Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/583
Karar No
K. 2024/128
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/583
KARAR NO: 2024/128
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 04/09/2023
KARAR TARİHİ: 15/02/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında -----plakalı araç için 27.01.2021-2022 vadeli ve------numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 26.11.2021 tarihinde sigortalı araç sürücüsünün dava dışı ----- plakalı araç ve----- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle de----- plakalı aracın onarımı için 29.994,39 TL ,değer kaybı zararı için 13.000 TL ve ----- plakalı aracın onarımı için 2.950 TL olmak üzere toplam 45.944,39 TL ödeme yaptığını, yapılan inceleme neticesinde davalı sigortalı ----- plakalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında alkol sebebiyle kazadan önce ehliyetine el konulduğu tespit edildiğini, Karayolları Trafik Kanununun 95. Maddesi ve trafik sigorta poliçesinin genel şartlarının B.4/b maddesi gereğince, sürücünün ehliyetnamesiz olması nedeni ile sigortalı davalıya rücu edildiğini, ehliyetnamesiz araç kullanımının rücu sebebi olduğunu, işbu tutarın rücusu içinde davalı aleyhine-----. İcra Müdürlüğü ------ sayılı dosyasında 50.521,21 TL takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız yere itiraz edildiğini, davalı dava öncesi yapılan taleplerine olumlu cevap verilmemesinin akabinde; alacağına ilişkin olarak başlatılan-----. İcra Müdürlüğü ----- Esas numaralı dosyasına yansıyan takibe, borçlular tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek, elle tutulur bir sebep gösterilmeksizin, borca, faizine ve tüm fer’ilerine itiraz edilmiş olmasının hukuken korunamayacağını, öncelikle, işbu dilekçe ile kanaat getirecek deliller ibraz ettiklerinin kanaati ile, müvekkili şirketin herhangi bir hak kaybına uğramaması adına davalılar hakkında UYAP üzerinden araç/gayrimenkul sorgusu yapılarak kayıtlı olduğu tespit edilen araç, menkul ve/veya gayrimenkullere teminatsız ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulüne, davalıların yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yasal faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:

Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; Almış oldukları ihbarnamede sahibi bulundukları ve şirketin----- nolu trafik poliçesi ile sigortalı ----- plakalı aracın ----- sevk ve idaresinde iken kazaya karıştığından bahisle taraflarına 32.944,39 TL ödeme yapmaları hususu bildirildiğini ancak adlarına kayıtlı olan aracın şirketi nezdinde çalışmayan sadece iş başvurusu için gelen ve kendisinin izni ve yetkili herhangi birinin izni ve talebi olmadan, izinsiz kaçak olarak aracın kullanılması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, olayda davalı şirketin bir kusur veya hatasının bulunmadığını, davanın reddi ile dosyadan taraflarının kaldırılarak sigorta şirketinin ----- taraf olarak eklenerek dosyanın bu kişi üzerinden devamına karar verilmesi beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----. İcra Dairesi'nin ----- Sayılı dosyası, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza Fotoğrafları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Dosyası Örneği, Ödeme/ Banka belgeleri, ZMMS poliçesi, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :

Dava , taraflar arasında -----plakalı araç için düzenlenen ZMMS poliçesine bağlı olarak meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıya sigortalı aracın dava dışı üçüncü kişilerin araçlarına verdiği zarar nedeniyle üçüncü kişilere yapılan ödemelerin ZMMS genel şartları uyarıca davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetsiz olması nedeniyle rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesi gereğince iptali ve tazminat (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılara başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, harç, hak düşürücü süre değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek, mevcut deliller incelenip değerlendirilerek davanın aydınlandığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada davacı vekilinin son sözleri dinlenerek tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davaya esas -----.İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. (Yargıtay ----- HD ---- sayılı ilam). Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.2918 sayılı KTK'nin 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama,masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Bu yasal düzenleme karşısında,kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda,o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda, getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Yargıtay ---- HD ----- sayılı ilam).Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesi gereği ise tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigorta eden, sigortalısına rücu edebilecektir. Oto yarışına katılmak, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilecektir (Yargıtay ----- HD ----- sayılı ilam)Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı sigorta şirketi tarafından ----- İcra Dairesinin ----Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında ZMMS sigortası kapsamında icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraflarca sunulan ve gösterilen deliler toplanmış ve değerlendirilmiştir. Taraflar arasında kaza tarihi olan 26/11/2021 tarihini kapsar şekilde 27/01/2021 -27/01/2022 başlangıç ve bitiş tarihli araç başına maddi 43,000 TL kaza başına maddi 86.000 TL bedelli ZMMS Poliçesi bulunduğu sabittir. Yine kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğinde (Yargıtay----- HD ----- sayılı ilam) olup, dosyaya mübrez kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihi itibarıyla ehliyetinin bulunmadığı açıktır. Öte yandan davacı sigorta şirketi tarafından; dosyaya getirtilen hasar dosyası içeriğine göre delil niteliğindeki ekspertiz raporlarından hareketle üçüncü kişilere yapılan ödemeler de cari olup icra dosyası ile tamamen uyumludur. Filvaki taraflar arasında kazada kusur ve hasar ödemelerine ilişkin bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. (HMK,187/1) Davalı şirket savunmasında yalnızca kendisinin kazayla bir ilgisi bulunmadığını davanın kazayı yapan sürücüye yöneltilmesi gerektiğine savunmuştur. Ne var ki yukarıda ayrıntılı olarak verilen yasal düzenlemeler nezdinde kaza tarihi itibarıyla davalı şirketin işleten sıfatı taşıdığı ve davacının dış ilişkide müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca yalnızca davalı şirkete yönelebileceği tartışmasızdır. Binaenaleyh davacının, TTK, 1409, TBK, 49 vd. KTK, 91/1, 85/1-son, 86, 88, 95/2, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B/4.b maddesi nazarında TMK, 6 ve HMK, 190. Maddelerine göre davasını ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile ödeme tarihinden itibaren faiz istenebileceği ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davalı-borçlunun-----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (45.944,39 TL) takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle işlemiş faiz 4.576,82 dahil toplam 50.521,21 TL üzerinden aynen devamına karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , İİK,67, TBK, 49.50,51,52,61 117/1, KTK, 3,85, 86, 88, 95/2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK, 16/1, 18/2, 401 vd, 1409, HMK, 187/1, 190, 198, )2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; olayın temelinin trafik kazası şeklinde cereyan eden haksız fiilden kaynaklanması ve hüküm sonucuna yapılan yargılamaya göre ulaşılması karşısında davalı borçlu yönünden alacağın muayyen olmadığının anlaşılması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KABULÜNE,

2.)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------. İcra Dairesinin -----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (45.944,39 TL) takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle işlemiş faiz 4.576,82 dahil toplam 50.521,21 TL üzerinden aynen devamına,

3.)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin Reddine,

4.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.451,10 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 610,17 TL harcın ve icra dosyasından alınan 252,61 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.588,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

6.)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 610,17 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 135,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.053,92 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2004 sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; olayın temelinin trafik kazası şeklinde cereyan eden haksız fiilden kaynaklanması ve hüküm sonucuna yapılan yargılamaya göre ulaşılması karşısında davalı borçlu yönünden alacağın muayyen olmadığının anlaşılması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama,masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Bu yasal düzenleme karşısında,kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda,o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda, getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Yargıtay ---- HD ----- sayılı ilam).Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesi gereği ise tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigorta eden, sigortalısına rücu edebilecektir. Oto yarışına katılmak, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilecektir (Yargıtay ----- HD ----- sayılı ilam)Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı sigorta şirketi tarafından ----- İcra Dairesinin ----Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında ZMMS sigortası kapsamında icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraflarca sunulan ve gösterilen deliler toplanmış ve değerlendirilmiştir. Taraflar arasında kaza tarihi olan 26/11/2021 tarihini kapsar şekilde 27/01/2021 -27/01/2022 başlangıç ve bitiş tarihli araç başına maddi 43,000 TL kaza başına maddi 86.000 TL bedelli ZMMS Poliçesi bulunduğu sabittir. Yine kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğinde (Yargıtay----- HD ----- sayılı ilam) olup, dosyaya mübrez kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihi itibarıyla ehliyetinin bulunmadığı açıktır. Öte yandan davacı sigorta şirketi tarafından; dosyaya getirtilen hasar dosyası içeriğine göre delil niteliğindeki ekspertiz raporlarından hareketle üçüncü kişilere yapılan ödemeler de cari olup icra dosyası ile tamamen uyumludur. Filvaki taraflar arasında kazada kusur ve hasar ödemelerine ilişkin bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. (HMK,187/1) Davalı şirket savunmasında yalnızca kendisinin kazayla bir ilgisi bulunmadığını davanın kazayı yapan sürücüye yöneltilmesi gerektiğine savunmuştur. Ne var ki yukarıda ayrıntılı olarak verilen yasal düzenlemeler nezdinde kaza tarihi itibarıyla davalı şirketin işleten sıfatı taşıdığı ve davacının dış ilişkide müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca yalnızca davalı şirkete yönelebileceği tartışmasızdır. Binaenaleyh davacının, TTK, 1409, TBK, 49 vd. KTK, 91/1, 85/1-son, 86, 88, 95/2, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B/4.b maddesi nazarında TMK, 6 ve HMK, 190. Maddelerine göre davasını ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile ödeme tarihinden itibaren faiz istenebileceği ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davalı-borçlunun-----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (45.944,39 TL) takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle işlemiş faiz 4.576,82 dahil toplam 50.521,21 TL üzerinden aynen devamına karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , İİK,67, TBK, 49.50,51,52,61 117/1, KTK, 3,85, 86, 88, 95/2, Sigortacılık Kanunu 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesi gereğince iptali ve tazminat (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılara başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, harç, hak düşürücü süre değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek, mevcut deliller incelenip değerlendirilerek davanın aydınlandığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada davacı vekilinin son sözleri dinlenerek tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davaya esas -----.İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu TTK md.4/2 HMK md.26 K2004 md.67/2 K2918 md.95/2 K6102 md.4/2 HMK md.341/1 K2918 md.85 HMK md.114 İİK md.67/2 K6100 md.322 K2918 md.3 HMK md.333 K6100 md.115 K6100 md.333 K6100 md.297/2 K2004 md.67 HMK md.316 İİK md.67 K6100 md.345/1 HMK md.332/1 K6100 md.332/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.