9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2014/11247 E. , 2014/27205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2013/175-2014/69
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 07/05/2007-06/03/2013 tarihleri arasında davalı şirkette boyacı olarak aylık net 1100 TL ücret karşılığı çalıştığını, yemek ve yol giderinin davalı şirketçe karşılandığını, müvekkilinin belirsiz süreli iş akdinin davalı işverence sözlü olarak 4857 sayılı yasanın 25/II-d bendine istinaden feshedildiğini, müvekkilinin duyma engeli olup çalışma ahlakında ve davranışlarında hiçbir olumsuz tavrın söz konusu olmadığını, müvekkilinin iş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, feshin geçerli nedenlere dayanmadığından müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, müvekkil şirketin Kocaeli fabrikası- Boyahane alan müdürlüğünde P..-B.. unvanı ile 07/05/2008 tarihinden beri çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca eksik proses, iş disiplini ve çalışma kurallarına aykırı davranma veya mazeret bildirmeksizin işe gelmeme nedenlerinden dolayı çeşitli kez uyarılar aldığını, müvekkil şirkette çalışan engelli personellerden davacının da içinde bulunduğu bir grubun yine işitme engeli olan iş arkadaşlarını kendisinin veya bir başkasının zor durumda olduğunu veya bu paraya ihtiyacı olduğunu öne sürerek kredi çektirmek marifetiyle borçlandırdıklarını, bu işçilerin taksitleri kendilerinin ödeyecekleri vaadiyle bu arkadaşlarından yüksek miktarlarda kredi çekmelerini istediğini, bu kredilerin taksitlerini kimi zaman ilk taksitten başlayarak ödemediğini, kimi zaman da ilk bir kaç taksit ödedikten sonra ödemeyi bıraktıklarını, şu anada kadar işyerinde çalışan 15 kişinin toplamda 100.000 TL den fazla bir miktarda borçlandırıldığını, davacının iş arkadaşlarına hem psikolojik hem de fiziksel anlamda telafisi olmayan zararlar verdiğini belirterek davacının davasının reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece O.. A..’tan boş senet alma girişimine S..’ın yardımcı olduğuna dair olayın muhataplarının açık bir beyanı olmadığı, yaşanan olaylarda davacı ve arkadaşlarının S.. ile O.. E.. ve O.. A..’ı bir araya getirerek aralarında sorunu polise ulaşmadan anlaşma ile çözümleyebilme gayretinin dışında S.. ile birlikte O.. ve O..’u tartakladıklarına, darp ettiklerine veya tehdit ettiklerine dair bir eylemin tespit edilmediği, davacı hakkında O.. ve O..’un yasal şikayeti olmaksızın çelişkili ifadelere dayanarak davacının iş akdinin feshinin haklı nedenlere dayanmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
Somut olayda davacının iş sözleşmesi işyerinde çalışan işitme engelli bir kısım işçilere kredi çektirilip üçüncü kişilere verildiği, kredi taksitlerinin ödenmemesinden sonra kredi çeken kişilerin kredi taksitlerini talep ettiklerinde, davacının da arasında bulunduğu grup tarafından bu kişilerin tehdit edildiği, fiziksel darpta bulunulduğu ve zorla senet imzalattırıldığı tespit edildiği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-d uyarınca feshedilmiştir.
Davalı şirkette çalışan davalı tanıkları O.. A.. ve O.. E.. davacının da ismini vererek şikayetçi olmuşlardır. Özellikle davalı O.. A.. el yazılı dilekçede başka birisi için kredi çektiğini ancak kredinin beş taksitinin ödendiğini üç taksitin ödenmediğini borcunu isteyince kendisini dövüp senet imzalattıklarını, dövenlerden birinin davacı olduğunu davacının mafya olduğunu söylediklerini, kendisini İzmit’e arabayla götürdüklerini evde davacının da olduğunu, önce tartıştıklarını sonra davacının ve adına kredi çektiği şahsın kendisini darp ettiğini belirttiği görülmektedir. Yargılama aşamasında ise O.. A.. davacının da aralarında bulunduğu grup tarafından alınarak İzmit’e geldiklerini, burada adına kredi çektiği şahsın kendisine “sen polise gideceksin o nedenle seni eve getirdik” dediğini, şahsa neden kredi taksitlerini ödemediğini sorunca onunla tartıştığını, o kişinin kendisini darp ettiğini ve boş senet imzalattığını, davacının kendisine yardımcı olduğunu ayırmak istediğini, ancak adına kredi çektiği şahsın davacıyı ittirdiğini, işyerindeki beyanında işaret tercümanı olmadığı için o şekilde yazıldığını beyan ederek el yazılı dilekçesiyle çelişkili beyanda bulunduğu görülmüştür.
Fesih öncesi davacının savunması alınmıştır, O.. A..’ın şikayet dilekçesinde belirttiği olayla ilgili “O.. A..’ı Gölcük’ten alıp İzmit’te dövdünüz mü? Dövdüyseniz Neden?” sorusuna aynen, “O.. eşiyle benimeşimle ilgili İstanbuldaki işitme engelliler ben eşimi dövüp dışarı çıkarmıyorum diye iftira attı bunu eşime de sorabilirsiniz. İstanbuldaki işitme engelliler bayan bana O.. A..’ın eşi benim hakkımda dedikodu yaptığını söyledi O..’u gölcükten alıp İzmit'e götürdüm konuştuk sonra kavga ettik” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İşyerindeki işçilere kredi çektirilip daha sonra da ödenmemesi üzerine şikayet edilmesini önlemek için yaşanan olaylara davacının dahil olduğunu gösteren beyan ve belgeler dikkate alındığında her ne kadar olaylar işyeri dışında gerçekleşmişse de işyerinde çalışan işçilerin işverenliğe konuyu bildirdikleri, çalışma barışının bozulduğu, bunun işyeri çalışma ortamını olumsuz etkileyeceği anlaşıldığından feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 122.40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 18.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.