Esas No
E. 2021/1890
Karar No
K. 2024/156
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

20. Hukuk Dairesi

E. 2021/1890 K. 2024/156 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1890, K. 2024/156, T. 26.01.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1890
Karar No
2024/156
Karar Tarihi
26.01.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2021/1890
KARAR NO: 2024/156

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/12/2020

NUMARASI : 2019/171 E. - 2020/279 K.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 27.11.2017 tarihinde 2017/107676 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 3. ve 29. sınıflarda yer malların olduğu, başvurunun ilanına davalı Şirketin 2017/104027 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 6/1 maddesine dayalı olarak itirazın kısmen kabulüne karar verildiği ve başvuru kapsamından 29. sınıftaki "Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar" mallarının çıkarıldığı, davacının bu karara yaptığı itirazın, YİDK'in 21.02.2019 tarih, 2019-M-1494 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, YİDK kararının davacıya 04.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).

Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29. sınıftaki "Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar" malları, redde mesnet alınan 2017/104027 sayılı markanın kapsamında aynen yer aldığından, yasada aranan emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir.

İşaretlerin karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvuru, "...’s" kelime unsurunun altında "..." ibaresi ile bu kelimelerin sol tarafında yer verilen elinde sopa bulunan erkek figüründen oluşmaktadır. Başvuruda yer verilen "..." kelimesi, Türkçe'de zeytin anlamına gelmekte olup, başvuru kapsamından çıkarılan mallar gözetildiğinde, bu ibarenin herhangi bir ayırt ediciliği bulunmamaktadır. Yine başvuruda yer verilen şekil unsuru da, ayırt edicilikte geri planda kaldığından, tali unsur konumundadır. Buna göre dava konusu başvurunun asli unsuru, "...'s" ibaresinden oluşmaktadır. Redde mesnet marka da "..." ibareli olup, "..." ibaresi ayırt edicilik taşımadığından, ayırt edici unsur "..." ibaresidir. Her ne kadar redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresindeki ikinci "E" harfi ters yazılmış ise de bu durum, redde mesnet markanın "..." olarak algılanmasına engel değildir. O halde, redde mesnet markanın asli unsuru "..." ibaresi iken dava konusu başvuru da "...'s" ibareli olduğundan, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak kadar benzerlik mevcuttur. Gerçekten de redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanılmış, başvuruda farklı olarak yer verilen "s" takısı ile şekil unsuru ve "..." kelimesi başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmamıştır. Öte yandan, dava konusu başvurunun, SMK'nın 7/5-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bu itibarla ilk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, dolayısıyla iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalı Şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/12/2020 gün ve 2019/171 Esas - 2020/279 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40 TL’nin düşümü ile kalan 383,2‬0 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

4.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirket ile davalı ...verilmesine,

5.Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

6.Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

8.Davalı Şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine,

9.İstinaf aşamasında davalılar tarafından ayrı ayrı yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin, davacıdan ayrı ayrı alınarak davalı Şirket ve davalı ...verilmesine,

10.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.355 HMK md.361 K1494 md.6/1 K07676 md.6/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog