9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/8436 E. , 2023/8033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2010 tarihli, 2010/41168 Esas sayılı iddianamesiyle, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2014 tarihli, 2010/324 Esas, 2014/170 Karar sayılı kararı ile, sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 06.12.2022 tarihli, 2021/6402 Esas, 2022/10997 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Mağdure ve tanık beyanları, savunma, Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 15.07.2010 tarihli mağdureye ait olduğu bildirilen vajinal sıvı örneğinde kadın karakterli DNA örneğinden başka bir şahsa ait DNA örneği bulunamadığına dair rapor, mağdurenin soruşturma aşamasında savcı huzurunda alınan ifadesinde her iki kol pazusu iç tarafında morluklar meydana geldiğine dair gözlem ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemini organ sokma şeklinde gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli, 2023/103 Esas, 2023/125 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Bozma ilamı sonrası Mahkemece gerekli incelemelerin yapılmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde bisikleti ile Selçuk İlçesi sahilinde bulunan oteller bölgesine gittiği, akşam saat:23:45 sıralarında ise yabancı uyruklu olan katılanın konaklamakta olduğu otelin plajına gittiği, otel önünde anfi tiyatro kısmındaki bir miktar alkollü bir halde voleybol direğine yaslanmış olan katılana yaklaşarak kendisine içecek bir şeyler ikram etmek istediği, katılanın da kendisini tanımaması nedeniyle bu teklifi kabul etmediği, bunun üzerine sanığın katılanı itekleyerek yere düşürdüğü ve denize doğru sürüklemeye başladığı, otel plajına kadar götürdüğü, burada katılanın üzerinde bulunan külodunu yırttığı, katılanın bir ara sanığın elinden kurtularak otele doğru kaçmaya çalıştığı ancak sanığın tekrar kendisini yakalayıp yere yatırdığı, zorla normal yoldan katılanla cinsel ilişkide bulunduğu, bu sırada otelde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan tanık ...'in kendilerini görmesi üzerine, sanığın terliklerini ve kıyafetlerini olay yerinde bırakarak yarı çıplak halde olay yerinden kaçtığı, olayın jandarmaya intikal ettirilmesi üzerine çevrede yapılan araştırmada sanığın oteller bölgesinde terliksiz ve yarıçıplak halde yakalandığı, katılan ve tanık ... tarafından kesin olarak teşhis edildiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, katılanın aşamalardaki beyanları ve raporlar, olay sonrası anlatımlarına vakıf olan ve duruşmada dinlenen tanık beyanlarına göre katılanın cinsel saldırıya uğradığının sabit olduğu, ancak bozma ilamında da belirtilen şekilde Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 15.07.2010 tarihli mağdureye ait olduğu bildirilen vajinal sıvı örneğinde kadın karakterli DNA örneğinden başka bir şahsa ait DNA örneği bulunamadığına dair rapor dikkate alındığında ve mağdurenin soruşturma aşamasında savcı huzurunda alınan ifadesinde her iki kol pazusu iç tarafında morluklar meydana geldiğine dair gözlem ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini organ sokma şeklinde gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, eylemine uyan ve suç tarihi itibariyle yürürlükte olup, sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kastının yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına ve sanığın sabıkasız oluşu dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli, 2023/103 Esas, 2023/125 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.