Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/85
Karar No
K. 2024/104
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/85 Esas
KARAR NO: 2024/104
DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/01/2018
KARAR TARİHİ: 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 12/08/2014 tarihinde müteveffa ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın içerisinde yolcu olarak seyahat etmekte iken, aracın şarampole yuvarlandığını, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere, ... İli ... İlçesi ... Mah. çıkışında meydana gelen bu kazada sürücünün öldüğünü, diğer yolcuların hafif yaralandığını, davacının ise ağır yaralandığını belirterek davanın kabulünü, poliçe limiti dâhilinde olan ve 15.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ikrar ettiği gibi 12.08.2014 yılında karışmış olduğu trafik kazası sonucunda yaralandığını, davacı firmaya başvuru tarihinin ise 12.12.2017 olduğunu, dava konusu yapılan tazminat talebi için başvuru suresinin kaçırılmış olup alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı yanın 12.08.2014 yılında geçirmiş olduğu kazada kafatası çatlayacak şekilde yaralanmış olması ve araçta bulunan diğer iki kişinin hafif yaralı olarak kurtulmasının davacı yanın kendisini ağır tehlikeye maruz bırakacak şekilde seyahat ettiğinin göstergesi olduğunu, davacı yanın emniyet kemeri takıp takmadığı olay yeri inceleme tutanağında anlaşılmamakla birlikte, araçta bulunan diğer iki şahsın hafif yaralı olarak kurtulmaları emniyet kemerini kullandıkları ihtimalini akla getirdiğini, somut kazada vefat eden ... ve ...‘ün cesetlerinin araç dışında bulunduğunu, kaza esnasında araç dışına fırlamış olmalarından dolayı emniyet kemeri kullanmadıkları şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olduğunu, hastaneye kaldırılan davacı ...’ın hangi şartlar altında ve nasıl bulunduğu yani araç içinde mi yoksa araçtan savrulmuş halde mi bulunduğu bilinmediğini, ancak hayatın olağan akışına göre emniyet kemeri kullanmayan araçtaki iki kişinin vefat etmiş olması, araçta seyahat eden diğer iki şahıs ...’ ın hafif yaralı olarak kurtulmuş olmasına rağmen sadece davacı yanın ölüme sebebiyet verecek şekilde ağır yaralanmış olmasının meydana gelen yaralanmada kendi kusuruyla ağır tehlikeye maruz kaldığını, yani emniyet kemerini takmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek davaya konu tazminat talebinin zamanaşımına uğraması nedeniyle usulden reddine, bu talep kabul görmeyip esasa girildiği durumda, deliller vakıalarla ilişkilendirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına, davacı yanın emniyet kemeri takmaması sebebiyle kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunmuş olması nedeniyle davanın esastan reddine, davacının maluliyetin “Süreklilik” arz etmemesi ve ve geçici bir maluliyet 2 YIL” süreli olması nedeniyle tazminat almaya hak kazanmamış olması sebebiyle iş bu davanın konusuz olması nedeniyle davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, davacının geçirmiş olduğu tedavi evrakları ve ilgili raporlar, SGK'dan Aylık Bağlama kararı ve rapor,

Dosya ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 01 Kasım 2019 tarih, ... sayılı raporda; Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, 23.12.1982 doğumlu ...’ın 12.08.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak değerlendirildiğinde ve olay sırasında yüzbaşı olduğu bildirilmekle Grup 9 kabul olunarak, Gr 9 I (1D.........20) A %24, Gr9 VII(12A.........10) N %6, Balthazard formülüyle hesaplandığında; %28.56, E cetveline göre %27 (yüzdeyirmiyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.

Dosya yeniden ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 05/03/2021 tarihli, 2021/15520 sayılı raporda; ... ve ... oğlu 23.12.1982 doğumlu ...’ın 12.08.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve olay sırasında yüzbaşı olduğu bildirilmekle Grup 9 kabul olunarak Gr 9 I (1D.........20) A %24, Gr9 VII(12A.........10) N % 6, Balthazard formülüyle hesaplandığında; %28,56, E cetveline göre % 27 (yüzdeyirmiyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.

Dosya bir kusur, bir aktüer ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 18/03/2022 tarihli raporda; Maktul sürücü ...’ın (... plaka sayılı ... marka-tip kamyonet) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...’ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, sigortalısı davacı ... olan 28/12/2013 – 28/12/2014 dönemi için, ... nolu düzenlendiği, dava konusu trafik kazası 12/08/2014 günlü olup, bu halde kaza tarihi itibarı ile Davalı ... Sigorta’ nın tanzim ettiği sigorta poliçesinin, genel ve özel şartları kapsamında sigortalısı Davacı ... için sigorta örtüsü sağladığı, bu kapsamda Davacının ’nın maddesinde belirtilen cetveldeki oranlara göre talep edebileceği sakatlık tazminatından, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, dava konusu sigorta türü olduğundan ve kapsamında ödenecek maluliyet tazminatı kendi nda düzenlenen cetveldeki arazlara göre poliçe limitinin arazlardaki yüzdelere oranlanması suretiyle hesaplandığından Mahkememizce taraflarına verilen görev kapsamında TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, dosyada mübrez davacının engellilik oranını içeren raporlar ile davacının sakatlığının ’nda yer alan maluliyet cetvelinin hangisi kapsamında karşılığının tespit edilmesinin uzmanlık alanımıza girmediği, işbu sebeple bir meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortacısı olan davalının sorumluluğunun, tespit edilen ve yukarıda maddesinde yer verilen ekli cetvellerine göre konusunda uzman bir Doktor Bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dosya yeniden daha önce tevdi edilen Aktüer bilirkişi ve yeni eklenen doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 20/06/2023 tarihli ek raporda; 23.12.1982 doğumlu ...'ın - 12.08.2014 (32 yaşında) tarihinde — trafik kazasında yaralanmasından dolayı, kaza sigortası A.3.2.maddesine göre; sağ el bilek sağ dirsekte fonksiyon kaybından dolayı teminat limit % 2,2'sini talep edebileceği, kaza yılı olan 2014 yılı için Hazine Müsteşarlığı” nn Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası belirlediği teminat limiti 175.000,00 TL olduğundan davacı ...'ın, ... 'ten talep edebileceği tazminat bedelinin; 175.000,00 TL (Teminat Bedeli) : 100 x 2,2 (Toplam Nispet) - 3.850,00 TL (Tazminat Bedeli) olduğu belirtilmiştir. Dava ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır;

Konu ile düzenleme 6102 TTK'nun 1420. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Zamanaşımı başlıklı 1420. maddesi,- (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.

Riziko gerçekleştiğinde başlıklı 1446. maddesi- (1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. (2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. (3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.

Tazminat ödeme borcu başlıklı 1427. maddesi- (1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir.(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ...sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. (3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.(4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. (5) Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir. Hükmüne amirdir.

Yasada, zamanaşımının, alacağın muaccel olduğu andan itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Esasen bir alacağın borçludan talep edilebilmesi için onun istenebilir hale gelmesi gerekmektedir. Bu durumda borçlar için muacceliyet, alacaklının borcu ödemesi gerektiği tarih olup, kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri de bu tarihten itibaren başlar.

TBK'nın 154 üncü maddesinde (818 sayılı BK.

133.zamanaşımını kesen durumlar açıklanmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156 ncı maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157 nci maddesinde ise, zamanaşımı icra takibiyle kesilmiş ise, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden başlayacağı belirtilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ....;"...1-Dava, ferdi kaza sigortasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. Maddesinin birinci fıkrasında; “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482'nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Düzenlemesi yer almaktadır. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının Madde 13.A.“Rizikonun Gerçekleştiğinin ihbarı” başlıklı maddesine göre; sigorta ettiren veya hak sahipleri rizikonun gerçekleştiğini öğrendikleri tarihten itibaren beş gün içinde keyfiyeti sigortacıya yazı ile bildirmeye mecburdur.

TTK’nın 1427. maddesinin 2. fıkrası ise “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ...sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez”. Şeklindedir. Kaza sigortası niteliği itibariyle meblağ (can) sigortalarından sayıldığı için sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu TTK m. 1427/2’ye göre bu bildirimi aldıktan en fazla onbeş gün geçtikten sonra yasal olarak muaccel olacaktır. İşte sigorta bedelinin talebine ilişkin dava açma hakkı da bu muacceliyet tarihine göre belirlenecektir. Kaza sigortalarında hayatın olağan akışına göre kazaya uğrayan sigorta ettiren/sigortalı ihtimallere göre kazanın gerçekleştiğini öğrenmiş sayılırlar ve iki yıllık zamanaşımı süresi de muacceliyet tarihinden itibaren başlar. Buna göre, somut olayda davaya konu kaza 05/04/2015 tarihinde meydana gelmiş, olup ihbar süresi sonu 10/04/2015’dir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise TTK'nun 1427/2 maddesi gözönüne alındığında 25/04/2015 olup, eldeki davanın açıldığı tarih 24/04/2017 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin aşılmadığı, olayda zamanaşımının söz konusu olmadığı dikkate alınmak suretiyle, işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir...."

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16084 E. 2022/10543 K.;"... Dava, ferdi kaza sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.6102 Sayılı TTK 1420. maddesi (6762 Sayılı TTK’nın 1268. md.), genel kural olarak, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 20. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. Yasal düzenlemelere göre, zamanaşımı süresinin başlangıcı sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüdür. Somut olayda davaya konu kaza (ölüm) 16/06/2015 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı mirasçıların davalı ferdi kaza sigorta şirketine ne zaman başvurduğu dosya kapsamından anlaşılamasa da, davalı taraf 03/12/2015 tarihinde zararın teminat dışı olduğundan bahisle ödeme yapılamayacağını bildirmiştir. İşbu dava ise 05/04/2018 tarihinde açılmış olup, davalı taraf süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince dava konusu olayda dava tarihi ve olay tarihi dikkate alındığında ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Eldeki davada ceza zamanaşımı uygulanamayacağına göre 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu durumda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, sigortalının kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bıraktığı gerekçesiyle meydana gelen ölüm olayının poliçe teminatı dışında olduğundan bahisle reddi doğru değil ise de; sonuç itibarı ile davanın reddine dair verilen kararın isabetli olmasına göre; davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,..."

Somut olayda kazanın 12/08/2014 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin 5 günlük ihbar süresi geçtikten sonra 17/08/2014 tarihinde başladığı ve iki yıllık zamanaşımı süresinin 17/08/2016 tarihinde dolduğu, davacı tarafça 14.12.2017 tarihinde davalı şirkete iadeli taahhütlü mektupla başvurduğu, davanın ise zamanaşımı süresi geçtikten sonra 27/01/2018 tarihinde ikame edlidği, ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğine dair bir hüküm ya da atfın Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında ve kanuni düzenlemede yer almadığı, bu sebeple uzamış ceza zamanaşımının olayda uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın Zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 171,43 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5.Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen miktar itibariyle AAÜT uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

6.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde,

HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin,

HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.08/02/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.