Esas No
E. 2022/504
Karar No
K. 2023/7787
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/504 E.  ,  2023/7787 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/36 E., 2021/150 K.
SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş
HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER : Mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanıklar müdafileri, sanık ...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Mağdure vekilinin temyiz isteğinin yapılan ön incelemesinde; hafif-orta derecede zeka geriliği olan ve suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olmadığı anlaşılan mağdure için vasi olarak tayin edilen annesi ...'nin kovuşturma evresinde 21.05.2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde sanıklardan şikayetçi olmakla birlikte davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mağdureye tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği belirlenmiştir. Sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinin incelenmesinde temyiz isteklerinin mağdureye ...'ya yönelik eylemlerle ilgili kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olduğu anlaşıldığından temyiz incelenmesinin anılan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.

Katılan Bakanlık vekili, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz isteklerinin yapılan ön incelemesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2006 tarihli ve 2006/105 Esas, 2006/370 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla ikinci fıkrasının (a) ve (f) bentleri ve beşinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 120,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Anılan karara karşı sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 19.03.2007 tarihli ve 2007/733 Esas, 2007/2052 Karar sayılı kararı ile; kamu davasına katılma istemleri hakkında bir karar verilmemesi, kanuni temsilci ...'nin vekil atanmasını istemesine rağmen vekil tayin edilmeden dinlenilmesi, fuhuşa teşvik suçunun yapısının teselsülü kapsadığı gözetilmeden bu suçtan sanık ... hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderlerinin ve dökümünün gösterilmemesi gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2007 tarihli ve 2007/178 Esas, 2007/323 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Anılan karara karşı mağdure ... vekili, sanık ... müdafii ve sanıkların temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 29.01.2009 tarihli ve 2008/13415 Esas, 2009/583 Karar sayılı kararı ile; orta derecede zeka geriliği bulunduğu saptanan mağdureye 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 405 inci maddesi uyarınca vasi tayin ettirilmesi ve aynı Kanun'un 462 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre husumet izninin alınması gerektiği düşünülmeden mağdurenin katılma talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

5.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2009/121 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6.Anılan karara karşı mağdure ... vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/8978 Esas, 2016/8485 Karar sayılı kararı ile; vesayet altındaki mağdure ... vasisinin, davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında temyize hakkı bulunmayan mağdure ... vekilinin temyiz isteğinin reddi ile birlikte zeka geriliği bulunduğu anlaşılan mağdure hakkında alınan raporların içerikleri ve düzenleyici sayısı bakımından yetersiz görülmesi sebebiyle Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan ayrıntılı rapor alınması, hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61 inci maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 102, 103, 104 ve 105 inci maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında lehe olan kanunun tespiti ile denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

7.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2017/36 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure ...'ya yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdure ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

8.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.01.2022 tarihli ve 9-2021/118303 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Eylemlerin çokluğu ve ağırlığı, mağdurenin yaşı ve beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olması gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği

Suçun niteliği ve işleniş biçimi göz önüne alınarak sanık ... ve ... hakkında cinsel saldırı suçları ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçundan kurulan hükümlerde üst sınırdan ceza tayini, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve cinsel saldırı eylemleri yönünden zincirleme suç hükümlerinde üst sınırdan artırım yapılması gerektiğine, vekil ile temsil edilmelerinden ötürü kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İsteği

Mahkumiyet hükmü kurulan suçlara dair mağdurenin beyanlarından başka şüpheye yer vermeyecek şekilde kanaat oluşturacak bir delil bulunmadığına, müşteki ...’un beyanlarına da eşi olan sanık ... ile arasındaki husumet ve boşanma davasından ötürü itibar edilmemesi gerektiğine, kurulan ceza miktarlarının yüksek olduğuna ve cinsel saldırı suçunun zincirleme şekilde işlediğinin kabulünü gerektirecek kesin, inandırıcı ve şüpheye yer bırakmayacak delil elde edilmediğine ilişkindir.

D. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Reşit olup arasında gönül ilişkisinin bulunduğu mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanı dışında mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
E. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık ...'ın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından mağdurenin beyanlarına itibar edilerek kurulan mahkûmiyet hükmünün usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Hafif-orta derecede zeka geriliği olan mağdure ...’nın ailesi ile birlikte İstanbul'da ikamet etmekte olduğu, 21.06.2005 günü mağdure ...'nın çalışmakta olduğu iş yerinde bulunduğu sırada aralarında daha önceye tanışılıklık bulunan ve kendisini ... ismiyle tanıtan sanık ...'ın daveti üzerine adı geçenle ile buluşarak birlikte vakit geçirdikleri, mağdurenin sanık ...'ın ikram ettiği kolayı içmesi ile bilincini kaybetmesi üzerine sanık ...'ın adı geçeni idaresindeki araca bindirerek bu halinden istifade edip vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı, kendine gelen mağdure ...'nın sanık ...’ın kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini anladığı, devamında sanık ...’ın tehdit etmek suretiyle mağdure ...’yı Çorum iline getirerek kiraladığı bir konutta iki ay boyunca adı geçeni alıkoyduğu ve bu süre zarfında cebir ve tehdit kullanarak adı geçenle anal ve vajinal yoldan birden çok kez cinsel ilişki yaşadığı, bunun yanında mağdure ...'nın para karşılığında birden çok kişiyle cinsel ilişkiye girmesine aracılık edip yer temin etmek suretiyle maddi menfaat temin ettiği, 07.08.2005 tarihinde sanık ...’ın harici bir yargılamaya konu olan olayla ilgili ... isimli şahsı alıkoyarak adı geçen ile mağdure ...'yı tanışıklığının bulunduğu sanık ...'ın ikametine getirerek adı geçenlerin sanık ...'ın ikametinde kalmasını rica etmesine karşın sanık ...’ın eşi tanık ...'un bu duruma karşı çıkması üzerine sanık ...’ın yalnızca mağdure ...’yı anılan mahalde bırakarak ... isimli şahısla ayrıldığı ve bir kaç gün sonra sanık ...'ın ... isimli şahsı alıkoyduğu iddiasından ötürü tutuklanması üzerine mağdure ...'nın sanık ...'ın evinde kalmaya devam ettiği ve bu süre zarfında sanık ...'ın eşi tanık ... yanında olduğu halde mağdure ... ile vajinal ve anal yoldan cinsel ilişkide bulunduğu ve devam eden günlerde kendi konutunu kullanarak para karşılığında mağdure ...'nın başka şahıslarla cinsel ilişki yaşamasına aracılık ederek maddi menfaat temin ettiği, tanık ...'un bu durumdan rahatsızlık duyması üzerine sanık ... ile yaşadığı tartışamalar sonrasında son olarak 28.08.2005 günü tartışmaların şiddetlenmesi ile sanık ...’ın tanık ...’a “seni de erkeklere zorla satacağım” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine tanık ...’un bulunduğu odanın kapısını kilitlemesi ile sanık ...’ın kapıyı kırıp elindeki demir parçasıyla tanık ...’a vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması üzerine adı geçenin konutu terk ederek kolluk kuvvetlerine müracaat ederek maruz kalınan durum hakkında ihbarda bulunması ile intikalin gerçekleştiğinin kabulüne dair mahkemenin gerekçe kısmında mağdure ...’nın 28.08.2005 tarihli adli muayene raporunda; hymende eski yırtık bulunduğu ve anal muayenede sfinkter tonunun normal olup ödem, ekimoz, sıyrığa rastlanılmadığına yer verilmesi, gerek mağdure ...’nın gerekse tanık ...’un aynı tarihli genel adli muayene raporlarında basit tıbbi müdahele ile giderilebilir lezyonlara rastlanıldığına yer verilmesi, mağdure ...’nın Bakırköy Prof. Dr. Mahzar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliğinden alınan 20.10.2005 tarihli raporunda mağdurenin maruz kaldığı eylem neticesinde akut ya da postravmatik stres bozukluğu gelişmediği yani ruhsal durumunun suç nedeniyle bozulmadığının bildirilmesi ve Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 23.10.2019 tarihli raporunda hafif-orta derecede zeka geriliği tespit edilen mağdure ...'nın bu rahatsızlığının mağduru bulunduğu olayda fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin bildirilmesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanık ...'ın mağdure ...’yı tanımadığı ve sanık ...'ın mağdure ... ile rızası dahilinde cinsel ilişki yaşandığına inkar içerikli savunmalara karşın mağdure ...’nın soruşturma safhasındaki birbirini tamamlayan anlatımları, tanık ...’un aşamalardaki birbiriyle tutarlı beyanlarında sanık ...’ın mağdure ...'yı ikametlerine getirip bıraktığı şeklindeki anlatımları, yine mağdure ...’un bu anlatımını doğrulayan diğer sanık ...’ın anlatımları karşısında sanık ...’ın inkara ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, her ne kadar mağdure ...’ya ait muayane raporunda fiili livata bulgusuna rastlanılmamış ise de eylemin tehditle gerçekleştirilmiş olması, hoyratça olmaksızın ve mağdurenin beden yapısı ve kaygan maddenin kullanılmış olması ve aradan zaman geçmesi durumunda belirtilerin kaybolabileceği gözetilerek mağdure ... ile aynı doğrultudaki tanık ...'un beyanlarına itibar edildiği, diğer taraftan dosya içerisinde mevcut tanık ...’un göndermiş olduğu 24.05.2006 tarihli mektupta, eşi sanık ...’a "benim isteğimi yerine getir bende senin isteğini yerine getiririm eğer oradan kurtulmak istiyorsan boşanmayı kabul et" şeklindeki beyanlarına dair boşanma davasını sanık ...’a kabul ettirebilmek için böyle bir yola tevessül ettiği, ifadesini değiştirmesi hususunda sanık ...’ın tehdit ettiği ve bu sebeple boşanmak için anılan mektubu yazdığına, daha önceki beyanlarının doğru olduğun dair 25.07.2006 tarihli duruşmadaki anlatımları dikkate alınarak aşamalardaki samimi ve birbiriyle örtüşen mahiyetteki beyanlara itibar edilerek sanıkların eylemleri sabit görülmekle mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

1.Hafif-orta derecede zeka geriliği olan ve suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olmadığı anlaşılan mağdure için vasi olarak tayin edilen annesi ...'nin kovuşturma evresinde 21.05.2013 tarihli duruşmada alınan ifadesinde sanıklardan şikayetçi olmakla birlikte davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mağdureye tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2.Ret gerekçesine göre, Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

B. Katılan Bakanlık Vekili, Sanıklar Müdafileri ve Sanık ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçeler ile temel ceza tayini, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında artırım oranının belirlenmesine dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu, Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olarak katılan Bakanlığa yüklenen kamu görevi kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri gereğince suçtan zarar görme şartı aranmadan katılma hakkı tanınması sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Alınan beyanlar doğrultusunda suç tarihinin sanık ...'ın eylemleri yönünden "08.08.2005", sanık ...'ın eylemleri yönünden "24.08.2005" tarihi olmasına karşın hükmün karar başlığında "21.06.2005" olarak gösterilmesi ve hükmün gerekçe kısmında lehe yasa değerlendirmesi aşamasında suç isimlerinin "nitelikli cinsel istismar" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

V. KARAR

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2017/36 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararına yönelik mağdureye akıl rahatsızlığı nedeniyle tayin edilen vekilin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekili, Sanıklar Müdafileri ve Sanık ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2017/36 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.