Esas No
E. 2022/10090
Karar No
K. 2023/12168
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

5. Ceza Dairesi         2022/10090 E.  ,  2023/12168 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/429 Esas, 2022/104 Karar
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2013 tarihli ve 2012/4909 Soruşturma, 2013/940 Esas, 2013/399 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/106 Esas, 2015/215 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 300 tam gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

3.Bahse konu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2021 tarihli ve 2021/5985 Esas, 2021/4237 sayılı Kararı ile; sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davalarının bulunması nedeniyle, tüm mevcut dosyaların araştırılıp suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması ve varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu, eyleminin zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ile yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/104 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 50 ve 52 nci maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suç kapsamında kaldığı anlaşılan ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/65 Esas, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/741 Esas sayılı dosyalarında hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının sanığın cezasından indirilerek 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek 300 tam gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri, fiili hiçbir denetim ve tespitin yapılmadığı, kanıtlayıcı bir delil bulunmadığı, aynı eyleme ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada beraat ettiği, ön soruşturmacıların yetkisiz olduğu, belediyeye ilişkin tüm kayıtların düzenli bir şekilde tutulduğu, kararın eksik inceleme sonucu verildiği hususlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihlerinde ... İlçesi Uzuncaburç Beldesi Belediye Başkanı olarak görev yapan sanık ...'nin, belediyeye ait kamyon ile ceviz fidesi getirterek belediyenin kepçesini kullanıp tarlasına bu fideleri ektirdiği, bu eylemi ile görevinin gereklerine aykırı hareket edip kamunun zararına neden olduğu, belediye başkanı olduğu dönemde belediye vekiline belediyece yapılması gereken tahsilat hususunda açılacak davalar için gereken harç miktarlarını ödemeyerek tahsilat yapılmasını engellemek suretiyle görevini ihmal ettiği, orman işletmesinden kiralanan Çamlık Restoranı ...'ya kiralayıp, daha sonra Lokantadaki malzemeleri peşin para ile belediyeye geri alıp satın alma komisyonu oluşturmadığı, malzemeleri usule aykırı olarak aldığı, bu haliyle işletmeciye fayda sağlayarak görevini kötüye kullandığı, belediye tarafından işletildiği dönemde Çamlık Restorana ait gelir kaydının bulunmadığı, bu eylemiyle de gelir ve giderleri tutmayarak belediyeyi zarara uğrattığı ve görevini kötüye kullandığı, açıklanan nedenlerle birden fazla eylemi ile görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kamunun zararına neden olarak ve kişilere haksız menfaat sağlayarak görevini zincirleme şekilde kötüye kullandığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında ...

2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/741 Esas ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/65 Esas sayılı dava dosyalarında yapılan yargılama sonucu ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, inceleme konusu dava dosyasında da zincirleme suçlar arasında yer aldıklarının anlaşılması karşısında, açıklanmaları halinde mahsuba esas alınarak mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüş, 2012 yılının Mart ayı olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 27.07.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, mahkumiyet hükmü olmadığından, mahsuba esas alınamayacağının gözetilmemesi,

Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın önce kazanılmış hakkı gözetilerek 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ardından bu cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 17.03.2015 tarihli aleyhe temyiz bulunmayan hükmün Dairemizin 05.10.2021 tarihli ilamıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin nazara alınmaması, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...

3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/104 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının; mahsuba ilişkin "4" ve hak yoksunluğuna ilişkin "10" numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması, keza "5" ve "7" numaralı bentlerinin de hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine "3" numaralı bentten sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 6.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi ve diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunu 5320 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 104 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanunu 5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanunu 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5237 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 215 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanunu 4237 sayılı Kararı ile; sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davalarının bulunması nedeniyle, tüm mevcut dosyaların araştırılıp suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması ve varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu, eyleminin zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ile yüklenen suçu 5237 sayılı Kanunu 104 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunu 6723 sayılı Kanun 183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanunu 5271 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.