Esas No
E. 2011/5937
Karar No
K. 2012/7246
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

4. Hukuk Dairesi         2011/5937 E.  ,  2012/7246 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/09/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eski eşi olan davalının kendisine hakaret etmesi nedeniyle manevi tazminat istemiş fakat dava dilekçesinde manevi tazminat miktarını yani dava konusunu (müddeabih) belirtmemiştir.

Yerel mahkeme, ilk oturumda dava konusu miktarı belirtmesi için davacı tarafa süre vermiş ve dava konusu davacı tarafından bildirildiğinde bu hususun davalı tarafa tebliğ edilmesi yönünde ara kararı kurmuştur. Buna rağmen davacı tarafça dava konusu miktar bildirildiği halde, dosya içeriğine göre bu yönün davalıya tebliğ olunmadığı bir sonraki oturumda davalının yokluğunda davacı tanıkları dinlenerek yargılamanın davanın kısmen kabulüne karar verilerek bitirildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu (müddeabih) HMK'nın 119. maddesi gereğince dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlandandır. Bu husus dava açılırken alınacak harcın belirlenmesinde de etkilidir. Dava konusunun belirtilmemesi, davalının savunma hakkını ne için kullanacağını bilmesini engelleyeceğinden davalının usulünce savunma hakkını kullanmasını ve silahların eşitliği ilkesini de zedeler. Somut olayda yerel mahkemece, dava konusunu da gösterir dilekçenin mahkemeye verilmesi için davacıya süre verildiği gibi bu dilekçenin davalıya tebliğ edileceği de ara kararına bağlanmıştır. Dilekçenin kendisine tebliğ edileceğine olan inancı nedeniyle davalının dilekçeyi bekleyerek oturuma katılmaması ve böylece savunma hakkını kullanamaması HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırıdır. Şu durumda yerel mahkemece dava konusu miktarın belirtildiği dilekçenin gerekli masraflar davacı taraftan alınarak davalıya tebliği ve sonrasında davalıya savunma hakkı tanınarak, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı biçimde davanın kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.27 HMK md.119
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog