Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/150
Karar No
K. 2023/476
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/150 Esas
KARAR NO: 2023/476
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 17/02/2022
KARAR TARİHİ: 30/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketince... poliçe nolu, Zorunlu Karayolu Motorlu Araçl... ... plakalı araca çarpması ve neticesinde ... plakalı araç da müvekkile ait bulunan... plakalı araca çarpması sonucu müvekkiline ait bulunan aracın hasara uğradığını, davalı sigortalı araç sürücüsü tam ve asli kusurul olduğunu,müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığını, sigorta şirketine değer kaybına ilişkin ihbarda bulunulmuşsa da şirket değer kaybını tam ödemediğini, müvekkiline ait blunan ve hasar kaydı bulunmayan tamamen orijinal 2017 model ...Marka olan araçta kaza sonucu 10.000,00 TL tutarında hasar oluştuğunu hasar davalı ... şirketince sigorta poliçesi kapsamında giderilmişse de, aracın kazaya uğraması ve hasarlanması nedeniyle değişen parçalar, boya vb gibi nedenlerle araç orijinalliğini yitirdiğini ve henüz 2017 model ve kaza tarihinde 105.000 km de olan aracın 2. el piyasa değerinde 10.000,00- 20.000,00 TL arası değer kaybı oluştuğunu, davalı ... şirketine değer kaybına ilişkin talebimiz bildirilmiş fakat davalı değer kaybına ilişkin sadece 909.00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının ödenen rakamın çok üzerinde olduğunu tarafımızca arabuluculuk yoluna başvurulmuş fakat anlaşmanın sağlanamadığını belirterek 3.000,00 TL değer kaybının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle, huzurda görülmekte olan dava zamanaşımına uğradığından, davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, somut olayda ise; davacı tarafın araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlenmediğini ve davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, zamanaşımına uğramış davanın reddine, zamanaşımına uğramış davanın reddine, usulden ret talebimizin kabul edilmemesi halinde davanın cevap dilekçemizde yer alan nedenler ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 17/11/2022 tarihli celsesi 4 nolu ara kararı gereğince; tüm dosya kapsamı incelenerek davacı ve dava dışı sürücünün oransal kusur durumu ve aynı trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre hesaplanmasının ve ayrıca sigorta şirketlerinin limitleri ile özel ve genel şartlarına göre sorumluluk miktarlarının belirtilmesinin için Bilirkişilerden alınan raporun sonuç kısımına göre; "İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla; Trafik kuralı ihlali yönünden: Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.... plaka sayılı davalı ... poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı,... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ...kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır....M.JET 90 E5 EASY 2017 model otomobilin Kasko değeri 77.859,00 TL, 2.el piyasa güncel değeri 380.000,00 TL., 08.10.2019 riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ise ortalama olarak 80.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik olduğu, “arka tampon ve arka bagaj kapakları ile arka panel sac” kısımlarından hasarlı olduğu tramer kaydında hasarının olmadığı da dikkate alınarak değerinin 08.10.2019 riziko tarihi itibarıyla hasar onarımı sonrası 74.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve dava konusu olaya bağlı olarak araçta piyasa rayiçlerine göre 6.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği, Somut olayda davalı ... şirketinin sigortalısının kusuru oranında (bu olayda heyetimiz trafik uzmanı tarafından ... plaka sayılı aracın kazanı meydana gelmesinde etken olmadığı belirlendiğinden %100) Yargıtay içtihatlarına ve piyasa rayiçlerine göre belirlenen 6.000,00 TL. değer kaybı bedelinden davalı ...'nin poliçe limitiyle sorumlu olduğu ancak, davalı şirket 26/11/2021 tarihinde 909,00 TL. değer kaybı bedeli ödemiş olmakla 5.091,00 TL olarak hesaplanan bakiye değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu, Dosya kapsamından davacı vekili tarafından davalı ... şirketine 27.09.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, ihbarın 28.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış, davalı ... şirketinin ödenmeyen borç miktarı yönünden 11.10.2021 tarihi itibarıyla temerrüde düşeceği yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şekilde rapor sundukları görülmüştür.

Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava konusu değer kaybına dayalı tazminata ilişkin talebini ıslah ederek bilirkişi raporuna göre 5.091.00-TL'nin kaza tarihinden itibaren yürütülecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.

TBK.nun 46. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ayrıca tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımını öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş ise bu zamanaşımının uygulanacağını belirtilmiştir.

Buna karşılık, 2918 sayılı KTK.nun 109/1. Maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.)

Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; kaza 08/10/2019 tarihinde gerçekleşmiş, davacı vekilince, 01/02/2022 tarihinde arabulucuğa başvurulmuş, son tutanak 11/02/2022 tarihinde düzenlenmiş, dava ise 17/02/2022 tarihinde açılmıştır. Davaya konu trafik kazası sonucunda yaralama vuku bulmadığından ve böyle bir iddia da ileri sürülmediğinden ceza kanununa göre ceza zamanaşımı süresi eldeki davaya uygulanmayacaktır.

Mahkememizce her ne kadar kısmi ödeme yapılması gerekçe gösterilerek süresinde ileri sürülen zamanaşımı def' inin reddine karar verilmiş ise de; zamanaşımının kesilmesi için tazminatın ve/veya alacağın süresi içerisinde ödenmesi gerekmekte olup, zamanaşımı süresinden sonra yapılan ödeme eksik borç niteliğinde kabul edileceğinden (TBK m. 78/2) , zamanaşımını kesen sebep olarak değerlendirilmeyerek davacı davasını iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açmadığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,

2.Alınması gereken karar ve ilam harcının (179,90 TL) yatan peşin ve ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 63,49 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, HUAK MADDE 18/A-11 UYARINCA DAVALI TARAFA OTURUMA KATILIM SAĞLAMADIĞINDAN

3.Davalı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 116,41 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 86,25 TL posta ve diğer giderler ile 1.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.783,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

6.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2023 Katip ... E imza Hakim ... E imza

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog