Esas No
E. 2024/547
Karar No
K. 2024/373
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/547

KARAR NO: 2024/373

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :08/01/2024

NUMARASI :2024/13 Esas - 2024/3 Karar

DAVACILAR :1-ARSLANTÜRK MAKİNE VE ENERJİ KAZAN İMALATI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... :2-ASLANTÜRK MAKİNE VE ENERJİ KAZANLARI İMALATI İNŞAAT METAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ: 04/01/2024
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 29/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin çekleri, ...adresinde bulunan ofiste çelik kasa içerisinde muhafaza edildiğini ancak 29.12.2023 ile 01.01.2024 tarihleri arasındaki tatil sürecinde bahsi geçen ofise kimliği bilinmeyen kişiler tarafından girildiğini ve işbu çelik kasa içerisindeki çekler, 35.000 TL para, evrak ve birkaç iptal edilmiş birkaç çek ile birlikte çalındığını, taraflarca Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na işbu hırsızlık için şikayette bulunulduğunu, dosyanın şu anda derdest olup soruşturma aşamasında olduğunu, Halkbank Gebze Yeniçarşı Şubesi ve BBVA Garanti Bankası Gebze İsmetpaşa Şubesine de ihtar çekildiğini, çeklerin bir kısmının boş, bir kısmının ise imzalı olması nedeniyle iptali ve kendisine işbu çeklerle ibraz edilmesi halinde ödeme yapılmamasının talep edildiğini, çalınan çeklerin tedavüle sokulması halinde müvekkili şirketlerin de zarar göreceğini, bu sebeple davacı müvekkili şirketlerin işbu davayı açmakta hukuki menfaatlerinin bulunduğunu, çalınan bir çek üzerinde hak sahibi olduğunu kesin olarak ispatlamanın mümkün olmadığını, bununla birlikte çalınan çekler içerisinde imzasız kaşesiz çekler olduğu gibi imzalı çeklerin de bulunduğunu ancak hangi çekin imzalı olduğu hangi çekin imzasız olduğu taraflarınca bilinmediğinden tümü açısından iptal talebinde bulunma zorunluluğun hasıl olduğunu, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesini müvekkili açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğini, çeklere bedel yazılarak işbu bedellerin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da bilgileri yazılı çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davacı hesap sahibi olup, keşideci konumunda olduğundan davanın dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı anlaşılmakla çek iptali davasının REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay tarafından keşidecinin çeklerin iptali istemine ilişkin kabul edilmiş emsal kararın sunulduğunu ancak yerel mahkemenin bu kararı dikkate almadığını, hamilin çekte hak sahibi olduğu bu sebeple çekin iptali davasını açabileceği konusunda ihtilaf bulunmadığını ancak her durumda çekin hak sahibinin hamil olmadığını, zira keşidecinin temelde çekin asıl borçlusu ve çek üzerinde hak sahibi olduğuna kuşku bulunmadığını, kaldı ki TTK 651/2 maddesi keşideci hakkında istisnai bir düzenlemeye gitmediğinden keşidecinin hak sahibi olarak iptal davası açabilme yetkisine sahip olduğunun anlaşılması gerektiğini, sonuç olarak "hak sahibi" ibaresini, gerekli şartlar oluştuğunda, keşideci için de kullanılabilmesi gerektiğini, esasen çek zayi olmasaydı çeki muhatap bankaya kim ibraz edecekse onun hak sahibi olduğunu ve böylece iptal davası açabileceğini kabul etmek gerektiğini, 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmaya yükümlülüğünün, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişide olması nedeniyle hesap sahibinin de iptal davası açılmasında hukuki yararı bulunduğunu, 6762 sayılı TTK'nın 711/3 maddesinin 18.02.2009 tarihinde 5838 sayılı Kanun ile iptal edilmesinden sonra keşidecinin elinden rızası dışında çıkan çekler için bankaya ödemeden men talimatı verme yolu kalmadığını, iptal edilen bu hukuki korumadan yoksun kalan keşideci ticari hayatta karşılaşabileceği haksız hukuki sonuçlarla baş başa bırakıldığını, tam aksine keşidecinin daha çok korunmaya amuhtaç olduğu dönem ise rızası dışında elinden çıkmış olan çekten sonrası olduğunu, bu sebeple davacı olan keşideciye hak sahibi olarak iptal davasını açabilmesi ve neticesinde iptal kararını alabilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2024 tarih, 2024/13 Esas - 2024/3 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 818-(1)-(s) maddesi yollaması ile çekler hakkında uygulanacak olan TTK'nın 757-(1) maddesinde; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Zayi nedeniyle çek iptali davaları hasımsız olarak açılan davalardandır.

TTK'nın 757., 762. ve 764-(1) maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için, yetkili hamilin kıymetli evrakın bilgilerini mahkemeye bildirmesi, uygun aralıklarla usulüne uygun ilanların yapılması, ilk ilan tarihinden itibaren (3) aylık süre içerisinde kıymetli evrakın mahkemeye ibraz edilmemesi ve kimin elinde olduğunun bilinmemesi yeterlidir.

TTK'nın 778. ve 818-(s) bendi yollaması ile aynı Kanun'un 757. ve devamı maddeleri birlikte değerlendirildiğinde kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin dava açma yetkisinin hamile ait olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yapılan incelemede, zayi istemine konu edilen çek hesabının sahibinin ve çeklerin keşidecisinin davacılar olduğunun davacıların beyanları ve ibraz edilen kayıtlar ile sabit olduğu, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca, senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamilde olduğu, keşidecinin (hesap sahibinin) iptal kararı almakta hiç bir hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait oldukları, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. ( benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarihli 2016/10022 - 2018/2952 sayılı ilamı ). Ayrıca, boş olan çek yapraklarının da, esasen kıymetli evrak niteliğinde bulunmadığı; kaybolan boş çek yapraklarının, üçüncü kişilerce doldurularak kullanılması halinde bu durumun, onlara karşı açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülmesi gerektiği ,bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görülmekle istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacıların istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.