Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/654
Karar No
K. 2023/1166
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/654 Esas
KARAR NO: 2023/1166 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/07/2022
KARAR TARİHİ: 19/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 17/01/2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalı borçlu ....... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... E. sayılı dosyasından, Takip tarihi itibari ile, 45.846,35 TL ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için Örnek-7 İlamsız takipte ödeme emri hazırlandığını ve takip açıldığını, borçluya gönderilen ödeme emri üzerine borçlu tarafından, ödeme emrinde belirtilen borca, faize ve yasal eklentilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın itirazı üzerine, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmama şeklinde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, davalının (borçlu), müvekkili şirketten almış olduğu 121 ÇUVAL 7.037,60 KG 20/1 PENYE İPLİĞİ bedeline karşılık kesilen faturaya ilişkin bu bedelini kısmi ödeme yaptığını fakat bakiye alacak bulunduğundan icra takibine konu olan alacağının doğduğunu, müvekkili şirketin, iş bu alacağı için defalarca şifahi olarak iş bu borcun ödenmesi için borçlu şirketten talepte bulunduğunu ancak bu taleplerinin karşılanmadığını, dava konusu alacağın faturalardan kaynaklandığını, dava konusu alacağın icra takibinden de açıkça görüleceği üzere fatura ve cari hesap olduğunu, alacağın likit olduğunu, itirazların takibi uzatmak amaçlı olup yersiz ve kanunsuz olduğunu, öncelikle davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve haksız ve yersiz olarak iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği için % 20 tazminata mahkûm edilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görülmüştür.

Davacı tarafın defterlerine yönelik Bilirkişi .........tarafından Gaziantep ....... ATM'nin ...... Talimat sayılı dosyasına sunulan 05/05/2023 tarihli raporda; "Davacı firmanın Yasal Defterlerinin incelenmesinde Defter kayıtlarından Davacı firmanın dava konusu faturaları ve davalının yapmış olduğu ödemeleri usulüne uygun olarak kaydettiği 2021 yılı sonu itibariyle toplamda 42.060,87.-TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu . Tespit edilmiştir. Sonuç; Davacı firma ....... AMBALAJ SAN.TİC.LTD.ŞTİ nin mahkemeye sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapmış olduğum incelemeler sonucunda ; a-Davacı Firmanın Ticari Defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiş olup , Davaya konu faturaların ve yapılan ödemelerin Davacı firma tarafından usulüne uygun olarak kaydedildiği b- Davacı firmanın 2021 yılı sonu itibariyle toplamda 42.060,87.-TL.- asıl alacak yönünden alacaklı olduğu c-Bu alacak üzerinden ayrıca icra takibi tarihi itibariyle tahsil tarihine kadar yıllık %9 Adi kanuni faiz hesaplanması gerektiği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Mahkememizin 11/09/2023 tarihli tutanak ile davalı tarafın inceleme gün ve saatinde ilgili belgeleri sunmadığından incleme yapılamadığı görülmüştür. Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür.

Dava konusu Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 42.060,87-TL asıl alacak, 3.785,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.846,35-TL alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 45.846,35-TL 'dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.

Davalı taraf ticari defterlerini dosya içerisine sunmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mal (penye pamuk ipliği) alım - satımına ilişkin yazılı olmayan bir sözleşmenin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişi ......' ın hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde; - Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkinin 17.05.2021 tarihinde başladığı; davacı tarafça, davalıya hitaben 6 adet fatura kesildiği, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın defter ve belge sunmaması sebebiyle yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, bu faturalara karşılık davalı tarafça farklı zaman dilimlerinde kısmi ödemeler yapıldığı, davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir tevsik edici belgenin bulunmadığı, - Davalı tarafın herhangi bir ayıp ihbarında bulunduğuna dair dosya kapsamına delil sunmadığı, - Davacı tarafça düzenlenen faturaların ve malların, davalıya teslim edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı, - Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 42.060,87 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Kural olarak, faturaların tebliğ edildiğinin ve malın teslim edildiğinin ispat yükü davacı üzerindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.

Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, davacı tarafça bu aşamada fatura ve mal teslim olgusunu ispatının artık gerekmeyeceği, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesinin 25.12.2020 Tarih ve ...... E. ......

K. Sayılı ilamı.), bu haliyle davalının ticari defter ve kayıtları sunmayarak ispat yükünü kendi üzerine aldığı kabul edilmiş ve yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunmadığı, bu sebeple davalının davacıya 42.060,87 TL borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Takip tarihinden önce davalı temerrüte düşürülmediğinden, takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

-Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak 42.068,87-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Alacağın %20 si olan 8.412,17-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.873,72-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 553,72-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.320,00TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 91,76'sı olan 1.431,46‬-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 128,54‬-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 645,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 2.248,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %91,76'sı olan 2.062,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

4.Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.785,48TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Katip .......

(e-imzalıdır)

Hakim .......

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.