10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1691 E. , 2024/1205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’de çalışırken iş sözleşmesi feshedilen davacının açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiği, işe iade başvurusu üzerine işe başlatılmadığı, mahkeme kararında belirtilen tazminatların ödendiği, ancak işverenin bu ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna davacı tekrar işe girerek çalışmaya başlamış gibi bildirimde bulunduğu, bunun üzerine ... tarafından bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz olduğu belirtilerek borç çıkartıldığı, oysa davacının bu dönemde fiili bir çalışması bulunmadığını belirterek Kurum işleminin iptali, davacının kuruma borçlu olmadığının tespiti ile emekli maaşından yapılan kesintilerin kurumdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; sigortalıya tahsis talebine istinaden işten ayrılış tarihide dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı, işe iade davası ile kazanılan hizmetlerin tahsis talep tarihinden sonraki aylara ait olduğunun tespit edildiği, bu dönemlerde yersiz ödenen aylıkların hizmet kazandırılan dört aylık süreyi takip eden aybaşından itibaren geçerli olmak üzere bağlanan aylıklardan kesilmek suretiyle tahsil edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 13 üncü maddesinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kesinti yapılmasına yönelik Kurum işleminin iptaline, borçlu bulunmadığının tespitine ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görülen davaları seri dava kabul ederek vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın lehlerine takdir edilen vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının Kuruma başvurarak emekli olma iradesini ortaya koyduğunu, şartları taşıdığı için emekli işlemlerinin başlatıldığını, ardından işe iade davası açarak işbaşı yapma iradesini ortaya koyduğunu, Medeni Kanun’un 2 nci maddesine aykırı davrandığını, 5510 sayılı Kanun'un 4046 sayılı Kanun'un uygulanmasına yönelik geçici 13 üncü maddesinin gözden kaçırıldığını, bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, yasal mevzuat görmezden gelinerek rapor düzenlendiğini, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ödenen 4 aylık ücret ve yatırılan sigorta primlerinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinde belirtilen iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmayan süreye ilişkin olduğu, fiili çalışmanın bulunmadığı, Kurum işleminin yerinde olmadığı, vekalet ücretinde hatanın bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş akdi özelleştirme nedeni ile feshedildikten sonra kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının işe iade kararı sonrası, dava dışı iş yerinden yapılan ücret ödemesi ve prim kesintilerinin kuruma bildirilmesi nedeniyle 5535 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında ödenen yaşlılık aylıklarının Kurumca kesilerek borç çıkarma işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 294, 297, 298 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294 üncü maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Anılan 294 ncü maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu tefhim edilebilir, ancak tefhimden itibaren bir ay içinde gerekçeli kararın yazılması gerekir. Yine aynı Kanunun 298 inci maddesinin 2 nci fıkrası açık hükmü uyarınca gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141 inci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir görevdir.
2.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece 21.12.2022 tarihli duruşmada verilen kısa kararda "Davanın kabulü ile
1.Davacının, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine,
2.Davalı Kurumun 07.09.2021 tarih ve 30778348 sayılı 11.816,60 TL olarak belirtilen yaşlılık aylığı yersiz ödeme olarak belirtilen kurum işleminin iptaline, " şeklinde hüküm kurulmasına karşılık, gerekçeli kararda " Davanın kabulü ile
1.Davacının, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine,
2.Davalı Kurumun 17.09.2021 tarih ve 31532698 sayılı 4.131,42 TL olarak belirtilen yaşlılık aylığı yersiz ödeme olarak belirtilen kurum işleminin iptaline, " şeklinde hüküm kurularak kısa karar gerekçeli karar çelişkisine sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.