunu, tereddüt halinde bu kayıtların --------- celbini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı takip başlatılmış ancak davalılar henüz takip borcunu ödememiş olup haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğinden dolayı itirazının iptali için işbu davayı açmak zaruret halini aldığını beyan ederek; davanın kabulüne ve -------- E. numaralı icra dosyasına yapılan haksız itirazların iptaline, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davacı şirketlerin ortağı bulunduğu -------- Ortaklığı ile davalı şirketler olan -------- şirketi ve -------- Şti. Kayıtları incelenmiş olup şirketler nezdinde iddia edildiği üzere -------- Şti. lehine herhangi bir fatura ve hizmet alımına dair cari hesap bilgisi, hak veya alacağa rastlanılmadığını. Bu durum itiraz suretiyle davacı tarafa bildirilmiş, iddia edilen hesap ekstresi ve faturaların gönderilmesi talep edildiğini. Ancak alacağın hangi hukuki ilişkinden kaynaklandığı, hangi mal veya hizmete ilişkin olduğuna dair fatura, evrak veya cari hesap ekstresi iletilmediği gibi tebliğ edilen dava dilekçesi ve tensip zaptı ekinde yine davacı tarafın iddialarına delalet eden fatura veya cari hesap ekstresine dair evrak iletilmediğini.
Davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı işin yapıldığı, davalı şirket davacıdan böyle bir fayda sağladığı davacı tarafın ispat yükümlülüğü altında olduğunu. İddia edildiği gibi davalı şirketlerin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını. Kabul anlamına gelmemek üzere; davalı şirketlerin, muhasebe departmanının hatalı işlemi ya da fark edilmemesi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunmaları tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını. Davacının, davalı şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek; dava dilekçesi yasal unsurları haiz olmadığından HMK m.119/2 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına, davacı tarafın ileri sürmüş olduğu haksız ve mesnetsiz iddiaların reddi ile huzurda açılı bulunan davanın usulden ve esastan reddi ile 96 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME
-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü,-------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
Mahkememizce alınan tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalılar incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
2.Takip Konusu Alacak Yönünden: Dava ve takip konusu alacağını 10 adet 44.860,83 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, Davalının ticari defterlerine göre 08.07.2020 takip tarihi itibariyle davalıların iş ortaklığı --------Ortaklığı'ndan 44.860,83 TL alacaklı olduğu.
Davalıların iş ortaklığı tarafından 8 adet KDV dahil 41.103,73 TL tutarlı faturaların 2018 yılı BA formu ile bildirimin yapıldığı, fatura içeriği hizmetin davalılara verildiğine karinelerin oluştuğu. 2018 yılı BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan 2 adet KDV dahil 3.757,10 TL tutarlı faturalara davalılar tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine ve 44.860,83 TL borç bakiyesinin ödendiğine dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığı
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava dosyasında, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; davalıların tarafın tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması nedeniyle takip sonrasında 44.860,83 TL alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında yürütülebileceği," hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki iş yeri hekimi ve iş yeri uzmanı hizmeti sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının, davalılar adına hizmet bedeli nedeniyle fatura alacağına dayalı başlattığı-------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava dilekçesinde dava değeri olarak yalnızca asıl alacak gösterilmiş ise de mahkememizce tensip zaptı 5/d maddesi uyarınca alacağın tümü üzerinden yapılan eksik harç ihtarı üzerine davacı vekili tarafından alacağın tümü üzerinden eksik harç karşılanmış ve talep sonucunda itirazın tümden iptali talep edilmiş olduğundan, dava hakkında alacağın tümü üzerinden değerlendirme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530/4. maddesi uyarınca "(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c)Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d)Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki iş yeri hekimi ve iş yeri uzmanı hizmeti sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının, davalılar adına hizmet bedeli nedeniyle fatura alacağına dayalı başlattığı --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 44.860,83 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, yine temerrütün dava konusu faturanın e-fatura olması ve faturaya itiraz edilmemesi dikkate alındığında TTK 1530/4 maddesi uyarınca nedeniyle faturanın düzenlenmesinden itibaren 30 gün sonra gerçekleştiği bu sebeple *30/05/2018 tarihli --------- numaralı 1.980,70 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 737,31 TL olduğu (temerrüt tarihi 02.06.2018 ve 01.07.2018 arasındaki 29 gün için yıllık %9,75 faiz, 01.07.2018 ve 01.01.2020 arasındaki 549 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *30/05/2018 tarihli ------- numaralı 11.300,00 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 4.206,39 TL olduğu (temerrüt tarihi 02.06.2018 ve 01.07.2018 arasındaki 29 gün için yıllık %9,75 faiz, 01.07.2018 ve 01.01.2020 arasındaki 549 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *30/06/2018 tarihli --------- numaralı 1.175,80 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 409,73 TL olduğu (temerrüt tarihi 31.07.2018 ve 01.01.2020 arasındaki 519 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *30/06/2018 tarihli -------- numaralı 11.300,00 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 3.937,74 TL olduğu (temerrüt tarihi 31.07.2018 ve 01.01.2020 arasındaki 519 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *10/07/2018 tarihli ------- numaralı 248,40 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 85,23 TL olduğu (temerrüt tarihi 10/08/2018 ve 01.01.2020 arasındaki 509 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *10/07/2018 tarihli --------- numaralı 1.696,23 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 582,03 TL olduğu (temerrüt tarihi 10/08/2018 ve 01.01.2020 arasındaki 509 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *30/07/2018 tarihli --------- numaralı 1.502,60 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 499,53 TL olduğu (temerrüt tarihi 30/08/2018 ve 01.01.2020 arasındaki 489 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *30/07/2018 tarihli -------- numaralı 11.300,00 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 3.756,63 TL olduğu (temerrüt tarihi 30/08/2018 ve 01.01.2020 arasındaki 489 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *31/08/2018 tarihli -------- numaralı 751,30 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 248,56 TL olduğu (temerrüt tarihi 02/09/2018 ve 01.01.2020 arasındaki 486 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) *31/08/2018 tarihli -------- numaralı 3.005,80 TL bedelli fatura yönünden işlemiş faizin 994,45 TL olduğu (temerrüt tarihi 02/09/2018 ve 01.01.2020 arasındaki 486 gün için yıllık %19,50 faiz, 01.01.2020 ve takip tarihi 08.07.2020 arasındaki 189 gün için yıllık %13,75 faiz uygulanmıştır) davacının takipte daha düşük miktarda faiz talep ettiği, bu sebeple davalının tümden kabulüne karar verilmesi gerektiği, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile, davalı borçluların --------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazların İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2.Takip konusu alacağın (59.503,29 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 11.900,65 TL icra ve inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (59.503,29 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 4.064,66 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 468,60 TL peşin harç ve 547,56 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.048,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafça yapılan 674,10 TL dava açma masrafı, 547,56 TL tamamlama harcı ve 2.781,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 4.002,66 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
6.Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7.Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (59.503,29 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile-------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2024