10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/10608 E. , 2023/11265 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacılar murisinin davalıya ait iş yerinde 2014 yılı Şubat ayından 2016 yılı Şubat ayına kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP
Davalı işveren vekili; davalının kayden asıl işveren göründüğünü, asıl işverenin oğlu ... olduğunu, müteveffa ...'un uyuşturucu kullandığını, müsrif bir hayat tarzı benimsediğini ve piyasaya borçlandığını, müteveffa ...'un kendisine işyeri açmak istediğini, ancak uyuşturucu bağımlısı olması ve piyasaya borçlanması nedeniyle müvekkili adına işyeri açıldığını, ...'un kayden işveren yanında çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, hizmet akdinin unsurlarının gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili: beş yıldan önceki taleplerin hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmet tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma olgusunun yöntemince ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2016/653 Esas, 2018/590 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Verilen karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/475 Esas, 2020/53 Karar sayılı kararıyla; ... 1. İş Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli, 2016/653 Esas - 2018/590 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarih 2020/4937 Esas, 2021/7505 Karar sayılı bozma kararında; davacılar murisinin hizmet döküm cetvelinde davalı işyerinden yapılan bildirimler de gözetildiğinde davacılar murisi ile davalı arasında hizmet akdi ve işverenlik ilişkisinin varlığının açık olduğu bu kapsamda dosya değerlendirildiğinde; davalı ...'un işyeri vergi mükellef kaydının 10.10.2014 tarihinde başlamış olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece, 10.10.2014 öncesi için verilen ret kararının yerinde olduğu bu tarih sonrası için ise; Mahkemece yapılacak iş; bildirimler dışında davacılar murisinin fiili çalışmasının araştırılması olup, bu kapsamda, Mahkemece komşu iş yeri tanığı tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, gerekirse tek bordro tanığı olan ...'ın beyanına yeniden başvurulmalı, tüm deliler toplanarak fiili çalışmanın varlığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu hizmetin geçtiği işyerinin vergi mükellef kaydının 10.10.2014 tarihi olduğundan bu tarih sonrasına yönelik olarak işyerine komşu işyerlerinin işleteni ve çalışanı olarak tespit edilip dinlenen bir kısım komşu iş yeri tanıklarının tarafları tanımadıklarını bilgi sahibi olmadıklarını, diğer komşu işyeri tanığının 2011 yılından beri işlettiği nalburiye dükkanının olduğu, dükkanının dava konusu işyerinin yan dükkanı olduğunu, dava konusu işyerinin davacıların murisi ... tarafından devralındığını, ancak işyerinin annesi üzerine kayıtlı olduğunu, madde bağımlısı olan ...’in düzenli olarak işyerine gelip gitmediğini, annesinin hatırına binaen işyerinin devrinin yapıldığını, kendisi işe gelmediği zamanlarda sıkça günlük yevmiyecilerin çalıştığını, hatta kendisine ait dükkanın camlarını kırıp balileri aldığını annesinin araya girmesi sonucu şikayetçi olmadığını, annesinin işyerine gelip gittiğini oğlunu kontrol ettiğini, oğlunun yanlış işlere girmemesi madde bağımlılığından kurtulması amacıyla işyerini açtığını, davacının annesinin mahallede sevilen bir kişi olduğunu bu yüzden kendisine dükkanın devredildiğini, oğlunun kendi adına devralmak istemesi halinde kimsenin kendisine dükkanı devretmeyeceğini beyan etmiş olmakla, davacılar murisi ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, iş yeri resmi olarak davalı adına kayıtlı ise de, asıl amacın oğluna iş kurmak olduğu, taraflar asasında ... talimat ilişkisinin olmadığı, hizmet akdinin en önemli unsuru alan bağımlılık ilişkisinin bulunmadığı, davacılar murisinin iş yerine düzenli dahi gelmediği bu kapsamda fiili çalışma hususunun şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığı, davacılar murisinin 4/1-a kapsamında dava konusu iş yerinden bildirimi bulunmasının hizmet akdi kapsamında çalıştığını ortaya koyamayacağı, her ne kadar bozma ilamı doğrultusunda ...’ın tekrar beyanı alınamamış ise de bu tanığın bozma öncesindeki beyanında işyerinde patronun ... olduğunu, ... ve talimatları ...’ten aldığını, annesinin ara sıra işyerine gelip yemek getirdiği yönündeki beyanının bozma sonrasında dinlenen komşu işyeri tanığı ...’ün beyanını destekler nitelikte olduğu kabul görmüş olup tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları ile davacılar murisi ... ...’un 10.10.2014 tarihinden sonraki dönem yönünden fiili çalışmaları ispata yeterli bulunmamış ve davaya konu fiili çalışmanın varlığı mevcut delillere göre kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; çalışmanın varlığının açık olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar murisinin davalıya ait iş yerinde 2014 yılı Şubat ayından 2016 yılı Şubat ayına kadar çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayıl Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.