Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1635 E. , 2023/5765 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
II- (DAVALILAR)
1-... Bakanlığı - ANKARA
2....Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3....Belediye Başkanlığı - ...
2....Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3....Belediye Başkanlığı
4....
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ...Mahallesi, ...pafta, ...sayılı parselde bulunan apartmandaki 24 adet bağımsız bölümün yer aldığı taşınmazın ...tarihli, ...sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması sebebiyle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı ileri sürülen 4.276.380,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 11.02.2016 tarih, E:2013/8428, K:2016/553 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak 2.614.192,00-TL maddi tazminatın, kusur oranları dikkate alınmak suretiyle 1.568.515,20-TL'lik kısmının ve 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan; maddi tazminatın 784.257,60-TL'lik kısmının ve 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan; maddi tazminatın 261.419,20-TL'lik kısmının ve 5.000,00-TL manevi tazminatın Avcılar Belediye Başkanlığı'ndan, dava tarihi olan 01.06.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin 1.662.188,00 TL maddi tazminat isteminin ise reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 16/10/2019 tarih ve E:2019/14215, K:2019/9531 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 2.477.550,00-TL maddi tazminatın; %30 oranında kusurlu bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığından 743.265,00-TL'sinin, %10 oranında kusurlu bulunan Avcılar Belediye Başkanlığından 247.755,00-TL'sinin, % 60 oranında kusurlu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından ise 1.486.530,00-TL'sinin, dava tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, bu tutarı aşan 1.798,830-TL maddi tazminat isteminin ise reddi, davacının 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulü, hükmedilen 50.000,00-TL manevi tazminatın; idarelerin kusurları oranında, 15.000,00-TL'sinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 5.000,00-TL'sinin Avcılar Belediye Başkanlığından, 30.000,00-TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak dava tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. ... BAKANLIĞININ SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen karardaki lehe kısımlarda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın lehe olan kısımlarının onanması gerektiği savunulmaktadır. ...BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI VE ...BELEDİYE BAŞKANILIĞININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Davalıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde, temyiz incelemesi sonucu Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyize konu karara dayanak alınan bilirkişi raporunda tazminata ilişkin tespitler 2016 yılına ilişkin Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre yapıldığından, maddi tazminata uygulanacak faiz başlangıcının değer tespitlerinde esas alınan yıkım tarihi olarak belirlenmesi gerektiği halde hükmedilen maddi tazminat yönünden '' ...dava tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,...'' şeklinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, dosyanın geldiği aşama da dikkate alınmak suretiyle, kararın hüküm kısmının 1 nolu paragrafında yer alan ''...dava tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,...'' şeklindeki ifade ''... 01.01.2016 tarihinden itibaren (Değer tespitinde esas alınan 2016 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğin yürürlük tarihi) işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,'' şeklinde düzeltilerek; ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 08/06/2023 tarihinde, esas yönünden oybirliği, manevi tazminata faiz yürütülmesi yönünden oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X):
Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.
Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.